Güney Öztürk

tüm yazıları
e-posta gönder

Bozcaada’da sanat tasarıma karıştı

04.08.2018 Cumartesi

Henüz ikincisi düzenlenen Bozcaada Caz festivali, şimdiden uluslararası olma yönünde...

Ege’nin bu bohem adasının ruhuyla birebir örtüşen festivalin göz alıcı konuğu ise tasarımla teknolojiyi bir üst seviyeye taşıyan Volkswagen’in Arteon modeliydi

Kırmış olsak da yontularını,

Kovmuş olsak da tapınaklardan

Tanrılar hiç de ölmüş değil bu yüzden.

Ey İonya tapınağı, sensin hala sevdikleri,

Işıyınca ovalarda ağustos sabahları,

Bir dirilik kımıldar havanda hayatlarından;

Ele geçmez bir delikanlı gölgesi,

belirsiz koşar adım,

dolanır dağların doruklarında...

  Kavafis

 

Denizin ruhunun adanın rüzgarıyla birleştiği Ayazma manastırının yıkık duvarlarının dibine, kekik kokularının arasına serilmişim. Önümde batan güneşin kızıla boyadığı Ege... Arkamda serin bir meltem, yıldızlarla dolu bir entariyi her saniye üzerime çekiyor. Caz müziğinin kelebek misali havada uçuşan kadife notaları, bana kondukça yaprak gibi titriyorum. Etrafım oturan, uzanan, uyuyan gençlerle dolu. Havada caz, havada tuz, havada aşk kokusu...

Bozcaada’da bu yıl 2’ncisi düzenlenen caz festivali, adanın ruhuyla ancak bu kadar örtüşebilir. Zaten caz müziği bana hep sıcak yaz akşamlarındaki bir trompet tınısını hatırlatır. Bağları, turkuvaz koyları, şarapları, yemekleri, daracık sokakları, taş evleri ile ada kültürünün hala yaşandığı nadir yerlerden olan Bozcaada’da bu yılki açık hava caz festivalini işte bu yüzden kaçıramazdım.

Geçen hafta sonu gerçekleşen ve farklı jenerasyonlardan müzisyenleri izleyici ile buluşturan festival, biraz cazın etrafından dolanıp, funk, pop, füzyon, özgün caza kaymış olsa da iyi yapmış, kitleyi yakalamış. Henüz 2’ncisi olmasına rağmen, bana yıllardır yapılıyormuş hissi verdi. Biletler haftalar öncesinden tükenmiş. Üç günlük festivalde birçok gurup sahne aldı. Hafızama en çok yer edenlerse şüphesiz Çağrı Sertel (Klavye), Volkan Öktem (davul), tabii ki Alp Ersönmez (bas), Fransız trompetçi Erik Truffaz ve Elif Çağlar’ın performanslarıydı. Kendi adıma Elif Çağlar ile ilk kez tanıştım ve büyülendim. Ceylan Ertem’in sahne enerjisi, muzur halleri şarkılarında da vücut bulmuştu. Festivalin kısa sürede uluslararası bir hal alacağını öngörmek için falcı olmaya gerek yok.

Volkswagen’in sponsorluğunda gerçekleşen Bozcaada Caz Festival’inde, otomotiv devinin yeni fastback modeli Arteon’u da tanıma fırsatı buldum. Her ne kadar benzerlikler taşısa da Arteon’u, Passat CC’nin yerine konumlandırmak kesinlikle yanlış olur. Arteon daha çok, Volkswagen’i yeni zirvelere taşıyacak baş aktör gibi görünüyor.

 

ARTEON ADINI SANATTAN ALIYOR

 

Adını İngilizce art  kelimesinden ve Volkwagen’in  Çin pazarına sunulan modeli Phideon’dan alan Arteon   yeni bir yaşam tarzı vaat ediyor.

Otomobile ilk bakışta “Vaow” oluyorsunuz, sokakta herkesin başı çevriliyor. Volkswagen’ın hiçbir aracında daha önce bu kadar şık ve ekstravagan bir tasarım görmemiştim doğrusu. Aslen bir sedan ama spor otomobillerinin keskin tasarımı, uzun aks mesafesi, çerçevesiz yan camları, 20 inç’lik alüminyum jantları, geniş açılan cam bagaj kapağı ile safkan bir coupe görüntüsünde...

Ön taraftaki ince kromlar, uzayan LED farlar, radyatör ızgarasından başlayarak ön tekerlek ve çamurluklara yayılan geniş kaput, üzerindeki V şeklindeki karakteristik hatlar, araca hem geniş, hem agresif, hem de şık bir hava katıyor. Arteon, dizaynı ve teknolojisiyle kendini çok daha yükseğe Audi A5 Sportback ve BMW 4 serisinin olduğu yere konumlandırmış...

