Erdoğan'dan sert tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'da grup toplantısında konuştu. Erdoğan, "Ege'de haddini aşanları yanlış hesap yapmamaları konusunda buradan ikaz ediyoruz." dedi. Erdoğan ayrıca ABD'ye de sert uyarılarda bulundu.

13.02.2018 Salı 11:41
Güncellenme: 13.02.2018 14:22
AA
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Sanılmasın ki Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz arama ve Ege'deki  kayalıklarla ilgili fırsatçı girişimler dikkatimizden kaçıyor. Ülkemizin,  güneyindeki gelişmelere yoğunlaşmasını fırsat bilerek Kıbrıs'ta ve Ege'de haddini  aşanları yanlış hesap yapmamaları konusunda buradan ikaz ediyoruz. Güney  sınırlarımızda yanlış hesap yapanların senaryolarını nasıl Fırat Kalkanı'yla,  Zeytin Dalı Operasyonu'yla, çok yakında Münbiç'te ve diğer bölgelerde atacağımız  adımlarla bozuyorsak, onların hesabını da bozarız ve bozacağız." dedi. 
 
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmaya,  "Ülkemizin sınırları boyunca büyük bir mücadele verdiği uluslararası alanda  riyakarlıkla ve yalanla bezenmiş saldırıları göğüslediği bir dönemde, sizlere,  hep birlikte çok önemli görevler düşüyor." sözleriyle başladı.
 
TBMM'nin sıradan bir kurum olmadığını belirten Erdoğan, buranın  Kurtuluş Savaşı'nı yönetmiş, Cumhuriyeti ilan etmiş, Türkiye'yi demokrasiye  geçirmiş, 15 Temmuz'da darbecilerin karşısına kahramanca dikilmiş bir Meclis  olduğunu ifade etti.
 
Erdoğan, örnek bir duruş sergileyen Gazi Meclisin tüm üyelerine millet  adına teşekkürlerini iletti.
 
TBMM'nin, 16 Nisan halk oylamasıyla kabul edilen yönetim sistemi  değişikliği konusundaki dirayetli tutumuyla, ismine uygun bir şekilde önceliğinin  millet olduğunu göstererek ayrıca bir takdiri de hak ettiğini belirten Erdoğan,  "Kahraman askerlerimiz, sınırlarımız boyunca ve sınırlarımızın ötesinde;  polisimiz, jandarmamız, güvenlik korucularımız sınırlarımızın içinde tarihi bir  mücadele yürütürken, Meclisimiz de reform gündeminden asla kopmadan üzerine  düşenleri yerine getiriyor." ifadesini kullandı.
 
Erdoğan, bugün aslında istihdamdaki gelişmelerden yatırım ortamının  iyileştirilmesi konusunda yapılan hukuki ve idari hazırlıklara kadar, reform  gündemiyle ilgili hususları paylaşacağını belirterek, şöyle devam etti:
 
"Aynı şekilde bugün özellikle, kurulacak Antartika'daki Türk Üssü için  çalışmalar yapmak üzere bu uzak kıtaya uğurlayacağımız bilim adamlarımızın  çalışmalarından söz edecektim. Ancak yaşadığımız dönemin öncelikleri daha başka  konuları milletimizle paylaşmamızı gerektiriyor. Buradan öncelikle Zeytin Dalı  Operasyonu'nda, Fırat Kalkanı Harekatı'nda ve Kuzey Irak'taki sınır ötesi  operasyonlarda görev alan tüm güvenlik görevlerimize başarılar diliyorum. Bu  arada sanılmasın ki Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz arama ve Ege'deki kayalıklarla  ilgili fırsatçı girişimler, dikkatimizden kaçıyor."
 
"Çok yakında Münbiç'te atacağımız adımlarla..."
 
