Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan tarihi mesaj: Bütün dünya bilsin ki yanınızdayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan Milli Meclisi'ne hitap etti. Erdoğan, "Bugün de bütün imkanlarımızla Azerbaycan'ın yanındayız, bütün dünya bilsin ki, yarın da yanında yer alacağız. Azerbaycan'ın aydınlığı aydınlığımız, sevinci sevincimiz, azadlığı azadlığımız, kaderi kaderimiz, kederi kederimizdir." dedi.

16.06.2021 Çarşamba 14:51
Güncellenme: 16.06.2021 17:20
AA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kafkaslardaki  barış ve huzurdan yalnız Azerbaycan değil Ermenistan da dahil olmak üzere tüm  bölge ülkeleri, dünya kazançlı çıkacaktır." dedi. 
 
Erdoğan, Azerbaycan Meclis Binası'nda yaptığı konuşmasına, muzaffer  Azerbaycan Milli Meclisi'nin üyelerini, 84 milyon Türk vatandaşı adına  selamlayarak başladı.
 
 
Can Azerbaycan'da olduğu için bahtiyar olduğunu ifade eden Erdoğan,  "Bahtiyarım çünkü Karabağ'ı azat etmiş kardeş Azerbaycan'ın Milli Meclisi'nde  sizlerle beraberim. Bahtiyarım, çünkü bağımsızlığının 30. yılına ulaşan  Azerbaycan'dayım." diye konuştu.
 
Karabağ'ın azat edilmesinin Azerbaycan'ın bağımsız geçen 30 yılının en  önemli hadisesi olduğunu dile getiren Erdoğan, bu zaferle Kafkaslar'da kanayan  bir yaranın kapandığını, bölgede kalıcı barış ve huzur için büyük bir fırsatın  doğduğunu söyledi.
 
 
Bölgenin topyekun kalkınması, refahın artması, huzurun kökleşmesi için  üzerlerine düşenleri yapmaya tüm samimiyetleriyle hazır olduklarını vurgulayan  Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Geçtiğimiz 30 yılda Karabağ'da yaşanan kriz döneminde kimlerin eline  ne geçtiği, kimlerin bu işten kazançlı çıktığı, kimlerin de kaybettiği gayet iyi  biliniyor. Canı yananlar, kanı dökülenler, acı çekenler, maddi ve manevi olarak  kaybedenler sadece Karabağ'da yaşayan insanlardır. Kolay değil 30 yıl. Benim  Azeri kardeşlerim 30 yıl kendi meskenlerinden ne yazık ki kaçkın hale geldiler ve  oralar işgal halindeydi. 30 yılın sonunda hamdolsun tekrar işgal altında olan bu  topraklar sahiplerine kavuştu. Karabağ'da 30 yıldır süren ihtilafın çözümsüz  kalmasına seyirci olanlar, daha doğrusu krizin sürmesi yönünde gayret gösterenler  ise hep kazanan tarafta olmuşlardır. Kalıcı barışa giden yolun, bölgedeki tüm  halkların ve devletlerin karşılıklı güven temelinde geliştirecekleri iş  birliklerinden geçtiğine inanıyoruz. Büyük bir liderlik göstererek Karabağ  Zaferi'ni ve barışı Azerbaycan'a kazandıran Azerbaycan ordularının ali  başkomutanı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı hürmetli kardeşim İlham Aliyev'i bir kez  daha tebrik ediyorum."
 
 
Erdoğan, liderlerin yanında, Karabağ'da zafere ulaşmak için tek  yumruk, tek yürek olan, milli birlik ve beraberlik duygularını en yükseğe taşıyan  Azerbaycan halkını ve gözlerini kırpmadan vatan için Karabağ'ın azatlığı için  kahramanca mücadele eden Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri'ni tebrik etti.
 
Şehitlerin her birine Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen  Erdoğan, kutlu vatan savaşı döneminde Türkiye'nin hem devlet hem de millet olarak  tüm kalbiyle Azerbaycan'ın yanında yer aldığını anımsattı.
 
