Ömer Çelik açıkladı: 31 Ocak tarihinde yapacağız!

AK Parti sözcüsü Ömer Çelik MKYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, "Manifestoyu açıklayacağımız geniş katılımlı tanıtım toplantısını 31 Ocak Perşembe günü Ankara'da yapacağız." dedi

08.01.2019 Salı 18:12
Güncellenme: 08.01.2019 23:17
AA
Çelik, Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan başkanlığında AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı  devam ederken parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme  ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
 
MKYK'de yerel  seçime ilişkin takvim ve hazırlıklar çerçevesinde  çalışmaların gözden geçirildiğini belirten Çelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu  ile partisinin Dış İlişkiler ve Ekonomi İşler başkanlıklarının sunum yaptığını,  TBMM'deki çalışmaların değerlendirildiğini bildirdi.
 
Çelik, yerel seçimlerde Cumhur İttifakı'nın başarılı olması için  teşkilatlarının 81 ilde faaliyetlerini güçlü bir şekilde yürüttüklerini  vurgulayarak, "Yakın zamanda da çeşitli illerde Genel Başkan Yardımcılarımız,  MKYK üyelerimiz o illere giderek, adayları açıklayacaklar. Böylece her ilde  adayların açıklanmasıyla ilgili kapsamlı bir faaliyet gerçekleştirmiş olacağız."  diye konuştu.
 
"AK Parti ile MHP'nin ortak miting yapıp yapmayacağı ve ilçe belediye  başkan adaylarının açıklanacağı tarihin" sorulması üzerine Ömer Çelik, şunları  kaydetti:
 
"Bu hafta sonu pek çok Genel Başkan Yardımcısı ve MKYK üyesi  arkadaşımız farklı farklı illere giderek, bazısı bir ile bazısı iki ile giderek,  o ilde adayları açıklayacaklar. Kapsamlı bir şekilde o ilde bunun bir gündem  olmasını istiyoruz hem adaylarımızı açıklıyoruz."  
 
Manifesto 31 Ocak'ta
 
AK Parti Sözcüsü Çelik, "Manifestoyu açıklayacağımız geniş katılımlı  tanıtım toplantısını 31 Ocak Perşembe günü Ankara'da yapacağız." bilgisini  paylaştı.
 
AK Parti ile MHP'nin ortak miting yapmasının söz konusu olup  olmadığının sorulması üzerine Çelik, "Ortak miting konusuna olumlu bakıyoruz tabi  bu Genel Başkanların takdirindedir, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımız  ile Sayın Bahçeli'nin uygun görmeleri halinde bu gerçekleşecektir. Bunun Cumhur  İttifakı mesajlarının daha güçlü bir şekilde mitinglerde verebilmesi açısından  son derece pozitif bir etki yaratacağını düşünüyoruz." şeklinde konuştu.
 
Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun partisinin TBMM grup  toplantısındaki "Ziraat Bankasının futbol klüplerine yönelik yapılandırma  kararına yönelik kararı" hakkındaki konuşmaların sorulması üzerine, şu  değerlendirmede bulundu:
 
"Siyaset alanında CHP'nin kavga edeceği alanlar tükenmişti yine ne  bulacaklar diyordum en son futbolu buldular. Bu bakımdan kendilerine ait bir  rekordur. Futbol ile kavga eden bir siyasi parti olarak tarihe geçecekler.  Halbuki futbol ile kavga etmek hayatla kavga etmektir. Bu yapılan düzenleme  esasında şöyle bir argüman getiriyorlar diyorlar ki 'Ziraat Bankası çiftçi için  kurulmuş bir banka, bunun bir yapılandırma içerisine gitmesi çiftçiye  verilecekler konusunda eksiklik yaratır.'
 
Ziraat Bankası, sadece çiftçiye hizmet veren bir banka olma özelliğini  her zaman aşmıştır, çok büyük bir banka haline gelmiştir, küresel bir oyuncu  haline gelmiştir. Tabii ki o bankanın genetiğinde çalışanlarının önceliğinde her  zaman için çiftçi vardır ama çok daha büyük bir şekilde, yani sanayiciye diğer  bankacılık alanlarına ilgi gösteren bu konuda iddialı olan bir bankadır.  Çiftçimize verilecekler konusunda, çiftçiye dönük olarak yapılacaklar konusunda  bu bahsettiğimiz konular CHP'lilerin iddia ettiği gibi herhangi bir eksiklik ya  da olumsuzluk oluşturmayacaktır. Ziraat Bankası futbol kulüplerinin borçlarını  silmiyor, yeniden yapılandırıyor. Bu da tabii ki bir takım gelirlere otomatik  olarak el koyma suretiyle oluyor. Bu alanda uzun zamandır bir reform beklentisi  vardı."
 