Türkiye'nin, güneyindeki gelişmelere yoğunlaşmasını fırsat bilerek,  Kıbrıs'ta ve Ege'de haddini aşanları yanlış hesap yapmamaları konusunda ikaz  ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Güney sınırlarımızda yanlış hesap yapanların senaryolarını nasıl  Fırat Kalkanı'yla, Zeytin Dalı Operasyonu'yla, çok yakında Münbiç'te ve diğer  bölgelerde atacağımız adımlarla bozuyorsak, onların hesabını da bozarız ve  bozacağız. Stratejik ortağımız, müttefikimiz kalkıp da PYD, YPG'ye ciddi anlamda  parasal desteği, yaptığı silah yardımları yetmiyormuş gibi yapma kararını alması  herhalde bizim de aldığımız ve alacağımız kararaları etkileyecektir ve  etkilemektedir. Şunun iyi bilinmesi lazım; Türkiye bir çadır devleti değildir.  Asırlara bani olan bir devlet anlayışımız vardır. Ve biz bu devlet anlayışımızı  bir kenara bırakarak 'buyrun' diyemeyiz, gereği neyse bunu yaparız. Bir ölürüz,  bin diriliriz, bu böyle bilinmeli. Savaş gemilerimiz, hava kuvvetlerimiz ve diğer  güvenlik birimlerimiz şu anda bölgedeki gelişmeleri, gerektiğinde her türlü  müdahaleyi yapma yetkisiyle yakından takip ediyorlar."
 
Erdoğan, Kıbrıs açıklarında faaliyet yürüten yabancı şirketlere, Rum  tarafına güvenerek hadlerini ve güçlerini aşan işlere alet olmamalarını tavsiye  ettiklerine işaret ederek, "Bunların efelikleri, bizim ordumuzu, gemilerimizi,  uçaklarımızı görene kadardır. Bu işin, öyle gözlerden uzak kaya parçalarında  gizlice fotoğraflar çektirmekle, hiçbir geçerliliği olmayan anlaşmalarla, bölgeye  sondaj gemileri getirmekle olmayacağını bir kez  daha hatırlatıyoruz." dedi.
 
"Bizim için Afrin neyse Ege'deki, Kıbrıs'taki haklarımız da odur"
 
Böylesine ciddiyetsiz ve çocukça adımların hiçbir netice getirmeyeceği  gibi sadece faillerini küçülteceğine, seviyesiz hale getireceğine işaret eden  Erdoğan, "Türkiye tarihten, anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan gelen  haklarınının sonuna kadar takipçisidir ve takipçisi olacaktır. Bizim için Afrin  neyse Ege'deki, Kıbrıs'taki haklarımız da odur." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nın ne kadar önemli ve  doğru olduğunun, bölgede atılan her adımla bir kez daha karşılarına çıktığını  vurguladı.
 
"Şayet biz bu operasyonu, olumsuz iklim şartlarına rağmen, şimdi değil  de mesela yazın başlatmış olsaydık, inşaatını yarım kalmış halde bulduğumuz o  tahkimatların her biri birer kaleye dönüşecekti." diyen Erdoğan,  değerlendirmelerine şöyle devam etti:
 
"Bu operasyon sebebiyle hala ülkemizi suçlayanlar ve bir an önce  oradan çekilmemizi isteyenler, önce bölgedeki tünellere, kulelere, baştan aşağı  silahlandırılmış köylere, her türlü silahla teçhiz edilmiş teröristlere bir  baksınlar. Eğer ortadaki görüntüye rağmen tüm bu hazırlıkların ülkemize yönelik  olmadığını iddia eden varsa, artık onlara söyleyecek sözümüz yoktur."
 
 
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Bu nasıl NATO'da beraber ortaklıktır? NATO'da berabersek, NATO'nun  kendi yürüyen maddeleri, hükümleri neyse, Türkiye'nin buna ne kadar uyması  gerekiyorsa, Amerika'nın da o kadar uyması gerekir. NATO eşittir Amerika Birleşik  Devletleri değildir. NATO'da tüm ülkelerin her biri Amerika ile eşittir." dedi. 
 
