Onur Gülmek

tüm yazıları
e-posta gönder

Turizmi bitirmeyin

13.01.2018 Cumartesi

Yaz aylarından kalma yurt dışı ucuzluğu kabusu, kış aylarına da sirayet etti. Ne menem bir hurafe ise, yerli turizmi bitirecek hale geldi. Bodrum, Çeşme yerine, Yunan adalarını tercih etmemizi tavsiye eden onlarca yazı okuduk sağda solda... Şimdilerde de yerli kayak merkezleri yerine, Bulgaristan’ın daha hesaplı olduğu konuşuluyor. Delillerle gelen büyük bilir kişiler, aynı hizmeti vermeyen yabancı otellerini bizimkilerle kıyaslayıp duruyorlar.

O kadar mantıksız açıklamalar yapılıyor ki, yurt dışında oda kahvaltı veren noktaları, bizim her şey dahil konseptlerle bir tutar oldular. Neymiş efendim; bir kişinin tatili bizde 3 bin liraya mal olurken, 800 TL’ye Bulgaristan’a gidilebiliyormuş. Sen öğlen ve akşam yemeklerini, yol masraflarını, yurt dışı çıkış harçlarını, ne bileyim aklına ne geliyorsa onları da eklesene arkadaşım. Astarı yüzünden pahalı gelmezse, o zaman konuşalım.

Bir dönem adalar için geçerli oldu bu durum. Ama sadece kısa bir zamandı. Zira, bizlerin akın ettiğini gören komşu mekanlarının hemen gözü açıldı ve zam yapmaya başladılar. Kabahat onlarda da değil, bizim içimizdeki yurt dışını övmeyi seçen memleket düşmanlarında.

Geçen gün haber bültenine bağlanıp, bu durumu güya ifade eden bir turizmci arkadaşa rastladım. Tam ‘Yahu bu nasıl adam? İnsan önce kendi iç turizmini kalkındırmaya çalışmaz mı?’ diye düşünürken, beyefendinin şirketiyle yurt dışı turları sattığını öğrendim. Kimse kusura bakmasın; bu ekmek yediğin vatana ihanet gibi bir şey bana göre. Yanlış anlamayın; yurt dışı turizmi yapıyor diye değil elbette. Hiç değilse üç kuruş kazanacak diye, kendi topraklarını kötülemeyebilirdi.

People

Yeni yılın en yenileri arasında adını geçirmiştik ‘People’ adlı mekanın... Canımız çekmiş olacak ki, haftasında ziyaret ettim. Dükkan Taksim tarafında, Intercontinental Otel’in içinde yer alıyor. Eskiden ‘Flamingo’ vardı yerinde. Orası da iyi mekandı, yalan yok. Bu da en az onun kadar başarılı olmuş. Ferah, kocaman, kolonsuz, dümdüz bir toplanma alanı olmuş resmen. İstanbul’un iyi gezen bütün tayfası ordaydı. Sahnede ise Mehmet Erdem vardı. Mehmet’in şarkıları zaten malum da, programı da oldukça iyiymiş meğer.

Eski gazinolar gibi dizili masalarda, erken saatlerden beri yemekle başlayan müşteri kitlesi doluydu. Arkada da büyükçe bir barın etrafına konuşlanmış kokteyl tayfası... Türkçe müzik programlarını, iyi bir şekilde sunuyorlar. Kaliteli eğlendiriyorlar anlayacağınız. Yerli müzik hasretimizi dindirecek gibi de duruyorlar. Şahsen sevdim. Tavsiye edilir.

Yazarın Önceki Yazıları

15.09.2018

Biraz Akdeniz

25.08.2018

Poligon’da neler oluyor?

18.08.2018

Mesele büyümüş

11.08.2018

Burnumuzun dibindeki cennet

04.08.2018

Şair’in yenisi

28.07.2018

İkinci durak Bodrum

21.07.2018

İlk durak Alaçatı

14.07.2018

Aramızda, iki konsept

07.07.2018

Nice şenliklere

30.06.2018

Yeni keşif ‘Anton Peran’
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Gökhan Dinç

Kabak tadı verdi

Ali Ağaoğlu

Merkez Bankası beklemeli mi?

Müge İplikçi

Yaşlanmak ve yaşlılık

Ercan İnan

Urfalılar’ın hızına ayakkabı mı dayanır?

Oya Doğan

Engin Akyürek ve Beren Saat 1 numara!

Güntekin Onay

Deplasmanda yine kayıp