Ercan Çitlioğlu

tüm yazıları
e-posta gönder

Suriye’de savaş bitti mi?

28.11.2017 Salı

Soçi’de gerçekleşen Türkiye-Rusya-İran Liderler Zirvesi sonrası Suriye’de siyasi çözüm aşamasına gelindiği açıklaması, ABD’nin de katılımı ile olumlu ve umut verici bir gelişme olmakla birlikte savaşın sonlanması bağlamında kimi bilinmeyenler varlığını korumayı sürdürüyor.

Örneğin Suriye ordusunun muhaliflerin son kalesi Doğu Guta’yı ağır bir bombardıman altına aldığı günümüzde “savaş bitti ise” İdlib’te Tahrir el Şam çatısı altında yuvalanan, ağırlığını El Nusra militanlarının oluşturduğu, sayıları 30.000 dolayında varsayılan radikal örgüt mensupları ne olacak?

Ya da YPG’nin önce Tabka, sonrasında Rakka’dan silahları ile ayrılmalarına izin verdiği, Deyr ez Zor üzerinden güneye, Fırat vadisine çekilen, önemli bir bölümü yer altına giren teröristlerin süregelen varlığına karşın “DEAŞ bitti” denilebilir mi?

Suriye’de radikal dinci örgütler arasında yer alan, ağırlıkla Kuzey Kafkasya ve Orta Asya’dan geldikleri için “Horasan Grubu” olarak adlandırılan adanmışlık kültürleri fanatizme varan çatışma deneyimli militanları kendisi için doğrudan bir tehdit kaynağı olarak gören Rusya’nın Suriye Savaşı gerçek anlamda sonlandı denilebilir mi?

Suriye’de siyasi çözüm evresine ulaşıldığı konusunda Soçi açıklamasına katılan ABD, YPG’ye silah yardımını sürdürmesi halinde barışçıl süreci dinamitleyen ülke konumuna düşmeme açısından “Suriye’de sahadaki ortaklara! verilen askeri destek konusunda olması gereken düzenlemeleri yapacağı “yoruma açık söyleminin arkasında gerçekten durarak ve daha önceki sözlerini tutarak YPG’ye verdiği silahları geri alabilecek ya da Menbiç’ten çekilecek midir?

Türkiye açısından doğrudan bilinmeyenlerden birincisi ise Rusya ve İran’ın “Suriye’deki tüm etnik ve mezhepsel toplulukların katılımı ile gerçekleştirilmesi planlanan toplantıya “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kesin sözlerle düştüğü nota rağmen PYD yine de davet edilirse Soçi zirvesinin alacağı yaranın hasar oranının ne olacağıdır.

İkinci bilinmeyen ise Suriye’nin adım adım federalizme doğru yol aldığı yaşanan süreçte Ankara’nın masadan hiç kalkmadığını söylediği Afrin’e yönelik askeri bir harekatın, siyasi çözümün taraflarından birisi olan Türkiye açısından özellikle ABD’nin son hamlesi bağlamında ne ölçüde mümkün bulunduğudur.

Reel politiğin akla getirdiği ve Türkiye’nin yeni proje ve politikalar üretmesi gerektiğini dayatan sorular şimdilik kaydı ile bunlar. Yanıtlarını Cuma yazımızda irdelemek üzere.

Yazarın Önceki Yazıları

10.07.2018

Yeni sistemde dış politika - 3-

06.07.2018

Yeni sistemde dış politika -2-

03.07.2018

Yeni sistemde dış politika -1-

29.06.2018

Kandili söndürmek -2-

26.06.2018

Kandil’i söndürmek...

22.06.2018

ABD ile bitmeyen senfoni

08.06.2018

İZNİNİZLE….

05.06.2018

Ödenmesi gecikmiş bir borç

01.06.2018

Hangi İran -2-

29.05.2018

Hangi İran? -1-
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Eda Solmaz

Nick Cave benim de elimi tutacak mı?

Koray Caner

En şık final

Murat Çelik

15 Temmuz 2019 bugünden farklı olmalı

Müge İplikçi

Şişedeki gibi durmayanlar

Oya Doğan

8 kere tekrar eden reklamla otizme dikkat çektiler

Mert Nayır

Küçük işletmeye de BES zorunlu oldu