 
"Azerbaycan'ın aydınlığı aydınlığımız"
"Bugün bütün imkanlarımızla Azerbaycan'ın yanındayız. Bütün dünya  bilsin ki inşallah yarın da yanında yer alacağız." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle  sürdürdü:
"Nasıl ki Balkan Savaşı sırasında Azerbaycan Milli Marşı'nın yazarı  Ahmet Cevat, beraberindeki Azerbaycanlı gençlerle Osmanlı ordusunda savaşmışsa,  nasıl ki Çanakkale'de Azerbaycan'dan gelen yiğitlerle, Anadolu'nun delikanlıları  birlikte mücadele edip hep birlikte şehadete yürüyüp zafer kazanmışlarsa, nasıl  ki Kafkas İslam Ordusu'nun aslanları, Nuri Paşa'nın askerleri, o gün Azerbaycanlı  kardeşlerimizin yardımına koşmuşlarsa biz de bugün ve gelecekte bir ve beraber  olacağız. Azerbaycan'ın aydınlığı aydınlığımız, sevinci sevincimiz, azatlığı  azatlığımız, kaderi kaderimiz, kederi kederimizdir."
 
 
Erdoğan, Nuri Paşa'nın Kafkaslar'a geldiği dönemde Ermenilerin 12  binden fazla Türk'ü, Müslümanı katlettiğini, Kafkaslar'da tarihin kara  sayfalarına yazılacak bir kıyımın yaşandığını hatırlattı.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:
"Türk milletine olmadık iftiralarla çamur atanların önce buralara,  Kafkaslara, Azerbaycan'a bakmaları gerekir. Hem de yalnız 100 yıl öncesine değil  daha 30 yıl evvel Karabağ'da yaşananlara, Hocalı'da yaşananlara bakmalıdır. Sonra  vicdanları el verirse bize yönelttikleri ithamları oturur kendileriyle ayrıca  konuşuruz. Ama bunların gözleri var görmez, kulakları var duymaz, kalpleri zaten  nasır tutmuştur. Karabağ'ı ve işgal altındaki Azerbaycan topraklarını 30 yıl  boyunca yakıp yıkanları, giderken de geride kalan her şeyi ateşe verenleri  görmeyenler, azatlık mücadelesini engellemek için seferber oldular. Şimdi  gelsinler Fuzuli'yi görsünler, buraların sağı solu nasıl yakılmış, yıkılmış,  tarumar edilmiştir. Gelsinler Karabağ'ı görsünler. İşte dün, yol boyunca  buraların halini gördük, Kelbecer'i gördük. Buraları ne hale getirmişler, nasıl  bombalayıp, yakıp yıkmışlar. Bunlar gelirken işgalci, giderken ise tarumar  ediciydi. Sadece bu davranış bile Karabağ'ın kimin vatanı olduğunu göstermeye  yeter."
 
 
"Azerbaycan'ın yanında yer almayı sürdüreceğiz"
Azerbaycanlıların, 30 yıl önce Karabağ'dan çıkmak mecburiyetinde  kaldıklarında hiçbir yeri yıkmadıklarının ve hiçbir evi ateşe vermediklerini  belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Çünkü insan kendi yuvasını yıkamaz, kendi vatanını ateşe veremez. Ama  Karabağ onların vatanı olmadığı için her şeyi yakarak, yıkarak gittiler. Onların  yaktıkları köyleri, yıktıkları şehirleri Azerbaycan şimdi tekrar yeniden inşa  ediyor. Beraber, buraları inşa edeceğiz ve yeni bir Karabağ meydana getireceğiz.  Medeniyet ile vandallık arasındaki farkı görmek isteyen, gelsin Karabağ'da iki  dönem arasındaki farka baksın. Karabağ, coğrafya olarak dünyanın en güzel  bölgelerinden biri olmanın yanında kültür ve medeniyet olarak da en birikimli  yerlerinden biriydi. İnşallah yine öyle olacak. Türkiye olarak inşallah bu  süreçte de kardeş Azerbaycan'ın yanında yer almayı sürdüreceğiz."
 
