Erdoğan AK Parti il kongresinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kars'ta AK Parti il kongresinde konuştu. Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun iddialarıyla ilgili "Belge dediği kağıtları gördükten sonra anladık ki ibirileri bu zatı fena halde tongaya düşürmüş." dedi.

02.12.2017 Cumartesi 14:06
Güncellenme: 02.12.2017 17:02
AA
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Öyle sanal oluşturulan mahkemelerle o Feto denilen alçağın uydurma  temsilcileriyle kurulan mahkemeler asla benim ülkemi mahkum edemez." dedi. 
 
Erdoğan, İsmail Aytemiz Spor ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen AK Parti  Kars 6. Olağan İl Kongresi'nde partililere hitap etti.
 
Konuşmasına, yaklaşık iki buçuk yıllık bir aranın ardından Kars'a  geldiği için memnuniyet duyduğunu belirterek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  milletin birliği, bayrağın dalgalanması, ezanların susmaması, vatanın selameti ve  devletin bekası için bin yıldır bu toprakları kanıyla yoğuran tüm şehitleri  rahmetle andı.
 
Erdoğan, "Benim dedem de burada Sarıkamış'ta şehadet şerbetini  içmişti. Bu vesileyle ben de Kemal Dedem'e Allah'tan rahmet diliyorum. İşte onlar  çağrı yapıldığı zaman Rize'den yola çıkmışlar, Rize'den yola çıkarak, onlar da  Sarıkamış'a gelmişler, bu Sarıkamış'ta şehadet şerbetini içmişlerdi." ifadesini  kullandı.
 
Salonda kendisini dinleyenlere "Şehadet, yüce bir makam. İnananı, işte  bizim dinimizde çağrıldığı zaman yaz demez, kış demez yola koyulur ve o makama  ulaşırdı. Ben, sizleri bu makama aday insanlar olarak görüyorum. Siz 15 Temmuz'da  bunu ortaya koydunuz." diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kars'ın 15 Temmuz  gecesi sokaklara çıkan, tankların önüne gövdesini siper ederek, kısa sürede  hepsinin de kışlalarına geri dönmesini sağladığını anlattı.
 
Erdoğan, bu kahramanlıkları ve dirayetleri için her bir Karslıya ayrı  ayrı şükranlarını sundu.
 
Kars'ın, dün olduğu gibi bugün de ülkesine saldırmak isteyenlere asla  geçit vermeyeceğini bir kez daha gösterdiğini yineleyen Erdoğan, "Sizler bir kez  daha Malazgirt'ten çok önce buraları hem manevi olarak hem de kılıcıyla fetheden  Hasan Harakani Hazretleri'nin evlatları olduğunuzu gösterdiniz." dedi.
 
Erdoğan, Kars'a bir teşekkürü de 16 Nisan halk oylaması sonuçları için  borçlu olduğunu vurgulayarak, Kars'ın yüzde 51 oy oranıyla "evet" diyerek,  tercihini büyük ve güçlü Türkiye'den yana kullandığını gösterdiğini aktardı.  İlçeler arasında da yüzde 66,7'lik "evet" oranıyla ilk sırada yer alan  Sarıkamış'ı özellikle tebrik eden Erdoğan, Kars'ın gönüllerinde hep ayrı bir yeri  bulunduğunu kaydetti.
 
"Eğilirseniz hakkımız size helal olmasın, eğilmeyeceksiniz"
 
  
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada kökenine, mezhebine, meşrebine, görüşüne  bakmaksızın asırlardır bir arada, kardeşçe, huzur içinde yaşayan Karslıları, tüm  Türkiye'ye ve bölgeye örnek gösterdiklerini aktardı.
 