CHP'nin iddiaları
 
CHP'lilerin büyümenin olmadığı ve milli gelir revizyonlarıyla  sağlandığı iddialarının da söz konusu olduğunu hatırlatan Çelik, "Milli gelir  revizyonları gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tamamında belli periyotlar  halinde yapılıyor ve ekonomik yapı ile işleyiş sürekli olarak güncelleniyor. Yani  buradaki ekonomik yapı ve işleyişin güncellenmesiyle periyotların belirlenmesinde  de Türkiye uluslararası standartlara uymaktadır. Kendi kendine yaptığı bir iş  yoktur. Bu revizyonlar kesinlikle ülkelerin kendi yöntemiyle yapılmıyor, Türkiye  de bunu kendi yöntemiyle yapmıyor. Ulusal Hesaplar Sistemi ve Avrupa Hesaplar  Sistemi'ne  göre yapılıyor bütün bu hesaplamalar. Türkiye'nin bu hesapları doğru  yaptığı net bir şekilde bilinmektedir." diye konuştu.
 
"Ekonomik saldırılar neticesinde böyle bir rakam ortaya çıkmıştır"
 
Çelik, AK Parti iktidarlarından önceki CHP zihniyetine yakın  partilerin iktidar ortağı olduğu dönemde enflasyon oranının yüzde 120 düzeyinde  seyrettiğini ifade ederek, şu bilgileri paylaştı:
 
"Bizden önceki dönemde son 14 yılın ortalamasında enflasyon yüzde  70,3. Bizde ise 16 yılın ortalamasını aldığınız zaman yüzde 9,54. Yani biz yüzde  70'ten yüzde 9,54'e indirmişiz. AK Parti hükümetleri döneminde enflasyon çoğu kez  de tek rakamlara gelmiştir. 2018 yılında yüzde 20,3 gibi rakam var. Karşı karşıya  kaldığımız ekonomik türbülans, herkesin gözü önünde gerçekleşen ekonomik  saldırılar neticesinde böyle bir rakam ortaya çıkmıştır. Ama AK Parti'nin 16  yıllık ortalamasına baktığınızda yüzde 9,54'tür. Yani tek rakamdır, 10'un  altındadır. CHP'nin zihniyet ikizi olan DSP ve SHP zamanındaki enflasyon  rakamları, Türkiye'nin en büyük enflasyon rakamlarının ortaya çıktığı  zamanlardır."
 
Karşılarında futbolla bile kavga eden bir CHP olduğuna değinen Çelik,  "Keşke CHP bu negatif gündem oluşturmak için sarf ettiği çabayı Türkiye'nin  hayrına, siyasi ve ekonomik reformların yapılması için, Türkiye'nin geçmişin  kalıntılarından kurtulup daha yeni alanlara kavuşması için harcamış olsaydı o  zaman daha hayırlı bir iş yapmış olurlardı. Biz herhalde hiçbir zaman bunu  görmeyeceğiz." dedi.
 
"PYD/YPG'nin Kürtleri temsil etmediğini apaçık biliyorlar"
 
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton başkanlığındaki  Amerikan heyeti ile yapılan görüşmenin toplantıda ele alınıp alınmadığının  sorulması üzerine Kalın, şöyle konuştu:
 
"Bu mesele her MKYK ve MYK toplantısında gündem oluyor. Doğal olarak  Türkiye'nin en önemli gündem başlıklarından bir tanesidir. Suriye'de ortaya çıkan  tablo, siyasi olarak, ekonomik olarak, göç meselesiyle ilgili olarak, insani  olarak ve sosyal olarak bütün alanları etkilemektedir. Türkiye, bu alanları  hakkaniyete uygun olarak, yüksek bir performansla yönetmeye çalışmaktadır. Bugün  de MKYK toplantısında bu konu konuşulmuştur. Kuşkusuz karşımızdaki kişilerin  mevkilerine baktığımızda hakim olduklarını düşündüğümüz dosyaları söz konusu  ettiğimizde ortaya çıkan açıklamaları son derece yadırgadığımızı söylemek  isterim. Bunlar bilmemekten kaynaklanan açıklamalar değildir bize göre, bunlar  kasıtlı açıklamalardır. Yani esasında Pompeo da Bolton da PYD/YPG'nin Kürtleri  temsil etmediğini, bir terör örgütü olduğunu apaçık bir şekilde bilmektedir.  Afganistan'da geçmişte belirli terör örgütleriyle mücadele etmek için nasıl başka  terör örgütleriyle iş birliği yapıldıysa ve bunun olumsuz sonuçları Afganistan  üzerinden etrafı saran bir olumsuz hava oluşturduysa, arkasından gelen bir göç  dalgası söz konusu olduysa ve halen bitmeyen bir sorunlar zinciri devam ediyorsa  aynı maalesef hatayı yine tekrarlıyorlar.
 
