Ercan Çitlioğlu

tüm yazıları
e-posta gönder

Kürtlerin dramı...

06.10.2017 Cuma

“Ne yazık ki o ulusa, parçalara bölünmüştür ve her parçası kendini bir ulus sanır...”

Halil Cibran

IKBY’de gerçekleştirilen bağımsızlık referandumu konusunda söylenmeyen en önemli şey belki de adının yanlışlığıydı. Bağımsızlık adı altında özlemlerine kavuşmak için sandık başına gidenler, sonuçların açıklanmasından hemen sonra ellerinde İsrail bayrakları ile Erbil sokaklarında şenlik yaparlarken aslında ABD ve İsrail’e bağımlılıklarını onayladıklarının ne kadar farkındaydılar bilinmez ama tarihleri boyunca emperyal güçlerce kullanılarak sömürülen Kürt kardeşlerimizin önünde hala bir fırsat penceresi var.

Saddam döneminde ABD’nin eğiterek donattığı Ray Ban gözlükleri ile kameralara poz veren peşmergelerin aileleri ile birlikte Irak’tan, Guam adasındaki ABD üssüne oradan Amerika’ya kaçırıldıkları günlerde, ABD Temsilciler Meclisinde, CIA’nin Iraklı Kürtlere yönelik illegal faaliyetleri ile ilgili kurulan bir araştırma komisyonunun varlığı ve burada konuşulanlardan, referandumda tüm iyi niyet ve heyecanları ile oy kullananlar Barzani’nin aksine herhalde bilgi sahibi değillerdi.

Araştırma Komisyonunda ifade veren ve ifadesi komisyon çalışmaları sonlandığında yayınlanan PIKE raporunda yer alan bir yetkilinin sözleri aynen şunlardı; “Ne Amerika Birleşik Devletleri, ne de Dr.Kissinger (Dönemin ABD Dışişleri Bakanı) Kürtler için bir zaferi arzulamaktadır. Onlar yalnızca isyancıların, (Kürtlerin) Irak’ın kaynaklarını tüketmeye yetecek düzeyde bir çatışmayı sürdürebileceklerinden emin olmayı ummaktadırlar.” (EIR, The Hot Autumn, Ağustos 1983, Frankfurt)

Saddam döneminde, bağımsızlık için değil Irak’ın kaynakları ve gücünü tüketmek üzere ABD tarafından görevlendirilerek çatışmaya sürülen Kürtler bugün kendilerine İsrail’in güvenliği için bağımsızlık şekeri ile Araplara karşı ikinci bir cephe kurulması ödevi verildiğinin acaba ne kadar farkındadırlar?

Ellerinde IKBY bayrağı yerine İsrail bayrakları ile şenlik yapanlar, geleceklerini ipotek altına alan Bağımlılık! Referandumunun, kaçınılmaz bir biçimde kesilecek kan ve acı vaat eden faturalarının mutlaka önlerine geleceğini çok geç kalmadan bilmek durumundadırlar.

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’un referandum konusunda “ilgili tarafları güç kullanmaktan kaçınmaya davet eden” açıklaması ve ilgili tarafların kuşkusuz Bağdat, Tahran ve Ankara olması oynanan oyunun bir başka halkası değil midir?

Tarih Barzani’yi halkına bağımsızlık kazandıran bir lider olarak değil, halkının saf duygularını sömürerek onları, eğer gerçekleşebilirse uydu bir devletin bağımlılığına mahkum eden kişi olarak yazacaktır.

Yazarın Önceki Yazıları

20.07.2018

Helsinki: Dağ ve fare mi?

17.07.2018

Kaynayan dünya...

10.07.2018

Yeni sistemde dış politika - 3-

06.07.2018

Yeni sistemde dış politika -2-

03.07.2018

Yeni sistemde dış politika -1-

29.06.2018

Kandili söndürmek -2-

26.06.2018

Kandil’i söndürmek...

22.06.2018

ABD ile bitmeyen senfoni

08.06.2018

İZNİNİZLE….

05.06.2018

Ödenmesi gecikmiş bir borç
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Eda Solmaz

Türkçe pop hala yaşıyor!

Koray Caner

Yazın en popüler çantası

Müge İplikçi

Damızlık kızların şahane hikayesi

Oya Doğan

Kızlar ‘2. Sayfa’yla ekrana dönüyor

Mert Nayır

Türk işçisine yurt dışında da rahat yok

Serhat Ulueren

Geçen yıldan daha iyi olacak

Mehmet Ayan

Gülümse

Lütfü Özel

İran meselesi!