Murat Çelik

tüm yazıları
e-posta gönder

Evet saldırı altındayız ama…

15.08.2018 Çarşamba
“(…) Yapabileceğimiz ve bana göre asıl önemli olan husus siyasi duruşumuzu sağlam tutmaktır. Madem maruz kaldığımız saldırının ekonominin gerçek durumuyla ilgisi yoktur, işin arkasında başka niyetler vardır, öyleyse bizim de kendimizi buna göre konumlandırmamız gerekiyor. Bunları söylerken, ekonomi alanında, cari açık faizler enflasyon başta olmak üzere çözmemiz gereken bazı sorunlarımız olduğu gerçeğini gözden ırak tutmuyoruz. Ama aynı zamanda ülkemizin uzun süredir, gerçekten ekonomik gücüyle mütenasip olmayan bir konuma yerleştirmeye çalıştığını da biliyoruz.” 
 
Albayrak’tan direkt temas adımı
 
Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak yarın yabancı yatırımcılarla doğrudan temas kurmaya karar vermesi de, Türkiye’nin uluslar arası piyasalara kendini anlatma ihtiyacının göstergesi. Perşembe günü Türkiye s aatiyle öğleden sonra 4, ABD Doğu saatiyle sabah 9’da telefon üzerinden yapılacak konferansa; ABD, Avrupa ve Ortadoğu’daki yatırımcılar başta olmak üzere dünya genelinde 750 - 1000 yabancı yatırım kurum / kuruluşunun katılması bekleniyor. 
 
Cari açık mesaisi
 
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın 1.2 milyar TL’lik yeni destek programını devreye soktuklarını açıkladı.
 
Sanayicilere üç yıl içinde verilecek bu desteğin öncelikli hedeflerinden biri cari açığı azaltmak. Bakan Varank, “Bu yeni destek programının, cari açığın azaltılması başta olmak üzere yüksek katma değerli ürün, teknoloji ve projelere önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz” diyor ve ekliyor: Yeni fikri olanlar ve yeni ürün geliştirmek isteyenlere her türlü desteği vermeye hazırız.
 
Norveç ya da İsviçre aynı duruma düşer miydi? 
 
Yani özetle…
 
Evet, ABD yönetimi Türkiye’den istediklerini almak için kur baskısı yaratma silahını çekti, bu doğru. Ankara’yı siyasi / diplomatik alanda diz çöktürmek için ekonomide dalgalanma yaratan sistematik saldırılar olduğu bir gerçek.
 
Ama bu gerçek, diğer gerçeği görmemizi engellememeli. O diğer gerçek, Türkiye ekonomisinin, yapısal manadaki sıkıntılarından kaynaklı kırılganlığı.
 
ABD, benzer bir siyasi / diplomatik gerginliği misal Norveç’le ya da İsviçre’yle yaşasa (özellikle AB üyesi olmayan ülkeleri örnek veriyorum) ve aynı ekonomik saldırılar bu iki ülkeden birini hedef alsa… İsviçre ya da Norveç, Türkiye ile aynı şekilde etkilenir miydi bu süreçten? Bu kadar sarsılır mıydı, bir düşünün.
 
İğneyi kendine batırmak iyidir
 
Ankara bu son kriz ortamı vesilesiyle, iğneyi biraz da kendine batırmak ve ona göre hareket etmek zorunda. Yukarıda aktardıklarım; yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri, Bakan Albayrak’ın atmaya hazırlandığı telekonferans adımı, Mustafa Varank’ın duyurduğu gibi cari açığı azaltmaya yönelik hamleler, işte bu anlayışın işaretleri.
 
NOT: Ben bu satırları yazarken (dün saat tam 16.29’da) Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak, SETA konferansında, kürsüden “Bu süreç bize bazı eksik olduğumuz alanları da gösterdi” diyordu… Söylemeye çalıştığım tam da buydu işte.
 
İngilizce şayiası
 
“Amerika’ya giden Türk heyetinde İngilizce bilen yoktu…”
 
“Dışişleri Bakan Yardımcısı, ‘Anlıyoruz ama konuşamıyoruz’ dedi.”
 
“Görüşmelerde görev yapacak tercümanları taşıyan uçak rötar yapınca heyet onları bekledi.”
 
Bunlar ne mi?
 
Geçen hafta Washington DC’de Amerikalı muhataplarıyla masaya oturan 9 kişilik Türk heyetinin ziyaretinin ardından bazı internet siteleriyle sosyal medyada yazılanlar.
 
İnandırıcılıktan bu denli uzak şayialar hakkında konuşup yazmak bile abesle iştigal olmalı ama gelinen nokta maalesef bunu yapmayı zorunlu kılıyor.
 
***
 
Ankara’da Büyükelçiler Konferansı var bu günlerde.
 
Türkiye’yi dünyanın farklı noktalarında temsil eden diplomatlar başkentte bir arada.
 
Dışişleri kaynaklarına sordum, “Yazılanlar komik bile değil” cevabını aldım.
 
ABD’ye giden Dışişleri heyeti, Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal, Güvenlik Dairesi’nden Genel Müdür Yardımcısı Aylin Sekizkök ve ABD Dairesi Genel Müdür Yardımcısı Tugay Tunçer’den oluşuyordu.
 
Sekizkök Milano eski Başkonsolosu. Tunçer’in önceki görev yeri. Büyükelçi’den sonraki ‘iki numara’ydı.
 
Müsteşar yardımcılığından bakan yardımcılığına getirilen heyet başkanı Sedat Önal ise ‘Hariciye’de hem İngilizcesi hem de müzakereciliğinin üst seviyede olmasıyla tanınıyor.
 
Durum bundan ibaret.

Yazarın Önceki Yazıları

13.09.2018

MİT bugünlere nasıl geldi?

12.09.2018

Değişen etiketler, düşen gramajlar, kriz fırsatçılığı…

11.09.2018

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli değil

04.09.2018

Türkiye’nin İdlib alarmı

01.09.2018

S-400’ler bahane, tek sorun Trump!

30.08.2018

AB yolundaki güncel sorunlar

29.08.2018

Metin Temel’e rütbesini kim takacak?

28.08.2018

Erdoğan kaldığı yerden devam

21.08.2018

Dolar da tatile çıktı mı?

19.08.2018

Yeni kadronun ilk sınavı yerel seçim
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Ercan Çitlioğlu

Kobra-Boa Yılanı ve İdlib -3-

Demet Sarova

This Is Us baştan mı kaybetti?