Dolayısıyla 'biz bilmiyorduk, biz öyle düşünüyorduk' gibi bir yaklaşım  söz konusu olduğunu zannetmiyorum, çok iyi biliyorlar. Burada net bir tablo  vardır; Türkiye Cumhuriyeti bir NATO müttefikidir. ABD'nin aklına 'müttefik'  denilince bu bölgede ilk Türkiye'nin gelmesi gerekir ama terör örgütünden DEAŞ'a  karşı 'müttefiklerimiz' diye bahsetmeleri büyük bir kırılmadır. Bu NATO üyesi  olarak Amerikan siyasi ve güvenlik düşüncesinde bir kırılma noktasıdır."
 
"DEAŞ'a karşı mücadele ediyor" diye silah verilen kesimlerin hem  Kürtlere hem Araplara zulmettiğini hem de başkalarına ait topraklar üzerinde  küçük devletçikler kurmaya çalışarak bir gasba imza attığını vurgulayan Çelik,  şöyle devam etti:
 
"Bunlara bu imkanları verenler aslında Suriye'de daha büyük etnik ve  bölgesel çatışmaların ortaya çıkmasını tetiklediler. Suriye'deki olumsuzlukta  yanlış yöntemlerin de katkısı vardır. Şunu unutmamak gerekir ki hiç kimse ama hiç  kimse Kürt kardeşlerimize sahip çıkma konusunda Türkiye Cumhuriyeti'ne ders  veremez. Kürtlerin en büyük dostu hatta tek dostu Türkiye Cumhuriyeti'dir  diyebilirim. Bunu geçmişte Irak'ta gördük. Kobani'deki günleri hatırlayın. Burada  bir parti, Kobani meselesini istismar ederken, o sırada PKK/PYD/YPG o bölgeye  yardıma gidenleri bile oraya sokmayarak, sırf propaganda malzemesi olsun diye o  insanları ölümle karşı karşıya bırakırken sadece bir gün içerisinde Türkiye 100  bin Kürt kardeşimizi kendi topraklarına almıştır."
 
Demokratikleşme süreci
 
Türkiye'nin demokratikleşme sürecini yüksek bir performansla  sürdürerek, bu sorunları geride bıraktığına işaret eden Çelik, bundan sonra da  yoluna güçlü bir şekilde devam edeceğini vurguladı.
 
Çelik, bölgedeki gelişmeşmeleri değerlendirirken, "Kürtlere  dokunmayın, sahip çıkın" diyenlerin esas meselesinin Kürtler değil, terör  örgütleriyle birtakım siyasi projeler gerçekleştirmek olduğunun altını çizdi.
 
Kim, Türkiye Cumhuriyeti'ne "Kürtlere dokunmayın" diyorsa, bu konuda  tercümenin iyi yapılması gerektiğine dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:
 
"Onlara karşı sadece onları kullanmak, onların bir takım talepleri  üzerinden kendi yabancı projelerini hayata geçirmek için bunları söylüyorlardır.  Kimin haddine düşmüş Türkiye Cumhuriyeti'ne 'Kürtlere dokunmayın' demek. Bunu  söyleyenler, kendilerinin Kürtlerle olan geçmişine baksınlar. Türkiye Cumhuriyeti  Devleti bölgedeki Kürtlerin de Arapların da Türkmenlerin de dostudur. Tarih,  coğrafya ve son 20 yılda yaşadığımız olaylar göstermiştir ki çoğu zaman bu  halkların tek dostu Türkiye'dir. Bunun net bir şekilde görülmesi lazım.  Dolayısıyla İsrail'den yola çıkarken bu terör örgütlerine pozitif mesaj vermek  ama Türkiye'nin güvenlik kaygılarını hiçe sayan bir şekilde birtakım kavramlar  kullanmak doğru değildir. Bu doğru bir işe hizmet etmez."
 
"Terör örgütleri arasında hiyerarşi kurulmaması gerekir"
 
Suriye'deki herkese hayırlı ve iyi bir gelecek olması için buranın  terör örgütlerinden arındırılması gerektiğine işaret eden Çelik, "Terör örgütleri  arasında da herhangi bir ayrım yapılmaması, herhangi bir hiyerarşi kurulmaması  gerekir. DEAŞ neyse PKK odur, PKK neyse YPG/PYD odur, mesele bu kadar basittir.  'Bu terör örgütlerini biz buradan temizlerken, bir terör örgütünü diğerine karşı  kullanalım, burada siyasi proje yapalım' deniyorsa çok net bir şekilde  söylüyoruz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenlik meseleleri herhangi bir  şekilde zamana oynamaya, süreci uzatmaya ya da pazarlığa tabi değildir. Bir gece  ansızın oraya gidebiliriz ve buradaki ülkemize karşı tehdit olan unsurları  temizleriz." şeklinde konuştu.
 
