Darbeci binbaşıdan "vurun" emri

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki faaliyetlere ilişkin, aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski Başyaveri Albay Ali Yazıcı, eski Alay Komutanı Albay Muhsin Kutsi Barış'ın da bulunduğu 534 kişinin yargılandığı davaya sanık savunmalarıyla devam edildi.

13.10.2017 Cuma 13:19
Güncellenme: 13.10.2017 13:21
AA
FETÖ'nün darbe girişimi  sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayındaki faaliyetlere ilişkin, Cumhurbaşkanı  Erdoğan'ın eski Başyaveri Albay Yazıcı, eski Alay Komutanı Albay Barış'ın da  aralarında bulunduğu 534 kişinin yargılandığı davaya sanık savunmalarıyla devam  edildi - Sanık eski Uzman Çavuş Uçar, Genelkurmay'da mevzilendikleri sırada  safari kıyafetli bir binbaşının yanına gelerek, "Polis, asker ya da halktan  herhangi birisi tellere tırmanırsa vurun" emri verdiğini söyledi
    
Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Cezaevi Yerleşkesi'nde  yapılan duruşmaya sanıklar, avukatları ve yakınları ile başbakanlık, TRT ve diğer  müşteki avukatları katıldı.
 
Sanık eski Uzman Çavuş Mesut Duman savunmasında, 15 Temmuz 2016'dan üç  buçuk ay önce alayın kuruluşu olan 18 Temmuz törenleri için görevlendirildiğini,  bunun için sürekli uygun adım yürüyüş eğitimi yatığını söyledi.
 
O dönem bölük komutanı olan Burak Ercan'ın, tatbikat yapılacağını ve  personelin reaksiyonunun ölçüleceğini söylediğini savunan Duman, bunun için bir  tarih belirtilmediğini ifade etti. 15 Temmuz'da mesainin saat 16.30'da bittiğini  aktaran Duman, mesainin neden erken bittiği hakkında bilgisinin bulunmadığını öne  sürdü. Duman, aynı gün saat 21.00'de telefonla arandığını ve tatbikatın  başladığının bildirildiğini, şahsi aracıyla bazı mesai arkadaşlarını da yanına  alarak alaya gittiğini söyledi.
 
Alaya saat 22.30 sıralarında girdiğini, tören için zimmetlenen  tüfeğini alarak içtima alanına geçtiğini anlatan Duman, haber verilmesi üzerine  yanına gittiği bölük komutanı Burak Ercan'ın kendisine 5 şarjör teslim ettiğini  anlattı.
 
İçtima alanında alay komutanı Muhsin Kutsi Barış'ın telefonların  toplanmasını istediğini ve Genelkurmay'a DEAŞ saldırısı olduğunu, güvenliği  kendilerinin alacağını söylediğini belirten Duman, tabur komutanı Fedakar  Akça'nın emriyle araçlara bindiklerini ve konvoy halinde Genelkurmay'a  gittiklerini bildirdi. Duman, Genelkurmaya 23.30 sıralarında ulaştıklarını ve o  saatte olağandışı bir durum görmediğini savundu.
 
Sanık Duman, alçak uçuş yapan uçak ve helikopter seslerini saat  00.30'da duyduğunu bu saatten önce ses işitmediğini ileri sürdü.
 
Genelkurmay Karargahı önündeyken vatandaşların sloganlarını duyduğunu  ve saat 02.00 sıralarında darbe girişimi yapıldığını öğrendiğini belirten Duman,  mevziye geçerek, silahını bırakıp oturduğunu iddia etti.
 
Daha sonra Fedakar Akça'nın, "Çok fena oyuna geldik, kandırıldık. Sizi  buradan çıkaracağım ve kışlaya götüreceğim." dediğini aktaran Duman, yanlarına  gelen Cengiz isimli bir albayın çıkmalarını istemediğini, nizamiyeyi kapatan bir  tank nedeniyle de çıkamadıklarını savundu.
 
Duman, ertesi gün saat 15.00'e kadar araçların yanında bekledikten  sonra çıkış yapabildiklerini söyledi.
 
Mahkeme Başkanı Murat İlhan'ın, sanığın önceki ifadelerinde Fedakar  Akça ve Muhsin Kutsi Barış'tan şikayetçi olduğunu hatırlatarak, "Bu kişilerin bu  işi bildiklerini mi düşünüyorsun?" sorusuna Duman, "Evet" yanıtını verdi. Başkan  İlhan'ın, "Neye dayanarak?" sorusuna karşılık Duman, "Çünkü personeli kandırarak  götürüyorlar." dedi.
 
"Tatbikat senaryosu olduğunu düşündüm"
 
Sanık eski Uzman Çavuş Türkay Uçar da 15 Temmuz'da rutin faaliyetler  yaptıklarını, mesainin erken bittiğini söyledi. Evine gidip istirahat ettiğini  belirten Uçar, 18.30 sıralarında üsteğmen Hakan Bıçaksız'ın arayıp daha önce  yapılacağı belirtilen tatbikata kendisinin de katılacağını söylediğini bildirdi.  Uçar, saat 21.00'de aranarak tatbikatın başladığının söylenmesi üzerine bazı  çalışma arkadaşlarını da alarak alaya gittiğini ifade etti.
 