Erdoğan, Türk'üyle Kürt'üyle Terekeme'siyle Azeri'siyle ayrılığın  değil, birliğin olduğunu vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti:
 
"Biz yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdik. Biz ayırabilir miyiz  insanoğlunu birbirinden? Rabbim bizleri farklı kabileler, kavimler halinde  yarattı ama ayrılık için değil. Birbirimizi iyi tanıyacağız, iyi anlaşacağız.  Üstünlük neyle? Kavimle mi, kabileyle mi? Değil. Ya? İttika, takva. Üstünlük  onunla. Ben, sizi bu yarışın içinde işte bu şekilde görüyorum ve sizleri Allah  için seviyorum. Makamınız, mevkiniz, paranız, pulunuz değil, sadece ittika."
 
Erdoğan, salondakilerin "Dik dur eğilme" sloganları üzerine "Biz ne  zaman eğildik ki? Beşer planında kimsenin karşısında bugüne kadar eğilmedik, biz  sadece ve sadece Rabbimizin huzurunda rükuda ve secdede eğildik, başkası asla.  Gençler, ben inanıyorum ki hiçbir zaman ne makamların, ne paranın, ne pulun, ne  beşeri bir gücün karşısında eğilmeyeceksiniz, eğilirseniz hakkımız size helal  olmasın, eğilmeyeceksiniz. Eğer böyle olursak işte 15 Temmuz'da bize saldıranlar  geldikleri gibi giderler." karşılığını verdi.
 
  
Sanal oluşturulan mahkemeler
 
15 Temmuz gecesi 250 şehidin ve 2 bin 193 gazinin olduğunu anımsatan  Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşlerini paylaştı:
 
"Ama birileri Amerika'ya gider, birileri Batı'nın değişik ülkelerine  gider ama bu ülkenin asıl sahipleri yine burada kalır. Bak biz buradayız, onlar  nerede? Kimisi Hans'ın kulu kölesi oluyor, kimisi Corc'un kulu kölesi oluyor,  kimisi kurulan sahte mahkemelerde yargılanmak suretiyle güya benim ülkemi  yargılamaya kalkıyor. Boşuna uğraşmayın. Bizim abdestimizden şüphemiz yok ki  namazımızdan şüphemiz olsun. Onun için öyle sanal oluşturulan mahkemelerle o  'Feto' denilen alçağın uydurma temsilcileriyle kurulan mahkemeler, asla benim  ülkemi mahkum edemez."
 
Bu sözler üzerine salondaki partililer, "Vur vur inlesin, Amerika  dinlesin" sloganları attı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddialarına ilişkin, "Hani bir  zamanlar meşhur bir şarkı vardı ya 'Allah'ım neydi günahım?' İnanın bana bu zatla  muhatap olmak bize aynısını hatırlatıyor. Siyasi hayatımın en seviyesiz  saldırılarına bu dönemde muhatap kaldım. Hani şeytan taşlamaktan tavafa fırsat  kalmıyor. Bizimki de aynı o." dedi. 
 
Erdoğan, İsmail Aytemiz Spor ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen AK Parti  Kars 6. Olağan İl Kongresi'nde partililere hitap etti.
 
Kılıçdaroğlu'nun kendisi, ailesi ve akrabalarına ilişkin iddialarına  yanıt vermeyi sürdüren Erdoğan, "Bu kadar açık, bu kadar net, bu kadar tevile  kapalı bir iddia karşısında azıcık onuru, haysiyeti, şerefi olan biri ne yapar?  Benim yaptığım çağrı ne? Elinde belge varsa milletin önüne koy, ben gereğini  yaparım. Cumhurbaşkanlığını da bırakırım, siyasetten de çekilirim yoksa  siyasetten çekil, CHP'nin başından da çekil de karşımızda doğru dürüst bir  muhalefet bulalım." şeklinde konuştu.
 
