MHP lideri Bahçeli'den sert tepki! 'Laiklik dinsizlik değildir'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bilinmelidir ki, ne dinimize laf söyletiriz, ne de Cumhuriyet'in laiklik sütununu kırdırırız. Kötü niyet sahipleri sabırları sınayıp sınır ihlali yaparak milletimizin sinir uçlarıyla oynamaya kalkışmamalıdır." ifadesini kullandı.

14.09.2021 Salı 16:21
Güncellenme: 14.09.2021 17:09
AA
Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin on yıllar boyunca "sığ  ve kısır" tartışmalarla meşgul edildiğini, gücü ve enerjisinin devamlı surette  içe dönük konu başlıklarında harcandığını belirtti.
 
Milli ve manevi değerler eksenine tutunan sert kutuplaşmaların, zaman  zaman tehlikeli boyutlara ulaşarak, milli birlik ve dayanışma ruhuna zarar  verdiğini belirten Bahçeli, şöyle devam etti:
 
 "Bu esnada birbirimize çatık kaşla bakıyorken, haricimizdeki  birilerine, hadiselerin bilenmiş akışına müdahale ve mukabelede ne yazık ki geç  kalınmıştır. Köprülerin altından sular hızla akıyorken, hala köprü üzerinde  cepheleşme hastalığına maruz kalmak talihsiz ve esef verici gelişmelere davetiye  çıkarmıştır. İnanç, mezhep, etnik aidiyet, dil ve köken gerilimlerini taammüden  kamçılayan, nihayetinde insanlarımızın gönül ve muhabbet bağlarını koparmak için  gerginlikleri körükleyen fırsat düşkünleri işin özünde ateşle oynamışlardır.
 
Bir yanda laikliği siyasi hesapları için acımasızca istismar  edenlerle, diğer yanda barış ve kardeşlik dinimizin evrensel mesajlarını  çarpıtanlar, görüntüde ayrı, gerçekte aynı kirli maksada kilitlenmiş bağnaz  kafalardır. Bilhassa ifade etmek lazımdır ki, kimin Müslüman kimin münafık kimin  mümin kimin münkir olduğunu tayin ve tefrik etme görevi, fani insana verilmiş bir  ruhsat değildir."
 
İslam'ın hoşgörü dini olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Rahmet elçisi  Efendimizin hayatı, hadisleri, akıl, adalet ve haysiyetle pekişmiş muamele ve  mücadelesi hepimize örnektir." ifadesini kullandı.
 
Huzurlu bir toplum hayatı için hoşgörünün altın bir davranış kalıbı  olduğunu belirten Bahçeli, "Tahammülsüzlük zehirdir, girdiği bedeni ve zihni her  zaman mahvedecek, bir süre sonra da nefret salgınına dönüşecektir. Manevi hoşgörü  acziyet değil, mükafatını Allah'tan bekleyen ve dileyen ihlaslı bir teslimiyet  halidir." değerlendirmesinde bulundu.
 
 Bahçeli, hoşgörünün hiç kimseyi ayıplamamak, kırıcı ve aşağılayıcı  olmamak, farklı inanç ve düşüncelere müsamaha göstermek olduğunu ifade ederek,  cami, mescit ve cemevlerinin sahte anlaşmazlıkların ve sanal ihtilafların merkez  üssü haline getirilmesinin ağır bir vebal olduğunu kaydetti.
 
"Türkiye bu karanlık tünelden süratle çıkmalıdır"
 
 "Onun ölüsü camiye girmemeli, bunun cenaze namazı kılınmamalı  çağrıları, Allah'ın rahmet ve merhametiyle ters düşmektir. Elbette böylesi bir  tablonun sonu uçurum, sonucu felakettir." ifadesini kullanan Bahçeli, şunları  kaydetti:
 
 "Din değiştirmedikten ve bazı haller zuhur etmedikten sonra bir  Müslüman'ın ölüsüne veya dirisine nasıl yaklaşılacağı, nasıl davranılacağı  bellidir. Sevmediğimiz birisinin camiye sokulmasına, cenaze namazının kılınmasına  itiraz etmek demek Türk ve İslam düşmanlarının oyununa gelmek demektir.  Düşüncesini, fikriyatını, fiillerini, söylediklerini, yazdıklarını tasvip  etmediğimiz her insanın, insan olmaktan kaynaklanan hakları vardır ve herkes bu  haklara saygıyla mesuldür.
 
Son zamanlarda gazetelerde ve televizyon ekranlarında baş gösteren  kaygı verici kamplaşmanın devamı, hatta genişlemesi halinde milli ve manevi  hayatımız bir plan dahilinde yürütülen tahrik ve taciz kampanyalarının girdabına  kapılacak, bunun bedeli de vahim olacaktır.
 
Bugünkü nazik ve hassas dönemde, Diyanet İşleri Başkanlığımızı ve  laikliği eş zamanlı olarak sıcak tartışmaların içine sürüklemek Türkiye'nin  aleyhine kulis yapan, yıkım senaryosu hazırlayan zalim mihrakların eline koz  vermektir. Türkiye bu karanlık tünelden süratle çıkmalıdır."
 
"Laiklik, dinsizlik değildir"
 
Laiklikle ilgili tartışmaya da değinen Bahçeli, şu değerlendirmede  bulundu:
 
"Bir başka sorun ise laikliğin Anayasadan çıkarılma meselesidir. Bu  görüşü seslendiren veya destek verenler, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş  temellerini dinamitlemek isteyen, kurucu emanetleri kundaklamak için gün sayan  hastalıklı ve hasarlı zihniyetlerdir. Laiklik, dinsizlik değildir. Kavramsal  çatısı dinle çatışmalı da görülmemelidir.
 
Türkiye laik, sosyal ve hukuk devletidir. Millet, Müslümandır.  Herkesin dini inanç ve vicdan hürriyetine hürmet duymak asıldır. Bilinmelidir ki,  ne dinimize laf söyletiriz ne de Cumhuriyet'in laiklik sütununu kırdırırız. Kötü  niyet sahipleri, sabırları sınayıp sınır ihlali yaparak, milletimizin sinir  uçlarıyla oynamaya kalkışmamalıdır. Din Allah'ındır, Müslüman Türk milleti  mukaddesatı üzerinde karalama yapmak için devreye girenlere müsaade etmeyecektir.  Hiç kimse üstüne vazife olmayan konularda fetva makamı gibi hareket etmeye  heveslenmemeli, 2023 vizyonumuzun hızını yapay gündemlerle kesmeyi de aklından  geçirmemelidir."
 
  
 

HABER ÖNERİLERİ

İYİ Parti lideri Akşener'in başbakanlık çıkışına CHP'den ilk yorum!

Meclis'te yeni dönem! Bir ilk olacak...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, torununun kedisiyle fotoğrafını paylaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert tepki: Maalesef çok çirkin bir kampanya sürdürülüyor

İçişleri Bakanı Soylu duyurdu! 'Bunu hayal edebilmek mümkün değildi'

AK Parti'li Ünal: Türkiye'nin yanında olan herkesle beraberiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan dünyaya çok net mesaj: Artık gün gibi ortada

Almanya’da tarihi seçim: Türkler kime oy verecek?

Cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili flaş açıklama! Meral Akşener...

Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST'te müjdeyi duyurdu: Halkımızın istifadesine sunulacak