Dr.Yasemin Bradley

tüm yazıları
e-posta gönder

Avrupa ‘Türk Rubarbı’na bayılıyor

03.02.2018 Cumartesi

Biz onu Işgın olarak biliyoruz. Avrupalılar Rubarp ismiyle tanıyor ve çok seviyor. 

Rubarp bizdeki adıyla ışgın bir sebze. Işgın da ne diye sorabilirsiniz. Haklısınız, ülkemizde pek bilinen, tüketilen bir sebze değil. Oysa tarihçesine baktığım zaman İzmir’den Avrupa’ya yollandığını, ‘Türk rubarbı’ olarak adlandırıldığını öğrendim. Acaba bu sebze bizim üzerimizden yollanmasına rağmen niçin bizde rağbet görmemiş de Avrupalılar bu kadar seviyor, ilginç. Işgın bir sebze, ama Avrupa’da genellikle kendi başına veya diğer meyvelerle karıştırılarak tatlı olarak yeniyor. Bizdeki adına baktığım zaman ışgın, ravent olarak geçiyor. Bu yazıda hem ışgın, hem de Avrupa’da yaygın olan rubarp adıyla anacağım. 

 

Işgın (Rubarp)

Çinliler binlerce yıldır köklerini ilaç olarak kullanıyor. Çin halk tıbbbında kökleri laksatif olarak kullanılıyor.

İpek yolu aracılığıyla Çin’den diğer ülkelere yayılmış. Çin’den batıya ihraç edilen ilk ilaç-bitkilerden biri.

Avrupa’ya İzmir ve Halep limanlarında taşınmış ve ‘Türk rubarbı‘ olarak adlandırılmış.

1770’lerde İngiltere’ye gelmiş. 1860’larda hemen her evin bahçesinde yetişmiş l Avrupa’da şekerle pişirip, puding veya dondurmayla servis ediyorlar.

Ortaçağ Arap ve Avrupa reçetelerinde de rubarp var.

100 gramı 21 kalori.

 

100 gramında 1.8 gram lif var; aşırı lifli bir bitki değil. Elmanın 100 gramında yaklaşık 3 gram lif var. İçinde öne çıkan vitaminler C ve K. C vitamini hastalıklara karşı dirençli hale getiriyor.

Yaprağını sakın yemeyin
 
Işgının kök ve gövdesinde laksatif etkili kimyasallar var. Yaprakları ise zehirli bir madde, oksalit asit içeriyor. Rubarpın tatlı yapılan gövdesinde de oksalit asit var, ancak bir zarara yol açmayacak kadar az miktarda. 
 
Işgını pişirerek yemek faydalı
 
Rubarp polifenol- antioksidan bileşiklerden zengin. Kırmızı rengini anthosiyanin adı verilen bir polifenol. Sheffield Hallam Üniversitesi ve İskoç Zirai Araştırma Enstitüsü’nün birlikte yaptığı araştırmada değişik pişirme yöntemleri sonucu içindeki kimyasaların nasıl etkilendiğine bakılmış.

20 dakika boyunca pişirince ışgının içindeki anti-kanserojenik kimyasalların (polifenolller) dramatik biçimde arttığı saptanmış. Polifenoller kanser hücrelerinin büyümesini engelliyor ve öldürüyor.

Pişirilmiş ışgının polifenol içeriğinin çiğ olana göre çok daha yüksek olduğunu bulunmuş. Yavaş veya fırında pişirilen ışgında bu oranın en yüksek olduğunu kaydetmişler.

Kıtır hamurlu rubarp 
 
120 gr un

60 gr tozşeker

60 gr tereyağı

500 gr rubarp (6 çubuk)

100 gr toz şeker

1 çay kaşığı vanilya ekstresi

Rubarbı 2 cm lik çubuklar halinde kesin.100 gram şekerle hafif ateşte yavaş yavaş pişirin. Altını kapamadan hemen önce vanilya ektresini de ekleyin. İyice yumuşamalı. Bunu servis yapacağınız porselen bir kaba alın. Soğusun.

Un, oda sıcaklığında tereyağı ve şekeri çukur bir kapta karıştırın ve iyice yoğurarak birbirine yedirin.

Pişirme kağıdı serdiğiniz tepsiye yayın. Yer yer topaklar şeklinde kalsın.

Önceden ısıtılmış 170 derece fırında 15 dakika pişirin. Soğusun.

Soğumuş kıtırlarınızı yine soğumuş rubarbın üzerine yayın.

 

 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları

15.09.2018

‘Bahçe şehir’ Singapur’dan esintiler

08.09.2018

Bitkisel proteinlerin en güçlüsü: Kinoa

01.09.2018

Hindistan cevizi yağı efsanesi çöktü

25.08.2018

Her öğünde güçlü protein alın!

18.08.2018

Ünlülerin yeni gözdesi: Teff

11.08.2018

Ne kadar toksiksiniz?

04.08.2018

Hazımsızlığı önlemenin 20 yolu

28.07.2018

Defne yaprağı her derde deva

21.07.2018

Bulguru sofranızdan eksik etmeyin

14.07.2018

Ağlaya ağlaya hafifleyelim mi?
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Eda Solmaz

Remiksi ne kadar doğru anladık?

Ercan Çitlioğlu

Hayatın olağan akışı…