Kılıçdaroğlu'nun, "belge" diye gösterdiği kağıtların yurt dışına tek  kuruş para gönderildiğini ispatlayamadığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Peki bu şahıs çıkıp iftiracı olduğunu itiraf etti mi? Tabii ki ona da  hayır. Eder mi? Onu da sanmıyorum. Hani bir zamanlar meşhur bir şarkı vardı ya  'Allah'ım neydi günahım?' İnanın bana bu zatla muhatap olmak bize aynısını  hatırlatıyor. Siyasi hayatımın en seviyesiz saldırılarına bu dönemde muhatap  kaldım. Hani şeytan taşlamaktan tavafa fırsat kalmıyor. Bizimki de aynı o. Ben bu  zata haddini bildiririm. Orada bir sıkıntı yok da sürekli bu zatın yalanlarını  dinlemek zorunda kalan milletimizin Allah yardımcısı olsun. Partisi içinde  birileri, sanıyorum kendisinden kurtulmayı kafaya koydukları için olacak, sürekli  sahte belgelerle sahte iddialarla bu zatı rezil kepaze ediyorlar. Bir oyun var.  Kendisinin surat derisi biraz kalın olduğu için bugüne kadar söylediği onca  yalanı yüzüne vurmamıza rağmen hala yerinde durmayı başardı."
 
"Yüzüne tükürüldüğü ile kaldı"
 
Kılıçdaroğlu'nun, daha önce kendisinin "İsviçre'de hesapları olduğu"  iddiasında bulunduğunu ancak ispatlayamadığını vurgulayan Erdoğan, "Hadi 'neyse'  dedik, terbiyesizliğine verdik, mahkemelerde paralar kazandık. Bir televizyon  kanalında 'Erdoğan'ın, Baykal'ın kasetini izlediğini gördüm.' iftirasını attı.  İspatlayamadı. Yüzüne tükürüldüğü ile kaldı." dedi.
 
Yine Kılıçdaroğlu'nun, "Güneydoğu Asya'daki tsunami felaketi için  Türkiye'de toplanan paraların Açe'ye gönderilmediğini" iddia ettiğini dile  getiren Erdoğan, "Belgeler ortaya konulduğu halde akıl almaz bir yüzsüzlükle  kılını bile kıpırdatmadan dönüp gitti. Şimdi de Suriyeliler için harcanan paraya  kafayı takmış. Senin zaten Suriyelilerle ne işin var? Senin o mültecilerle ilgili  en ufak bir derdin var mı? Sen ne anlarsın muhacirden ne anlarsın ensardan. Bütün  bu adımları kararlılıkla atıyoruz." ifadelerini kullandı.
 
"Sen kimsin ki sana bunu ispatlayacağım"
 
Erdoğan, Türkiye'nin, mülteciler için 30 milyar dolar tutarında  yardımda bulunduğunu belirterek, "'Çık, bunu bize ispatla' diyor. Sen kimsin ki  sana bunu ispatlayacağım. Şu anda AFAD, Kızılay, Diyanet Vakfı, sivil toplum  örgütlerimiz ve milletimizle bizler, buraya gıdasından giyimine, ilacına,  konteyner kentlere, çadır kentlere, eğitimlerine varıncaya kadar bu insanların  her şeyini 7 yıldır biz hallediyoruz." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bir ara yine grup toplantısında elinde bir kağıt sallayarak, o  dönemdeki bir bakan arkadaşımızın, Hayati Yazıcı Bey'in 'ÖSYM Başkanına şu kişiyi  üniversiteye yerleştirin.' diye mail attığını ileri sürdü. Mail adresinin de  mesajın da sahte olduğu, öyle bir olayın yaşanmadığı ortaya çıktı ama tabii bu  zat işi yine pişkinliğe vurdu. Şimdi bakan olan bir belediye başkanımıza da...  Söyleyeyim, Çevre Bakanımıza, akıl almaz iddialarla haftalarca kamuoyunu oyaladı.  Sonuçta ödediği tazminatlarla kaldı ve Mehmet Özhaseki kardeşimiz de aldığı o  tazminatları Kayseri'nin en büyük meydanlarından birinde vatandaşa sucuk ekmek  olarak dağıttı."
 