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada,  Türkiye'nin alenen bir terör kuşatmasına maruz kalması karşısında gösterdiği  refleksin, olabilecek en asgari tepki olduğuna işaret etti.
 
Buna dahi tahammül edemeyenlerin, adeta "teröristlere teslim  olunmasını isteyenlerin" bulunduğunu belirten Erdoğan, "Bu nasıl NATO üyeliğidir?  Bu nasıl NATO'da beraber ortaklıktır? Eğer biz NATO'da berabersek, NATO'nun kendi  yürüyen maddeleri, hükümleri neyse, Türkiye'nin buna ne kadar uyması gerekiyorsa,  Amerika'nın da o kadar uyması gerekir, bunun da böyle bilinmesi lazım. Şunun da  bilinmesini istiyorum; Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olarak, NATO eşittir Amerika  Birleşik Devletleri değildir. NATO'da tüm ülkelerin her biri Amerika ile  eşittir." diye konuştu.
 
"Ne derlerse desinler"
 
NATO'nun iç hukukunun tüm üyeleri bağladığına dikkati çeken Erdoğan,  sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"NATO'nun iç hukuku neyse ona hepimiz aynı şekilde uymak durumundayız.  Ama sen kalkar da YPG'ye PYD'ye, 'Bize göre bu terör örgütü değildir' diyorsan,  geç onu bir kenara. NATO'da senin müttefikin olan bir ülkeye eğer bu  saldırıyorsa, sen NATO mensubu olarak onun karşısında durman gerekir. NATO'nun  hukuku bunu gerektiriyor. Şimdi bunlar ne hale geldiler; diyorlar ki 'Bunlar  terör örgütü değil'. Ne derlerse desinler. Dün, evvelsi gün güvenlikten sorumlu  bir temsilcileri geldi. Şimdi Dışişleri Bakanları da gelecek. Onlarla da  konuşacağız. Bütün gerçekleri çok açık, net önlerine koyacağız. Bu iş hakka,  hukuka uygun bir şekilde yürümek durumundadır. Eğer hakka, hukuka uygun bir  şekilde yürümezse bunun ortak veya bir müttefik veya model ortaklık olmaz.  Kendilerine tehdit olarak düşündükleri örgütlerin tepelerine yüzlerce, binlerce,  on binlerce kilometre öteden gelip binenler Türkiye'nin sınırlarının hemen  ötesindeki oluşumlara seyirci kalmasını talep edemez."
 
"DEAŞ'la siz şu ana kadar ne mücadelesi verdiniz?"
 
Türkiye'nin Suriye ile 911 kilometre sınırı olduğunu hatırlatan  Erdoğan, sınırı dahi olmayanların, imkanları el verdiği için rahat rahat gelip  Suriye'ye girdiklerini, her türlü silahı getirdiklerini ve para verdiklerini  ifade etti.
 
 Erdoğan, "İlk gelen haberler; şu anda 550 milyon dolar civarında  parasal destek. Ama bunun 3 milyar dolara kadar çıkacağına yönelik de fiskoslar  var. Onlar da dolaylı yoldan. Güya DEAŞ ile mücadele için bölgeye çöreklenen  herkes şimdi DEAŞ'la bir olup Türkiye'ye karşı açılan cephede yer alıyor. DEAŞ'la  siz şu ana kadar ne mücadelesi verdiniz? Kaç DEAŞ'lıyı yok ettiniz veya nereye  sevk ettiniz? Ortada hiçbir gerçek, kabullenilebilecek vaka yok."  değerlendirmesinde bulundu.
 
Türkiye'nin; bölgede kimin kiminle birlikte olduğunu, ne yaptığını  hangi iş birliklerinin içine girdiğini, kime hangi imkanların sağlandığını  belirlediğini ve kaydettiğini dile getiren Erdoğan, artık kimsenin DEAŞ  bahanesini kullanmaya hakkı bulunmadığını, çünkü hepsinin DEAŞ ile beraber  hareket ettiğini belirtti.
 