Otomobil sadece dışarıdan kapladığı alanla değil, iç hacmiyle de sizi çarpıyor. Özellikle arkaya oturanları şaşırtacak cinsten. Ayakları ve bacakları koyacak o kadar geniş alan var ki, 4 hatta 5 kişi rahat rahat uzun yola gider. Bagaj hacmi ile de sınıfının en büyük hacmine sahip diyebiliriz. Yere oturan, sarsmayan, stabil giden tam bir uzun yol arabası Arteon...

Yüksek kalitede malzeme ve işçiliğin öne çıktığı iç kısım ise, zengin krom detaylar, sportif direksiyon, ısıtmalı masaj yapan koltuklar (opsiyonel), şık dijital kokpit, kontrol düğmeleri, 3 renkli ambiyans aydınlatmasıyla karşılıyor sizi...  12.3 inçlik dijital gösterge paneli kolay kullanımlı. Ekranı geniş bir haritayı ya da anlık hızınızı görmek için kolayca ayarlayabiliyorsunuz. Eğer bir iPhone ya da Android kullanıcıysanız orta konsolda 8 inç’lik dokunmatik ekran sizi Apps uygulamasına yönlendiriyor ve telefonunuzun tüm ekranını buraya yansıtıyor. 8 hoparlörlü Dynaudio kristal saflıktaki ses sistemi ise müzik zevkinin doruğuna çıkarıyor.

 

Yeni Arteon iki farklı donanım seviyesi ile Türkiye’de satışta... Elegance ve R-line. Elegance, premium sınıfa has bir donanım sunarken; R-Line sportif görünüm ve sürüş arayanlara hitap ediyor.

Konser sorası adanın virajlı yollarından otele dönerken, Arteon’un sürücü asistanından gelen “Yorgunluk algılandı, bir kahve molası veriniz” uyarısıyla karanlıkta sağa çekiyorum. Dışarıda rüzgar yüzümü yalıyor. Gecenin yıldızlı perdesi birkaç saat sonra aralanacak. Birden, aklıma biraz önce yanlarında olduğum o güler yüzlü, kibar, şarkı söyleyip gülüp dans eden pırıl pırıl gençler geliyor. İçimdeki karamsarlığa son veren gençler... Kıyıya vuran deli dalgalar, kafamdaki caz melodilerine karışıyor.

Ben üzgünüm, kalbim artık yoruldu

Yok şimdi, eskiden çoktu sabrım, zamanım

“Ay yeter ki sen mutlu ol canım” hallerim

Aaahh benim o hallerim...

Sen ne sanmıştın? Ben hep burdaydım.

Elif Çağlar (Şarkı sözleri)

 

Bozcaada notları

Gidin: Naciye butik. İğdeli Sokakta, Hale Gültekin’in hem oturduğu hem işlettiği butik ev; stil sahibi kadınların ve moda bloggerlarının adadaki tek adresi. Özel dikim kıyafetler sunuyor. Köy kumaşları ve kaneviçelerden harikalar yaratılmış. Çukurcuma’nın ünlü vintageçısı Pied de Poule’ün tasarımlarını da, Naciye Butik’te bulmak mümkün.

Girin: Deniz için önerim merkeze 5 dakika uzaklıktaki Tuzburnu koyundeki Neco Beach... Zeytin ve iğde ağaçlarını altındaki yeşil çimenlerin üzerinde kaliteli hizmet veriyor. Ama rezervasyon şart. 

Yiyin: Çanakkale’nin meşhur Yalova lokantası Bozcaada’da da açılmış. Meze ve balıkların dışında servis, sunum, zarafet de harika. Tabii başında Didem (Sürgit) Hanım her masayla tek tek ilgileniyor. Yine adanın en konuşulan yeri Maya restoran. Bağların ortasında bir saklı bahçe... Sahibi Boşnak asıllı şef Selçuk (Aykan) Bey sadece gurme olanlar gelsin istiyor. Masaya gelenlerin hepsini kendi çiftliğinde organik yetiştiriyor. 25 çeşit peynir yapıyor. Ana yemekte antrekotu tercih edin. Kahvaltı için Rengigül Konuk Evi. Özcan Hanım adanın yerlisi. Sanat galericiliği ve kahvaltılarıyla meşhur. Evinin bahçesinde kendi elinden, Monet’nin natürmortlarını anımsatan sunumuyla hazırladığı kahvaltılar dillere destan. Ama tabağınıza yiyeceğiniz kadar alın yoksa Özcan Hanım kızar.

 

Yazarın Önceki Yazıları

04.08.2018

Bozcaada’da sanat tasarıma karıştı

Günün Yazarlar

Ali Ağaoğlu

YEPyeni hedefleri 12’den vurur mu?

Müge İplikçi

Kelebek Avı’nı fark etmek

Oya Doğan

TV8’de ne izleyeceğiz?

Serhat Ulueren

Terim’in garip hataları

Mehmet Ayan

9 mu eksik 4 mü?

Bahri Havadır

Deplasmanlar kabus!