"Hanımlara da zerre kadar saygısı yok"
 
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na açılan manevi tazminat davalarına  değinen Erdoğan, "Şu anda arkadaşlarımızla beraber 3 milyonluk dava açtık ve bu  davalardan kazandıklarımızı da inşallah, tabii milyoner olacağız ya biz hanımlar  için onlara bir konaklama yurdu ve evi yapacağız. Geçenlerde hanımlara da bir  ters laflar etti biliyorsunuz. Tekrar etmeyeyim. Bunun hanımlara da zerre kadar  saygısı yok. Zaten önümüzdeki seçimi kaybettiği zaman eve nasıl gelecek diye  merak ediyorum. Hanıma da bir şey söylemek lazım." diye konuştu.
 
Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi hizmete girdiğinde,  "binalarda altın klozet olduğunu söyleyecek kadar işi bayağılaştırdığını"  söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Meydan okudum, 'Gel, bak bakalım. Bunlar altın mı, değil mi? Değilse  ne yapacaksın?' Bir şey diyemiyorum ki daha ileri gidemiyorum. Güya kadın  haklarını savunur, kadınlara şiddeti meşrulaştırır. Duyduğuma göre daha sonra  kadınlarımız kendisine ağzının payını vermişler zaten. Çanakkale'de bizim bir  hanım belediye meclis üyemiz, orada konuşma yapıyor. Belediye Başkanı CHP'li,  bizim meclis üyemizi, o bayan arkadaşımızı susturuyor. En sonunda 'Mikrofonu  kapatın.' diyor. Bir belediye başkanı, bir meclis üyesine bunu nasıl yapar. Şimdi  18 Mart geliyor. 18 Mart'ta da hadi bakalım çık sen şimdi Çanakkale'de konuş.  Sayın Vali'ye talimatı verdim, 'Bu adamı Çanakkale'de bu sene  konuşturmayacaksın.' dedim. Arapların güzel bir sözü var, 'Men dakka dukka.'  Konuşmayacak. Bu zatın iftiralarını, yalanlarını, yanlışlarını, cahilliklerini  tek tek anlatmaya kalksak bir türlü sonu gelmeyen dizileri dahi geride bırakacak  kadar malzeme çıkar."
 
"Bu defa yakayı öyle kolay kurtaramayacak"
 
Kılıçdaroğlu'nun, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Genel Müdürlüğü  dönemini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Savaş Ay'ın programında, A Haber'de izlemişsinizdir. O rezillikleri  gördünüz. Ne insanlar gitti. Biz şu anda ne tür hastaneler yapıyoruz  görüyorsunuz. 2020'ye kadar şehir hastaneleriyle birinci derecede büyük şehirleri  donatıyoruz. Buralarda artık Türkiye yurt dışına kolay kolay evlatlarını  göndermeyecek. Her tedavi burada olabilecek. Doktorlarımız yoğun şekilde  yetişiyor. Yeni gençlerimiz de yetişiyor. Tıp fakültelerinin sayısını artırdık.  Şimdi Sağlık Bilimleri Üniversitelerinin de sayılarını artırıyoruz."
 
Bu defa yakayı öyle kolay kurtaramayacak. Artık bu yalanın bir bedeli  var. Kendisinin sözünde duracağından, özür dileyeceğinden, istifa edeceğinden  yana en küçük bir umudum yok. Dikkat ederseniz bu zata cevap verirken onun  seviyesine düşmemek için gerçekten çok gayret sarf ettim. Sadece söz sanatımızın  en güzel örneklerinden biri olan şair Nefi'nin Tahir Efendi adındaki bir zatın  kendisi hakkında söylediklerine verdiği cevabı hatırlatmakla yetiniyorum. Ne  demiş, işte o çok önemli."
 
Türkiye'nin terör örgütlerinden, ekonomik tetikçilere, iç ve dış  kumpasçılara kadar pek çok saldırıyla aynı anda mücadele eden bir ülke olduğuna  işaret eden Erdoğan, "Böyle bir ortamda ana muhalefetin öyle gizli, saklı falan  değil, alenen terör örgütlerinin kuklası, kumpasçıların ortağı haline dönüşmesi  en büyük talihsizliğimizdir." ifadelerini kullandı.
 
Gerçekleri çok iyi gören Türk milletinin bunlara itibar etmediğini  vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin kritik süreçten sağ salim çıkmasının yeterli  olmadığını belirtti.
 