 
Erdoğan, Azerbaycan Meclis Binası'nda yaptığı konuşmada, dün  Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Şuşa'da olduklarını hatırlatarak "Azad  Karabağ topraklarında Azerbaycan bayrağının gururla dalgalandığını görmenin  bahtiyarlığını bizzat yaşadık." ifadesini kullandı.
 
Şuşa'nın Karabağ Hanlığı'nın kurucusu Penahali Han devrinden beri  adeta tabii bir sanat akademisi gibi müziğin, edebiyatın, sanatın en yüksek  seviyede yaşadığı ve yaşatıldığı bir şehir olduğunu söyleyen Erdoğan, şiirleri  bugün de sevilerek okunan Molla Penah Vagıf'tan başlayarak Şuşa'nın edebiyatın  merkezi olma vasfını koruduğunu kaydetti. Erdoğan, "Kartal yuvası gibi  kayalıkların üstünde semaya yakın kurulmasından olacak, Şuşa'ya kültürün,  sanatın, edebiyatın ilhamları hep bolca gelmiştir." diye konuştu.
 
 
Erdoğan, Şuşa'nın, bestekar Üzeyir Hacıbeyli'nin, Bülbül'ün,  Hurşidbanu Natevan'ın, Reşit Behbudov'un ve daha nice sanatçıların, şairlerin  yurdu olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:
"Ahmet Ağaoğlu gibi yalnız Azerbaycan'da değil, Türkiye ve Türk  dünyasında da fikirleriyle etkili olmuş aydınların yuvası Şuşa, bugün tekrar  kültürle, medeniyetle, hiç endişe etmeyin ayağa kalkıyor. Şuşa'nın 'Azerbaycan  Kültür Başkenti' ilan edilmesi ve geçtiğimiz günlerde Cıdır Düzü'nde düzenlenen  Har-ı Bülbül Musiki Festivali, bu doğrultuda dünyaya verilen açık bir mesajdır.  Vagıf Şiir Festivali'nin hazırlıklarının devam ettiğini memnuniyetle duyuyorum.  Bu yıl Azerbaycan'ın kültür başkenti olan Şuşa'yı gelecek yıl da 'Türk Dünyası  Kültür Başkenti' olarak görmekten memnuniyet duyarız. Türk dünyasının dört bir  yanından gelecek kültür ve sanat ehlinin, bu güzel şehirde buluşması Şuşa'nın  kadim tarihine verilen en güzel selam olacaktır."
 
 
"Değerlerimizi hem yeni nesillerimize hem de bütün dünyaya  anlatmalıyız"
Sadece Şuşa veya Karabağ'ın değil, Azerbaycan'ın ve Türk dünyasının  her köşesinin büyük şairler ve sanatçılar yetiştirdiğine işaret eden Erdoğan,  sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu yıl Nizami Gencevi'nin doğumunun 880'inci yıl dönümüdür. Asırlar  boyunca şairler onunla yarışmayı ve ona ulaşmayı bir meziyet saymışlardır. 'Avni'  mahlasıyla şiirler yazan Fatih Sultan Mehmet Han'ın şu eserinde de aynı hissiyata  rastlanır, 'Bu kelam ile Nizami işidürse sözüni, ilteler sana hased Sa'di ve  Selman bu gice'.  Bu yıl ayrıca Ahi Evran'ın doğumunun 850'nci, Ali Şir Nevai'nin  doğumunun 580'inci, Hacı Bektaşi Veli'nin vefatının 750'nci, Yunus Emre'nin  vefatının 700'üncü yıl dönümüdür. Geçen yıl Farabi'nin doğumunun 1300'üncü  yılıydı. Dünyada bu kadar zengin ve yüksek kültürel değerleri olan milletlerin  sayısı çok azdır. Biz bu değerlerimizi hem yeni nesillerimize hem de bütün  dünyaya anlatmalıyız."
 