"Suriye ve Irak'taki DEAŞ tiyatrosunun sonu gelmiştir"
 
Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"Suriye ve Irak'taki DEAŞ tiyatrosunun artık sonu gelmiştir. Buradan  tüm taraflardan maskelerini indirip zaten bildiğimiz gerçek yüzleriyle karşımıza  çıkmalarını özellikle talep ediyoruz. Bölücü örgütün mensuplarıyla yan yana poz  verip de 'Biz bunların PKK olduklarına dair bir işaret görmedik' diyenler,  kendileri kör veya aptal değillerse art niyetlidirler. Hele hele 'Bizi vururlarsa  sert karşılık veririz diyenlerin' ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş  oldukları da çok açıktır. Türkiye'yi canlarının istediği gibi girip çıktıkları,  her türlü hoyratlığı yapıp hesap vermedikleri yerlerle karıştırıyorlarsa çok  yakında öyle olmadığını da görecekler. Biz elbette onları kasıtlı olarak hedef  almayacağız ama şimdiden ilan ediyoruz ki hemen yanı başlarında duranlardan  başlayarak gördüğümüz her teröristi de imha edeceğiz, yok edeceğiz. İşte o zaman  sırtlarını sıvazladıkları teröristlerin yanlarında bulunmasalar kendileri için  daha iyi olduğunu anlayacaklar. Çünkü teröristlerin yanlarında ne işleri  olduğunun izahını en başta kendi kamuoylarına yapmaları oldukça zor olacaktır."
 
"Amerikan halkına sesleniyorum"
 
Konuşmasında Amerikan halkına da seslenen Erdoğan, Amerika'nın  bütçesinden çıkan bu paraların halkın cebinden çıkan paralar olduğuna işaret  etti.
 
Erdoğan, "Bu konuda Amerika halkının duyarlılığını da özellikle  gündeme getirmek istiyorum. Zira şu anda milli bütçeden böyle bir paranın çıkması  manidardır. Herhalde bunun da üzerinde durulması gerekir diye düşünüyorum. Madem  ki takke düşmüştür ve kel görünmüştür, bazı şeyleri açıkça konuşmanın zamanı da  gelmiş demektir." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Bölücü örgüt, önce Irak'ta Kandil ve çevresinde yuvalanmıştı, şimdi de  Suriye'de sınırlarımızın tamamını kapatmayı hedefliyor. Bir grup siyasetçimiz ise  maalesef bu örgütlere adlarıyla, sanlarıyla hak ettikleri şekilde terör örgütü  bile diyemiyor." dedi. 
 
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada,  mücadelenin paradan, silahtan, sayıdan önce bir inanç, iman, yürek işi olduğunu  bilen bir millet olarak gerekirse yedi düvelin üstesinden gelme mücadelesi  verileceğini bildirdi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizi asıl üzen nedir biliyor musunuz?  İçimizdeki ihanet şebekeleri, bizi asıl yaralayan içimizdeki gafillerdir,  kuklalardır. FETÖ'nün emniyet teşkilatımızda, adalet teşkilatımızda, ordumuzda,  iş dünyamızda, sivil toplum kuruluşlarımızda bütün yapılan tahribata inanın bana  yedi düvel bir araya gelse yapamazdı. Hamdolsun bu büyük ihanet çetesinin üzerine  kararlılıkla gidiyoruz. Geçen her gün bu hainlerin gerçek yüzü biraz daha ortaya  çıkıyor." diye konuştu.
 