 
Tarihi dönüşüm sürecinin daha güçlenerek, büyüyerek ve zenginleşerek  geride bırakılması gerektiğini bildiren Erdoğan, belirlenen büyük hedefler  olduğunu söyledi.
 
"Dört ilke kurtuluş reçetemiz"
 
"Bizim 2023 hedeflerimiz, 2053 vizyonumuz, 2071 hayallerimiz var."  diyen Erdoğan, bunların gerçekleştirilmesinin de yapılacak işlere, gösterilecek  dirayete, atılacak adımlara bağlı olduğuna dikkati çekti.
 
"Önemli olan başkalarının bizim için ne düşündüğü, bize ne gömlek  biçtiği değil, önemli olan bizim ne istediğimiz, bizim nereye varmak  istediğimizdir." değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bizim Rabia'mız var. Dört ilke bizim kurtuluş reçetemiz. Tek millet  olmayı başardığımızda bizi yıkacak hiçbir güç tanımıyorum. Tek bayrak, bu  ifadeyle sembolleştirdiğimiz değerlerimize sahip çıktığımızda yapılan saldırılar,  'Yel kayadan ne götürür?' misali bize zerre kadar etki etmez. Tek vatan diyerek  780 bin kilometrekarelik vatan topraklarımız bölemeyecekler. Bu topraklara sahip  çıkacağız. Kem gözler göremez, kem dudaklar söylemez, kem kulaklar duyamaz, kem  kalpler atamaz hale gelir. Tek devlet, bu kararlılıkla Türkiye Cumhuriyeti  devletinden başka bir devlet tanımıyoruz. Bunu da böyle bilelim. Ne PKK'sı ne  FETÖ'sü ne DEAŞ'ı ne de diğer terör örgütlerinin paralel devlet arayışları işe  yarar. Eğer biz kendi gündemimizi bir kenara bırakır tüm vaktimizi ve  imkanlarımızı başkalarının ne dediğiyle, ne yaptığıyla uğraşarak veya  birbirimizle didişerek geçirirsek işte asıl o zaman maalesef kaybederiz. Bu oyuna  düşmeyeceğiz."
 
 "Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep  birlikte Türkiye olacağız." vurgusu yapan Erdoğan, konuşmasını, "Beraber yürüdük  biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi dinlediğim tüm şarkılarda  bana her şey sizi hatırlatıyor." diyerek tamamladı.
 
  
Kongreden notlar
 
AK Parti Kars 6. Olağan İl Kongresi'ne Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı  sıra Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, İçişleri Bakanı  Süleyman Soylu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş da katıldı ve kısa  birer konuşma yaptı.
 
Salonda, "Cumhurun reisi Harakani diyarına hoş geldin", "Millet onun  yanında sonuna kadar yanında", "Bırak onlar oyun kursun, millet oyunu bozsun"  yazılı pankartlar dikkati çekti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında bahsettiği ve başbakan olduğu  dönemde, Ani Harabeleri'ni ziyaretinde çat kapı evine gittiği Emine Kaya'yı  yanına çağırdı, bir süre sohbet etti. Erdoğan, kendisini yıllar önce evinde  ağırladığı için Kaya'ya teşekkürlerini iletti ve bir süre sohbet etti. Emine Kaya  da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tekrar evine çay içmeye davet etti.

HABER ÖNERİLERİ

Eski bakanların yeni görevleri bu hafta belli oluyor

CHP'de kritik gün! Delegeler imza vermeye başlıyor

Adalet Bakanı'ndan flaş OHAL açıklaması

Erdoğan ile Trump telefonda görüştü

CHP'de kurultay krizi

MHP'den Akşener'e suç duyurusu

OHAL sonrası için 27 maddelik teklif, Meclis Başkanlığı'na sunuldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Onları asla unutmayız, unutturmayız

CHP'de flaş istifa!

Muharrem İnce'yle ilgili bomba iddia! Çarşamba günü...