 
Rahmetle yad ederek saydığı ve sayamadığı tüm isimlerin  medeniyetlerinin direkleri olduğu gibi, dünya kültürünün de değerleri olduğunu  ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık onların eserlerindeki hikmetlerin  sırrına vakıf oldukça, dünyamızdaki meseleleri çözmek kolaylaşacaktır. Maziden  atiye kuracağımız köprüyle medeniyetimizi yeniden yükseltmek, hak ettiği yere  çıkarmak bizlerin elindedir. Birliğimizi, beraberliğimizi, dostluğumuzu,  kardeşliğimizi ne kadar sıkı tutarsak, birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak bu  hedefe o kadar çabuk ulaşırız." dedi.
 
 
"Kanın değil kalbin zaferi"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karabağ Zaferi'nin Azerbaycan'a,  Kafkaslara ve dünyaya getireceği yararların kıymetinin zaman geçtikçe daha iyi  anlaşılacağını belirterek "Bu zaferden kimse rahatsız olmasın çünkü bu, yıkımın  değil inşanın, zulmün değil adaletin, nobranlığın değil zarafetin, savaşın değil  barışın, kanın değil kalbin zaferidir. Nitekim, bu zaferin ardından yapılanlara  ve yapılacaklara baktığımızda, çizdiğimiz tablonun nasıl ete kemiğe büründüğü  görülecektir." şeklinde konuştu.
 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karabağ'ın her köşesine huzur, sükun ve umudun  hakim olduğunu ifade ederek "Evlerinden, yurtlarından 30 yıldır ayrı olan  Azerbaycanlı kardeşlerimize yuvalarına dönme yolu açılmıştır. İnşallah, bir  sonraki gelişimizde bu toprakların insanlarının evlerine yerleştiğini görmenin de  bahtiyarlığını yaşayacağız. Onlara da şimdiden bu çağrıyı Azerbaycan  Parlamentosu'ndan ben de yapıyorum, bir an önce inşallah evleriniz yapılıyor,  yapılacak ve oralara yerleşmenizi bizler de hasretle bekliyoruz." dedi.
 
 
İşgalin sebep olduğu sürekli çatışma halinden kaynaklanan yorucu  gerginliğin ortadan kalktığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Şu anda yollar süratle yapılıyor, viyadükler yapılıyor, elektrik  santralleri bir taraftan kuruluyor bir taraftan açılıyor. Bunları gözlerimle  gördüm, onun için söylüyorum. Bir taraftan inşallah yine altyapı tesisleri  yapılıyor ve bizler de İnşallah TOKİ'mizle bölgede okul, hastane ve buna benzer  birçok eserleri inşa etmenin gayreti içerisinde olacağız. Nahçıvan'la Bakü'yü  birbirine bağlayacak Zengezur koridorunun bölgemize getireceği rahatlamanın ve  zenginliğin tarifi mümkün değildir. Bölgemizde ve tüm dünyada zalimin zulmünün  ebedi olmadığı, bir gün mutlaka hakkın, hakkaniyetin, adaletin tecelli edeceği  herkes tarafından görülmüştür."
 