Çelik, bunu yaparken de Türkiye'nin müttefikleriyle koordinasyon  içinde yapacağını ve müttefiklerini yanında görmek istediğini belirterek,  Türkiye'nin müttefiklik ilişkisi içerisinde dünyanın pek çok şehrinde bu  operasyonlara katıldığını, teröre karşı mücadele konusunda en önemli ülkelerden  biri olduğunu vurguladı.
 
DEAŞ'la mücadele
 
Türkiye'nin DEAŞ ile mücadelede kara unsurlarını ilk olarak cepheye  süren başarılı bir ülke olduğunu dile getiren Çelik, şu değerlendirmede bulundu:
 
"Türkiye olmasaydı, bu başarılı mücadelelerin verilmesi söz konusu  değildi. Bu mesele Türkiye'nin güvenliği meselesi, herhangi bir şekilde kavram  oyunlarına, kelime oyunlarına, cümlelerin tersten ya da düzden kurulmasına müsait  bir mesele değildir. Bizim mahallede dosta 'dost', düşmana 'düşman', teröriste  'terörist' derler. PYD,YPG, PKK teröristtir, DEAŞ teröristtir. Bunlar için de  gereğinin yapılmasından başka bir çare yoktur. Şimdiye kadar DEAŞ'a karşı bunları  silahlandıranlar da sadece bunların o bölge halkına ve Suriye'deki çözüme zarar  vermelerine katkıları olmuştur."
 
AK Parti Sözcüsü Çelik, müzakerelerin ve diplomatik süreçlerin devam  edeceğini aktararak, ortak kavramlar, mekanizmalar bulmaya, ortak pratikler  üretmeye gayret edileceğini bildirdi.
 
NATO müttefikliğini önemsediklerine dikkati çeken Çelik,  "Müttefiklerimizin de müttefiklik ilişkisine saygı göstermesini, Türkiye  Cumhuriyeti'nin dostluğunu herhangi bir kimseye tercih etmemelerini bekliyoruz."  dedi.
 
CHP adayı Ekrem İmamoğlu'nun randevu talebi
 
Çelik, bir gazetecinin, CHP'nin İstanbul Büyükşehir belediye başkan  adayı Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşme talebine  ilişkin sorusuna, "Sayın Cumhurbaşkanımız bu randevuya olumlu bir görüş bildirdi.  Tabii ki bu görüşme olacak. Bir randevu talep edilmiştir ve kendisine, Sayın  İmamoğlu'na bir randevu verilecektir. Muhtemelen bu hafta içerisinde olabilir,  yani Cumhurbaşkanımızın programında yer ayarlamaya çalışıyorlar arkadaşlarımız.  Bu hafta çarşamba, perşembe bu mümkün olabilir, tabiki olumlu bir şekilde buna  Cumhurbaşkanımız cevap vermiştir, kendisi de Külliye'de ağırlanacaktır." yanıtını  verdi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Fazıl Say'ın 18 Ocak'ta düzenleyeceği Truva  sonatı davetine katılım sağlayıp sağlamayacağının sorulduğu Çelik,  "Cumhurbaşkanımız bu davete, konsere katılmak istiyorlar, bunu arzu ediyorlar.  Problem şu ki arzu etmelerine rağmen şu anda niye kesin konuşamıyorum, çünkü özel  kaleminin ekibi randevular, tarih ayarlamaları konusunda çalışıyorlar." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış temasları ve içeride de seçim süreciyle  ilgili yoğun bir programı olduğunu hatırlatan Çelik, Erdoğan'ın kültürel  faaliyetlere daha fazla katılmak istediğini ancak program yoğunluğundan dolayı  bunun mümkün olmadığını ifade etti.
 
Ömer Çelik, "Bu konsere katılmak konusunda da olumlu yönde bir  arzuları var. Katılmayı arzu ediyorlar. Umarız o tarihle ilgili olarak çok önemli  bir gündem önümüze gelmez. Böyle bir şey söz konusu olmadığı zaman katılacaklar."  diye konuştu.
 

HABER ÖNERİLERİ

Binlerce kişiye güzel haber! İlave 635 lira zam

Bakan Soylu açıkladı: 2 bin 500 kadın polis alınacak

Yerel seçimler 2019 anket sonuçları! Hangi ili kim kazanır?

Bakan Soylu: Eruh'ta, Cizre'de sözleşme imzalamışlar...

Cumhurbaşkanı Erdoğan müjdeyi verdi: Bin kişilik istihdam oluşturuyoruz

Binali Yıldırım: Adamına göre plan tadilatı olmayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

CHP 105 adayını belirledi

Meclis'te duygusal anlar! Vekiller hem anlattı hem ağladı

Bakan Albayrak'tan Kılıçdaroğlu'nun o iddiasına sert tepki!