Terör örgütü PKK'nın her ne kadar dış desteğe sahip olsa da ülkenin  içinde büyüyüp, palazlanmış başka bir ihanet şebekesi olduğuna işaret eden  Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bölücü örgütün ülkemize ve milletimize zarar vermek, alçakça kan  dökmek, insanlara hayatlarını zindan etmek dışında yaptığı başka hiçbir iş  yoktur. Sadece kötülük etmek, sadece insanlara zulmetmek için kurulmuş bir örgüt,  34 yıldır yakamızı bırakmıyor. Bölücü örgüt, önce Irak'ta Kandil ve çevresinde  yuvalanmıştı, şimdi de Suriye'de sınırlarımızın tamamını kapatmayı hedefliyor.  Bir grup siyasetçimiz ise maalesef bu örgütlere adlarıyla, sanlarıyla hak  ettikleri şekilde terör örgütü bile diyemiyor."
 
Bu konuda bir görüntü izlettireceğini belirten Erdoğan, "Bu terör  sevicilerinin söylemleri bir ekrana gelirse isabetli olur." dedi.
 
Ardından, salonda sinevizyon üzerinden, CHP Genel Başkanı Kemal  Kılıçdaroğlu, CHP Milletvekilleri Muharrem Erkek, Sezgin Tanrıkulu, Eren Erdem,  Selin Sayek Böke ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun konuşmaları  ve twitleri ile HDP kongresinden bazı görüntüler gösterildi.
 
Konuşmasını sürdüren Erdoğan, görüntülerde kimlerin olduğunun ve neler  söylediğinin tekrar hatırlatılması gerektiğine işaret ederek,  şöyle devam etti:
 
"Bakıyorsunuz, Ana muhalefetin Genel Başkanı neler söylüyor,  yardımcıları neler söylüyor, mensupları neler söylüyor? Zaten şu anda terör  örgütünün uzantısı durumunda olan partinin temsilcileri neler konuşuyor? 2014  yılında, şu anda Suriye'de askerimizi şehit eden, ülkemize her gün füzeyle,  havanla saldıran YPG için 'terör örgütü değildir, vatanını kurtarmak için  örgütlenmiş bir oluşumdur' diyebilen bir anlayışla Türkiye karşı karşıyadır.  Nerede bu? İçimizde. Türkiye'de. Şimdi de kendisine sorulduğunda bir sürü kem  kümle cevap vermekte. Şöyle göğsünü gere gere ağız dolusu, 'Evet PKK da bir terör  örgütüdür, YPG de bir terör örgütüdür, FETÖ de bir terör örgütüdür, DHKP-C de bir  terör örgütüdür' diyememektedir Bay Kemal.
 
Kimi aldatıyorsun ya. Eğer senin yüreğin varsa, zerre kadar sende  yürek varsa, ahlak noktasında siyasi ahlakın varsa açıkça dersin ki, 'Bunlar  birer terör örgütüdür.' Utanmadan şahsımla ilgili bir de yalan söylüyor. 'Hiçbir  zaman Nusra'ya terör örgütüdür diyemedi' diyor. Yahu kaç kez televizyonda bunlar  yayınlandı. Al bir daha söyleyeyim: Evet Nusra bir terör örgütüdür, El Kaide bir  terör örgütüdür. Açık açık bunları biz defalarca söyledik. Ama senin kulağın var  duymazsın, senin gözün var görmezsin, dilin, ağzın var ama sen hakikatı  söyleyemezsin. Diğerlerinden hiçbir farkın yok. Çünkü sadece kendisinin değil,  partisindeki pek çok kişinin aksi yönde beyanları, aksi yönde duruşları var."

HABER ÖNERİLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump, 11 Kasım’da buluşacak

Battal İlgezdi hakkında soruşturma başlatıldı

Sır araçtan işte bunlar çıktı

25 ilde dev operasyon! 159 kişi gözaltında

Her şeyi itiraf etti! 'İğrenç ilişkiler gördüm'

3. dalga geliyor! Sıra iş adamlarında

Ege Denizi'nde korkutan deprem

Terör örgütü PKK'ya darbe! Sözde İsveç sorumlusu yakalandı

Otoparktaki Mercedes’in sırrı: "Bagajdan üç valiz indirdi, yüz maskesi yere düştü"

Kangal köpek çocuklara saldırdı!