 
"Sükunet meydana gelsin, düşmanlıklar ortadan kalksın"
"Karabağ aynı zamanda, dünyayı kendi siyasi ve ekonomik hırslarının  arenası olarak görenlerin hesaplarının bozulduğu yerdir." diyen Erdoğan, üstelik  tüm bu gelişmelerin, Azerbaycan ile birlikte Ermenistan için de yeni bir dönemin  başlangıcı olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Mesela Zengezur koridorunda çalışmaya başlayacak demiryoluyla  Ermeniler de kolayca Moskova'ya ve tüm dünyaya ulaşabilecekler. Böylece kendi  kendilerine uyguladıkları ablukadan kurtulabileceklerdir. Kardeşimle birlikte  teklifimizi yaptık. Neydi teklifimiz? Gelin 6 ülke bir platform oluşturalım,  Rusya, Türkiye, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan. Bu platformla birlikte  artık bölgede bir sükunet meydana gelsin, düşmanlıklar ortadan kalksın. Burada  Gürcistan'ın bazı kendine has sualleri vardı. Son Türkiye ziyaretinde tekrar bunu  kendisiyle Sayın Başbakan'la da konuştum. Dedim, 'Bu, Gürcistan'ın da lehine  olacaktır. Bu adımı atalım. Bak Ermenistan ile aramızdaki sıkıntıları biliyorsun,  ama biz bütün bunlara rağmen Azerbaycanlı kardeşlerimin sıkıntılarının da  giderilmesini istiyoruz. Aynı şekilde sizin de Rusya ile olan sıkıntıları  aşmanıza bu platform vesile olacaktır.' 'Çalışayım.' dedi. 'İyi olur.' dedik."
 
 
Erdoğan, bu bölgenin barışa ihtiyacı olduğunu belirterek "Bunu  başarmamız lazım ve Ermenistan, Azerbaycan ile problemlerini çözdükçe Türkiye  olarak biz de gereken adımları atacağız. Türkiye sınırlarının açılmasının  Ermenistan'a sağlayacağı faydalar saymakla bitmez. Velhasıl bu zaferi herkesin  ortak zaferi haline getirmek bizlerin elindedir. Bir daha Kafkasya'nın boynuna  kimsenin esaret zinciri vuramaması için önümüze çıkan fırsatları hep birlikte en  iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Biz bu mücadeleyi kendimiz ve dostlarımızla  birlikte 'Dünya beşten büyüktür.' diyerek küresel düzeyde de veriyoruz." diye  konuştu.
 
 
NATO Zirvesi'nde de bunları konuştuklarını ve bunların  değerlendirmesini yaptıklarını kaydeden Erdoğan, "Hamdolsun olumlu görüşmelerle  buraya döndük. Ama dünyanın sorunları bitmiyor, dünyada çözülecek daha çok  sorunlarımız var. Ama dik durursak, sağlam durursak bir olur, beraber olursak  Allah'ın izniyle bunları çözeriz. Medeniyet güneşimizi yeniden en tepeye  çıkartarak, barışı ve adaleti bölgemizde ve dünyada hakim kılacağımız günler  yakındır." değerlendirmesini yaptı.
 
 
Erdoğan, konuşmasının sonunda, Şair Bahtiyar Vahapzade'nin  "Azerbaycan-Türkiye" şiirinin "Bir ananın iki oğlu, Bir emelin iki kolu, O da ulu  bu da ulu, Azerbaycan-Türkiye. Dinimiz bir, dilimiz bir, ayımız bir, yılımız bir,  aşkımız bir, yolumuz bir, Azerbaycan-Türkiye." mısralarını okudu.
 
 

HABER ÖNERİLERİ

Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili kulislere bomba gibi düşen iddia! Akşener, İmamoğlu, Yavaş, Kılıçdaroğlu...

Bakan Soylu: 2021'de 253 bin 299 kişinin ülkemize yasa dışı yollarla girişi engellendi

'Kim o iki ayyaş?'

Erdoğan uyardı: Karşılarında bizzat bizi bulurlar

Cumhurbaşkanlığı: ABD'nin yazılı açıklması gerçeği yansıtmıyor

İbrahim Kalın: Hafter'i destekleyen herkes, Libya'daki çatışmanın yanlış tarafında

Rümeysa Kadak Erdoğan'ın dikkatini böyle çekti

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Önümüzdeki haftadan itibaren erteliyoruz

Cumhurbaşkanı adaylığı hesabı karıştı! Gül, Yavaş, İmamoğlu, Babacan...

Sözcü Kalın, Rusya'nın Suriye Özel Temsilcisi ile görüştü