Pınar Karahan

tüm yazıları
e-posta gönder

Efsaneler de düşer

03.11.2017 Cuma

Sinema tarihinin en kurnaz ve acımasız katillerinden John Kramer’in (Testere), yeni macerası ‘Testere: Jigsaw Efsanesi’ vizyona girdi. Bol kanlı, çığlıklı yapım klostrofobisi olanlara zor anlar yaşatırken; katmanlı senaryosu ve yaratıcılıktan uzak olmasıyla yoruyor

 

13 yıl önce başlayan ‘Jigsaw’ (Testere) serisi 2010 yılında yayınlanan ‘Saw 3D: The Final Chapter’ bölümüyle son bulmuş gibi görünüyordu. Tüm zamanların en yüksek hasılatlı korku film serilerinden Testere, zeki katilimiz John Kramer’in (Tobin Bell) ölümüyle  final yapmıştı. Ancak birçok seride olduğu gibi ticari getiriler yeni bir seriye başlama ihtiyacı doğurdu.

‘Testere: Jigsaw Efsanesi’ yine bir Cadılar Bayramı haftasında vizyona girerek korku severleri sinema salonlarına davet ediyor. Filmin konusu kısaca şöyle: Polisler, kovaladıkları adamı elinde bir kumandayla bir çatıda kıstırırlar. Dedektif Halloran (Callum Keith Rennie) ile görüşmek isteyen adam ona oyunun başladığını ve 5 kişinin öleceğini söyledikten hemen sonra öldürülür. Olay ne kadar John Kramer’den izler taşısa da yıllar önce öldüğü için kimse bu ihtimali düşünmek istemez. Aynı anlarda bir çiftlikte ise Kramer’in hayatta kalma oyunu çoktan başlamıştır. Ölenlerin şehrin çeşitli yerlerine bırakılmasıyla olaylar büyür. Halk, Testere’nin ölmemiş olma ihtimaliyle korkmaya başlar.

Doktor Logan (Matt Passmore), asistanı Eleanor (Hannah Emily Anderson) ve dedektif Halloran bir yandan olayı çözmeye çalışırken bir yandan da şüpheli durumuna düşerler.

10 milyon dolar gibi oldukça düşük bir bütçeyle çekilen yapım, sadece ABD açılış haftasında 20 milyon dolar hasılat elde etti.

Sürpriz yok

Gelelim, Testere efsanesine... Efsane ilk filmden bu yana yokuş aşağı düşse de hayranlarını her filmde az çok memnun etmeyi başardı. Fakat bu sefer durum biraz farklı. Yeni serinin başlangıç filmi olarak vizyona giren yapım, sadece 90 dakika olmasına rağmen bitmeyecekmiş hissi yaratıyor. Bunun nedeni inanılmaz zeki tasarımlar vs değil. Çok fazla kan ve çığlık var. Ortada akılda kalıcı bir diyalog ve karakter de yok. Testere filmlerinde genelde hayatta kalmasını istediğimiz bir karakter olurdu. Onun ölmesini istemezdik. Karakterle bir bağ yakalardık. Ya da Kramer’in istediği gibi onun vicdanlı oluşu bizi de etkilerdi ve eskiden yaptığı hatalardan pişmanlık duyması bizi birbirimize yakınlaştırırdı. O durumda olanlardan bazılarının hala bencil davranması da filmin bizden istediği gibi onlardan uzaklaşmamızı sağlardı. İşte bu anlattıklarımın hiçbirini bu filmde tam olarak yaşayabileceğinizi söyleyemem.

Testere filmlerinin gelenekselleşmiş çok ilginç ve yaratıcı oyunlarını da burada pek göremiyoruz. Korku ve gerilimi sadece aşırı keskin metallere karşı hassasiyetim olduğundan dolayı hissettiğimi söyleyebilirim. Senaryoda şaşırtan hiçbir şey yok. Başı ve sonu, biraz detayları yakalayabilen izleyiciler için çok açık ipuçlarıyla dolu.

Açıkçası, ‘Testere: Jigsaw Efsanesi’nin Testere hayranlarını çok memnun edebileceğini söyleyemem ama bu tür yapımları sevenler için mutlaka izlenmesi gereken yapımlar arasında yer alıyor. Oyunculuklar da kendini izlettiriyor. 

 

Yazarın Önceki Yazıları

14.09.2018

Bir garip olaylar

31.08.2018

Hindistan işi Gulyabani

17.08.2018

Sevgi! Sen nelere kadirsin allasen!

10.08.2018

Ajanın ciddisi makbul

27.07.2018

56’lık kahraman

20.07.2018

Sevemedim kara gözlüm!

13.07.2018

Yükseklik etkisi!

06.07.2018

Kadınların gücü adına!

15.06.2018

Asıl ölüm unutulunca olur

08.06.2018

1950’ler ve kitapların ruhu
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Gökhan Dinç

Kabak tadı verdi

Ali Ağaoğlu

Merkez Bankası beklemeli mi?

Müge İplikçi

Yaşlanmak ve yaşlılık

Ercan İnan

Urfalılar’ın hızına ayakkabı mı dayanır?

Oya Doğan

Engin Akyürek ve Beren Saat 1 numara!

Güntekin Onay

Deplasmanda yine kayıp