Alaya saat 21.45 sıralarında girdiğini, hemen silahını alarak içtima  alanına gittiğini anlatan Uçar, kalmadığı için kendisine mühimmat verilmediğini  söyledi. İçtima alanında henüz düzene geçmemişken alay komutanı Barış'ın DEAŞ  militanlarının Genelkurmaya saldırı düzenlediğini, takviye olarak gideceklerini  söylediğini ve telefonların toplanmasını istediğini bildiren Uçar, kendisinin de  yüzbaşı Burak Ercan'ın önündeki sandığa telefonunu bıraktığını aktardı.
 
DEAŞ saldırısının tatbikat senaryosu olduğunu düşündüğünü ifade eden  Uçar, tabur komutanı Fedakar Akça'nın komutasında araçlara binerek, Genelkurmay'a  gittiklerini belirtti.
 
Uçar, Genelkurmay'a girdiklerinde bir hengame yaşandığını, birilerinin  tam dolduruş yaptırdığını, ancak bu kişiyi görmediğini ileri sürdü.
 
O ana kadar herhangi bir durumdan şüphelenmediğini savunan Uçar,  yaşananların tatbikatın bir parçası olduğunu düşünürken saat 02.30 sıralarında  vatandaşlardan darbe teşebbüsü olduğunu öğrendiğini bildirdi.
 
Bunun öncesinde Genelkurmayın ön tarafından silah ve helikopter  sesleri geldiğini ancak bulunduğu bölgeden ne olduğu göremediğini ileri süren  Uçar, sonrasında alçak uçuş yapan jetleri gördüğüne değindi.
 
Sanık Uçar, bu sırada safari kıyafetli bir binbaşının yanına gelerek,  "Polis, asker ya da halktan herhangi birisi tellere tırmanırsa vurun." emri  verdiğini ileri sürdü. Uçar, darbe girişimini öğrendikten sonra yakınındaki erbaş  ve erlere silah kullanmamaları gerektiğini söylediğini, daha sonra da askerleri  geriye çekerek, silahlarını bıraktırdıklarını iddia etti.
 
İlerleyen saatlerde araçların yanına gittiklerini, burada Cengiz  isimli albayın emir komutanın kendisinde olduğunu belirterek, kendilerini yeniden  mevzilere yönlendirdiğini anlatan Uçar, mevzilerde biraz bekledikten sonra geri  döndüklerini oradan çıkana kadar araçların yanında beklediklerini ifade etti.
 
"İnternetiniz açık olsun"
 
Sanık eski Uzman Çavuş Furkan Kaya da o dönemki bölük komutanı Mennan  Yeşilbaş tarafından 15 Temmuz'da tatbikat yapılacağının söylendiğini belirtti.  Kaya, Yeşilbaş'ın 15 Temmuz'da da "Eve gidince telefonunuz ve internetiniz açık  olsun, alarm verildiği anda hemen birliğe katılınacak." talimatı verdiğini  aktardı.
 
Alarm verildiğinde kimin kimi alacağının da bölük astsubayı Mehmet  Yıldırım tarafından söylendiğini belirten Kaya, WhatsApp grubundan gelen mesajla  bazı arkadaşlarını da alarak alaya gittiğini söyledi.
 
İçtima alanında alay komutanı Barış'ın Genelkurmaya DEAŞ saldırısı  olacağını, çatışma ihtimalinin yüksek olduğunu söylediğini aktaran Kaya,  telefonlarının da toplatıldığını, bunları tatbikatın bir parçası olarak  düşündüğünü savundu.
 
Genelkurmaya girdikten sonra belirtilen mevzilere dağıldıklarını  anlatan Kaya, binbaşı Halil Çınar'ın gelerek, namluların karşıya yönlendirilmesi,  herhangi bir saldırı gelirse ateş edilmesi emri verdiğini bildirdi.
 
İlerleyen saatlerde vatandaşlardan darbe girişimini öğrendiğini  savunan Kaya, "Vatandaşlar 'Siz darbe yapıyorsunuz' deyince neye uğradığımı  şaşırdım. Askerleri ağaçların dibine çekerek, 'Hiçbir şekilde ateş edilmeyecek,  küfür de etseler dokunmayın.' dedim. Silahlarımızı bıraktık." diye konuştu.
 
Kaya, daha sonra tabur komutanı Akça'nın emriyle araçlar bölgesine  geçtiklerini, silahlarını boşalttıklarını, oradan ayrılmak isterken nizamiyeyi  kapatan bir tank nedeniyle çıkamadıklarını ileri sürdü.
 
Duruşmaya öğle arası verildi.

HABER ÖNERİLERİ

Irak-Suriye hattına 3’lü Türk koridoru

Hakkari'de sokağa çıkma yasağı

Özdemir ve FETÖ’den gurbetçiye kumpas

Şırnak'taki göçükte ölenlerin sayısı 8'e yükseldi

AK Partili vekil: Melih Gökçek salı günü istifa edecek

Habur Barzani’den alınıyor

Bank Asya'daki mevduatları ele verdi! Çok sayıda gözaltı

Adalet Bakanı Gül'den FETÖ elebaşının iadesi hakkında önemli açıklama

Vatan Caddesi trafiğe kapatıldı

Küçük Armutlu’da büyük dönüşüm!