Oya Doğan

tüm yazıları
e-posta gönder

Arzu Tramvayı’nda Tekindor hayran bırakıyor

02.12.2017 Cumartesi

Kimseye haksızlık etmek istemem ama bir işte Zerrin Tekindor adını gördüğümde büyük bir güven hissi doluyor içime... Çünkü biliyorum o bir işin içine girdiyse bize lezzetli bir oyunculuk performansı sunacak. Mutlaka kendi karakteri üzerinden bizi bir şeyi sorgulamaya itecek. Çünkü sanatın ve sanatçının yaptığı şey budur. O da bunun hakkını veriyor. O nedenle ben biliyorum ki; bir dizi, sinema filmi ya da tiyatro oyununda Zerrin Tekindor varsa ben elimde ne iş varsa bırakıp izlemeliyim. Önceki akşam Tennessee Williams’ın Arzu Tramvayı adlı eserinin Uniq Hall’da prömiyeri vardı. BKM ve ID İletişim ortak yapımı prodüksiyonun prömiyeri de oldukça renkliydi. Neredeyse sektördeki herkes oradaydı. Salonun tamamı doluydu. O nedenle oturduğum yerden sahnenin yarısını göremesem bile ara dahil 155 dakika olan oyunu sonuna kadar takip ettim. Öncelikle oyunun kadrosundan bahsetmek gerek... Zerrin Tekindor, Onur Saylak, Şebnem Bozoklu, İbrahim Selim, Erdem Kaynarca, Onur Gürçay, Asena Girişken, Melih Düzenli, Özer Keçeci, Beste Güven rol alıyor. Ancak tabii ki oyunun ağırlığı Blanche, Stanley, Stella ve Mitch arasında geçtiği için Tekindor, Saylak, Bozoklu ve Selim’e odaklanıyorsunuz.

 

Duygudan duyguya geçiş yapıyor

Oyun; sizi gerçeklik ve hayal dünyası arasında bir sorgulamaya itiyor. Gerçekler mi daha acıdır yoksa istenilen, hayal edilen hayatların anlatılması mı? Blanche yıllar sonra kız kardeşi Stella’nın yanına gelir ve kılıktan kılığa, duygudan duyguya geçiş yapar. Onu bazen utangaç, bazen kompleksli, bazen nezaket takıntılı, bazen arzusuyla cezalandırılmış bir halde izliyorsunuz. Zerrin Tekindor Blanche performasıyla gerçekten dakikalarca ayakta alkışlanmayı hak ediyor. Statü, arzu, hayal gücü ve gerçekliğin insanı düşürdüğü çaresizliği resmediyor. Şebnem Bozoklu Stella performansıyla öyle iyi paslar atıyor ki iki kadın oyuncunun resitalini izliyorsunuz. Onur Saylak’ı Arzu Tramvayı’nın Stanley’i olarak sadece sırtını izlemek zorunda kaldığım bir yerden izlesem de duygusunu hissettim. Stanley’in Blanche’a olan öfkesini, kabalığını savrulmadan anlattı.

Kabalık ve nezaketin savaşı

İşin özü; Hollywood’da defalarca filme çekilen, 4 Oscar’ı olan, defalarca sahnelenen Arzu Tramvayı’nı yapmak iddialı bir karar.Haluk Bilginer’in çevrisinde, Hira Tekindor’un yönetmenliğinde izlediğimiz Arzu Tramvayı iyi bir açılış yaptı. Blanche’ın Stella ve Stanley’in hayatına dahil olmasıyla değişen hayatlarını, kabalık ve nezaketin savaşına tanıklık ettiğiniz oyunu izlemenizi tavsiye ederim.  

Yazarın Önceki Yazıları

22.10.2018

Engin Akyürek ve Beren Saat 1 numara!

21.10.2018

Sofrada’yı Yemekteyiz’den gelin-kaynana formülü ayırıyor

20.10.2018

Türk dizilerine yoğun ilgi

18.10.2018

Mipcom’dan neler oluyor?

15.10.2018

Bu enerji Berk’i başka bir yere taşıyacak

14.10.2018

Halis Karataş film oldu

13.10.2018

Muhteşem İkili eğlence vaat ediyor

11.10.2018

Osman Sınav’a... Dizi sürelerini uzatmayın!

08.10.2018

Beyaz ev sahibi gibiydi

07.10.2018

Cuma akşamı dengeler değişiyor
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Eda Solmaz

Tarihin en güçlü Sabrina’sı

Ercan Çitlioğlu

Çuvala sığmayan mızrak...

Murat Çelik

Cumhur ittifakındaki bağ pamuk ipliği mi, çelik tel mi?