Fuat Oktay: AB'ye üyelik süreci siyasi bir süreçtir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "AB'ye üyelik süreci teknik olmaktan ziyade siyasi bir süreçtir. Bize teknik sebeplerle gelmemeleri gerekiyor. Türkiye 54 yıl önce niyetini ifade etmiş, bugün de ifade ediyor." dedi.

06.11.2018 Salı 11:24
Güncellenme: 06.11.2018 11:26
AA
Oktay, AA muhabirini yaptığı açıklamada, şu anda 4 milyon üzerinde  Suriyelinin Türkiye'de bulunduğunu, Suriyeli misafirler için yapılanların tüm  dünya tarafından bilindiğini söyledi.
 
Türkiye'nin milli gelirine göre uluslararası yardımlarda birinci  olduğunu ifade eden Oktay, bu durumun Türkiye'yi güçlü kıldığını ve neler  yapabileceğini bütün dünyanın gördüğünü belirtti.
 
Avrupa Birliği'nin Türkiye'deki Suriyeliler için vadettiği birinci 3  milyar dolarlık yardımın 1-2 yıl içinde Türkiye'ye teslim edilmesi gerektiğini  ancak bunun gerçekleşmediğini vurgulayan Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bugün itibariyle bunun 1,7 milyar avrosu Türkiye'ye aktarıldı. Geriye  yaklaşık 1,2 milyar avroluk bir kısım kaldı. Kurumlarımız bu konu üzerinde  çalışıyor. AB ikinci 3 milyar avronun verilmesine ilişkin ilgili komisyonlarda  karar almıştır. Siyasi süreç tamamlanmıştır. Bunun aktarılmasıyla ilgili  komisyonlar ve ilgili komiserlerle yakın görüşme içindeyiz. Bizim ikinci 3 milyar  için bir önerimiz var. Türkiye olarak harcamalarımızı yapıyoruz.
 
Birleşmiş Milletler ve uluslararası standartlarda 32 milyar doların  üzerinde bir harcaması olan ülke Türkiye. Sağlık, eğitim, okul harcamalarını  zaten yapıyorum. Sınır ötesinde de yardımlarım var. İlgili kurumlarımıza bu  miktar aktarıldığında bu Suriyelilere daha hızlı aktarılacaktır. Kullanımı  şartlara bağlamayın. Bunun daha hızlı kullanılacak şekilde önünü açın."
 
"AB anormal bürokratik hantallığı olan yapı"
 
Fuat Oktay, "Fonların geciktirilmesinin sebebi nedir, zorlama projeler  mi söz konusu?" sorusu üzerine "AB anormal bürokratik hantallığı olan yapı.  İkinci bir boyutta fonların ulaştırılması için araya koyulan her kurum komisyon  almak istiyor. Her bir komisyon yüzde 10 aldığında sahaya giden miktar çok  azalıyor." dedi.
 
BM ve AB ile Türkiye'yi ayıran noktanın fonların kesintiye uğramadan  direkt ihtiyaç sahibine gitmesi olduğunu anlatan Oktay, bu kesintilere gerek  olmadığını, aktarılan her bir kuruşun sahaya yansıtıldığını söylediklerini  aktardı.
 
AB üyeliği
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Almanya ve Hollanda ile son dönemde  ilişkilerde yaşanan normalleşme Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecine olumlu yansır  mı?" sorusu üzerine şu değerlendirmede bulundu:
 
"Bu gelişmelere kısa vadede bakmıyorum. 'Almanya ve Hollanda ile  ilişkilerinin aşağı veya yukarı yönde gelişmesi AB sürecini şöyle iyileştirdi,  böyle kötüleştirdi' olayının doğru olmadığını düşünüyorum. Türkiye ilk günden  beri buradaki kararlılığını ifade etmiştir. Türkiye'nin bu noktadaki duruşu son  derece nettir. AB'ye üyelik süreci teknik olmaktan ziyade siyasi bir süreçtir.  Bize teknik sebeplerle gelmemeleri gerekiyor. Türkiye 54 yıl önce niyetini ifade  etmiş. Bugün de ifade ediyor. Türkiye'nin politikalarında değişiklik yoktur ama  Türkiye hiç kimsenin kapısında asla farklı bir pozisyonda durmaz. Dik ve net  durur. Kendi milletinin geleceği çıkarları çerçevesinde duruş gösterir."
 
Oktay, serbest vize konusunda bir gelişme beklenip beklenmediğine  ilişkin soruya, "Bu vadesi geçmiş bir borçtur." cevabını verdi.
 
KKTC ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler
  
Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi öncesinde KKTC ile  koordinasyonun başbakan yardımcılığı seviyesinde yürütüldüğünü anımsattı.
 
Sistem değişikliğinin ardından gerek Dışişleri Bakanlığı gerekse  ekonomik anlamda Hazine ve Maliye Bakanlığının üzerine düşen görevleri yaptığını  anlatan Oktay, KKTC Başbakanı ve bakanlarla görüşmeler gerçekleştirdiğini,  gerekli noktalarda organizasyonu sağlamaya çalıştıklarını vurguladı.
 
Kıbrıs ve etrafındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerine dikkati  çeken Oktay, şunları kaydetti:
 
"Hidrokarbon kaynaklarının ortaya çıkarılmasıyla ilgili uluslararası  alanda yine Rum kesiminin tek taraflı, 'oldubitti' diye ifade edeceğimiz  çalışmalarını takip ediyoruz. Burada hiçbir oldubittiye müsaade etmeyeceğimizi  bir kez daha ifade etmek isterim. Bölgedeki sismik araştırmalarımız da devam  ediyor. Burada tamamen Türkiye'nin ve KKTC'nin söz sahibi olduğu noktalar var.  KKTC'nin hakkı olan Türkiye ile çalışacağı bölgeler var. O bölgelerde soru  işareti oluşturulmaya çalışılıyor. Buna  müsaade edilmeyecek. Şu anda Akdeniz'de  hem Fatih hem de Barbaros çalışmalarını yürütüyor. Kıbrıs'ı yakinen takip  ediyoruz, etmeme gibi bir şansımız yok. Kıbrıs'ı herhangi bir konuda yalnız  bırakma gibi ne şansımız ne de lüksümüz var. Kıbrıs'taki sorunlar bizim  sorunlarımızdır. Hem koordinasyon hem de ortak çalışma devam edecek."

HABER ÖNERİLERİ

CHP'nin İstanbul formülü: Popüler adaylar

Deniz Baykal'ı kahreden ölüm haberi!

Kılıçdaroğlu, Akşener ile görüştü

40 yıllık CHP'li, AK Parti'den belediye başkanı aday adayı oldu

Yerel seçimler 2019 anket sonuçları! Hangi ili kim kazanır?

AK Parti'de 3 döneme takılan 92 isim var! Bunlardan biri...

AK Parti'den oda ve borsa başkanları için 'adaylık' düzenlemesi

CHP'nin İstanbul adayları! Sarıgül ve Ercan Kesal...

İYİ Parti'de bir şok daha! Zehir zemberek sözlerle istifa ettiler

Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar