Cumhurbaşkanı Erdoğan duyurdu: Yerli ve millisini kuracağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği 2019 Yılı Medya Oscar Ödülleri Töreni'nde konuştu. Erdoğan, 'Türkiye'nin verisi Türkiye'de kalmalı' diyerek başlattılan çalışmalarda önemli mesafe alındığının altını çizerek "Son dönemde bazı uluslararası şirketlerin de içinde yer aldığı skandallar bu konuda dikkatli olmamız gerektiğini göstermiştir. Yerli ve milli altyapımızın gücünü arzu ettiğimiz seviyeye çıkartacağımıza inanıyorum, inşallah yerlisini, millisi biz de kuracağız." dedi.

13.01.2021 Çarşamba 19:39
Güncellenme: 13.01.2021 21:49
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Radyo Televizyon  Gazetecileri Derneği (RTGD) 2019 yılı Medya Oscar Ödülleri Töreni'nde konuştu.
 
Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı  Erdoğan, "Medya Oscarları ödül töreni münasebetiyle sizleri Cumhurbaşkanlığı  Külliyesi'nde, milletin evinde misafir etmekten memnuniyet duyuyorum. Radyo  Televizyon Gazetecileri Derneğimizin yöneticilerine de bu güzel buluşmaya vesile  oldukları için şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum." diye konuştu.
 
Bu seneki Medya Oscarlarına layık görülen televizyoncuları,  radyocuları, muhabir ve sanatçıları gönülden tebrik eden Erdoğan, şunları  kaydetti:
 
"Fedakarca yürüttükleri çalışmalarla halkımızı bilgilendirme faaliyeti  yürüten medya mensuplarımıza şükranlarımı sunuyorum. Radyo Televizyon  Gazetecileri Derneğimizin hem kendi alanında hem de sosyal sorumluluk  projelerinde üstlendiği öncü rolü takdirle karşılıyor, derneğimiz hepsi de  birbirinden önemli alanlarda birçok kritik projeyi başarıyla hayata geçiriyor.
 
Dördüncü senesini artık geride bırakan 'Sporla Kal Güvende Kal'  kampanyasıyla şimdiye kadar binlerce gencimiz spor ve sanata teşvik edildi.  Farklı branşlardan milli sporcularımız, gazetecilerimiz, sanatçılarımız,  ülkemizin dört bir yanında ailelerimizle ve evlatlarımızla bir araya geldi. Yine  gençlerimizi uyuşturucu ve her türlü bağımlılıktan korumak, aileleri  bilinçlendirmek amacıyla 'En İyi Narkotik Polisi: Anne' projesi hayata  geçirildi."
 
Derneğin, terör mağduru kadınların haklı mücadelesini dünyaya duyurmak  için yürüttüğü çalışmaları da önemsediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  yaklaşık 40 yıldır terörle mücadele eden bir ülke olarak örgütün gerçek yüzünü  deşifre etme konusunda halen arzu edilen seviyede olunmadığını söyledi.
 
Bölücü terör örgütünün, askerin, polisin, öğretmenin, din görevlisini  ve en çok da Kürt kökenli vatandaşların kanını dökerek varlığını sürdürdüğünü  belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Baskıyla tehditle kandırarak dağa çıkardığı binlerce gencimizin  kanından beslenen bu nebbaşlar, en büyük acıyı çocuklarını örgüte kaptıran  analara yaşatmıştır. Kendi evlatlarını Paris'e, Londra'ya, Brüksel'e tatile  gönderenler, analarından kopardıkları Kürt çocuklarını Kandil'e, Sincar'a,  Suriye'ye ölüme yolladılar. Diyarbakır Anneleri, evlatlarına kavuşmak için  açtıkları bayrakla hem korku duvarlarını yıktılar hem de terör örgütünün kanlı  yüzünü ifşa ettiler. Terör örgütü sempatizanlarının kimi iğrenç saldırısına  rağmen 500 gündür evlat nöbeti tutan bu cesur anneleri bir kez daha şahsım, eşim,  milletim adına saygıyla selamlıyorum.
 
Ciğerparesine sarılmak isteyen bir ana yüreğini hiçbir tehdit  korkutamaz, yıldıramaz. Anaları karşısına alan hiçbir yapı ne kadar çirkefleşirse  çirkefleşsin hedefine ulaşamaz. Çocuklarını kurtarmak için çırpınan anaların  önüne hiçbir set vurulamaz. Çünkü anaların evlatları için döktükleri her damla  gözyaşında zalimi sarsan, zulmü deviren bir kuvvet vardır. Kandil'deki terör  baronları ve siyasetteki uzantılarının Diyarbakır Annelerinin evlat nöbetinden  korkmalarının temel sebebi de işte budur. Türkiye teröre, şiddete gözünü kan ve  kin bürümüş katil sürülerine karşı yürüttüğü mücadeleyi inşallah anaların da  desteği ile zafere taşıyacaktır, hiç endişeniz olmasın. Bu toprakların  geleceğinde teröre ve şiddete yer yoktur, olmayacaktır. Şüphesiz bu süreçte  hepimize özellikle de siz değerli basın mensuplarına, sanatçılarımıza büyük  sorumluluklar düşüyor."
 
"Terörle mücadele tüm toplumun görevi"
 
Teröristle mücadelenin güvenlik kuvvetlerinin, terörle mücadelenin ise  siyaset kurumundan medyaya tüm toplumun görevi olduğuna dikkati çeken  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ancak bu konuda ülke olarak yıllardır çok ciddi  sıkıntılar yaşıyoruz. Türkiye'de bölücü terörün 40 yıldır bitirilememesinde bir  dönem yapılan yanlışlar kadar kimi basın yayın organlarının terörü meşrulaştıran,  masumlaştıran dilinin de payı bulunuyor." dedi.
 
Diyarbakır annelerinin sürdürdüğü evlat nöbetinin bu açıdan bir  turnusol işlevi gördüğüne inandığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Kandil'deki teröristlerin reklam ajansına dönüşen kimi medya  kuruluşları bırakın Diyarbakır annelerine destek vermeyi yaptıkları haberlerle bu  masum eylemi itibarsız hale getirmeye çalıştılar. Aynı şekilde bölücü örgüte  gönüllü avukatlık hizmeti sunan sözde insan hakları dernekleri bu annelerin  feryatlarını kör ve sağır kesildiler. Bir kere ziyaret ettiklerini duydunuz mu,  geldiler mi? Hayır, ama başka zamanlarda buralardan hiç eksik olmadılar. İttifak  ortaklarını küstürmemek için devleti suçlayan, destek vermek yerine anaları  desteye giden bakanlarımızın eleştiren partiler oldu. Diyarbakır'a kadar gidip  bölücü örgütün uzantılarına şirinlik yaparken, iki adım ötedeki bu acılı anneleri  ziyaret dahi etmeyen siyasetçiler gördüm."
 
"Hiçbir dayanışma mesajı duymadık"
 
"Lafa gelince demokrasiyi, çocuk ve kadın haklarını, özgürlükleri  kimseye bırakmayanlar, evlatları dağa kaçırılmış annelere sahip çıkmadılar."  ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Yine bu dönemde ne batılı medyadan ne de batılı insan hakları  kuruluşlarından hiçbir dayanışma mesajı duymadık. 6-8 Ekim olaylarında onlarca  masum insanın kanının dökülmesine sebep olan bir şahsı adaletten kaçırmaya  çalışanlar, çocukları ellerinden alınan anneler için tek bir cümle dahi kurmadı.  Ülkemizdeki muhalefet partilerinden sözde insan hakları örgütlerine, medyadan  yazarlara kadar birçok kesim tam 500 gündür bu meselede üç maymunu oynadı.  Diyarbakır Anneleri, haklı mücadeleleriyle sadece terör örgütünün karanlık yüzünü  değil işte bu riyakarlığı da ifşa ettiler.
 
 
Terör ve şiddet konusunda ülkemiz içindeki ideolojik bağnazlığın  ortaya çıkmasını onlar sağladı. Bu tablo karşısında Radyo Televizyon Gazetecileri  Derneğimizin Diyarbakır Anneleri ile ilgili aldığı inisiyatifin daha da anlamlı  hale geldiğine inanıyorum. Yurt dışındaki insanların bölücü örgütün bu coğrafyada  açtığı derin yaraları öğrenmesi, anlaması, bizzat mağdurlardan dinlemesi  önemlidir. Bu yönde atılacak her adımı desteklemekte kararlıyız. Derneğimizi bu  yöndeki gayretleri için tekrar tekrar tebrik ediyor, Rabb'imden kendilerine  Muvaffakiyetler diliyorum."
 
 
Ahmet Hakan, CNN Türk'te yayınlanan Tarafsız Bölge programıyla ödüle değer görüldü. Ahmet Hakan, ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinden aldı.
 
Dijitalleşmeyle beraber hayatın her alanında olduğu gibi iletişimde de  köklü değişiklikler yaşandığını söyleyen Erdoğan, insanlığın, merkezinde  teknolojinin yer aldığı yeni bir hayat biçimine doğru yol aldığını dile getirdi.
 
Bir önceki kuşağın hayal dahi edemediği pek çok imkana bugün teknoloji  sayesinde saniyeler içerisinde ulaşabildiklerini ifade eden Erdoğan, "Ben buna  adeta bir 'teknolojik faşizm' diyorum, böyle bir yapıyla karşı karşıyayız." diye  konuştu.
 
Dünyanın en ücra köşesinde meydana gelen herhangi bir gelişmeden  anında haberdar olunduğunu, önceden saatler harcanan işlerin bugün saniyeler  içinde yapılabildiğini anlatan Erdoğan, "Koronavirüs salgınıyla beraber  dijitalleşmede yeni bir safhaya geçtik. Eve kapanma zorunluluğu teknolojinin  günlük hayatımızdaki yerini hiç olmadığı kadar artırdı. İş dünyasından eğitime,  ticaretten sağlığa hayatın rutin düzeninin kısmen devam ettirebilmesinde  teknolojinin katkısını elbette inkar edemeyiz." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Dezenformasyona maruz kalıyoruz"
 
Çocukların okula gidemeseler de çevrim içi olarak eğitimlerini  sürdürdüklerini, birçok meslek mensubunun da bu zorlu dönemde vazifelerini  dijital altyapılar sayesinde sürdürebildiklerine işaret eden Erdoğan, "Ancak  dijitalleşme ve yeni medya araçları sağladıkları kolaylıkların yanında ciddi  riskler de getirmektedir. Bir yanda demokratik mecraları çeşitlendiren dijital  ağlar, diğer yanda siber zorbalık, siber terör ve yalan haber gibi kavramları da  gündemimize taşımıştır. Hayatımızın hiçbir döneminde olmadığı kadar çok  dezenformasyona maruz kalıyoruz. Bilhassa sosyal medyada yayılan haberlerin kahir  ekseriyetini düzmece haberler oluşturuyor. Son günlerde yaşanan dramatik  hadiselerin bu bakımdan önemli olduğuna inanıyorum." diye konuştu.
 
Amerika'daki başkanlık seçimlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  "Amerikan seçim sonuçları ekseninde süren tartışmalar bizim de bir süredir dile  getirdiğimiz, bir taraftan teknolojik dedim diğer taraftan da dijital faşizmin  nerelere kadar uzanacağını gözler önüne sermiştir. Bakınız burada sadece sosyal  medyanın denetimsizliğinin yol açabileceği toplumsal kargaşalardan bahsetmiyorum  asıl tehlikeli olan sosyal medya tröstlerinin siyasete ve özgürlüklere yönelik  keyfi ve aleni müdahale cesaretlerinin artmasıdır. Demokrasiyi, demokratik  kurumları hedef alan şiddet eylemlerini elbette mazur göremeyiz ancak hiçbir  hukuki dayanağı olmadan insanların iletişim kanallarının kapatılmasını da kabul  edemeyiz." ifadelerini kullandı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu sosyal medya şirketlerinin,  devletlerin vatandaşlarını koruma amacıyla attığı adımlara verdikleri tepkileri  de gayet iyi bildiklerine vurgu yaparak, "Türk mahkemelerinin terörü ve şiddeti  öven hesaplarla ilgili kararlarının hemen hiçbirini uygulamadılar. Bölücü terör  örgütü mensuplarına sergiledikleri müsamahayı, bu katillerin canını yaktığı  insanlara göstermediler. Sosyal medya lincine uğrayan insanların mağduriyetini  giderecek hiçbir çabanın içine girmediler. Daha da vahimi; içeriği, gayesi,  çerçevesi ne olursa olsun tüm hukuki düzenlemeleri özgürlüklere müdahale  yaygarasıyla sabote ettiler." dedi.
 
Türkiye olarak, Gezi olaylarından başlayarak bugüne kadar sosyal medya  şirketlerinin birçok keyfiliğine maruz kaldıklarını dile getiren Erdoğan, "Bu  yapılara karşı vatandaşımızı ve demokrasimizi savunduğumuz için başta muhalefet  partileri olmak üzere acımasızca eleştirildik. Ancak geldiğimiz noktada dijital  diktatörlüğe ve siber zorbalığa karşı verdiğimiz hukuk mücadelesinin önemini daha  iyi anlıyoruz. 'İyi ki bu meseleyi çok erkenden gündemimize almışız' diyoruz."  diye konuştu.
 
"Sosyal medya şirketlerinin baskılarına boyun eğmeyeceğiz"
 
 Bir hususun altını tekrar çizmek istediğini belirten ve devletin  görevinin vatandaşlarının özgürlüğünü korumak, güvenliğini, huzurunu, hak ve  hukukunu temin etmek olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
 "Biz, genci yaşlısıyla 83 milyonun tamamına karşı sorumluyuz. Nasıl  ülkemiz sınırları içinde teröre izin vermiyorsak sanal dünyada da terör  propagandasına, terörün zemin kazanmasına müsaade edemeyiz. İnsanların tacize  uğradığı, dolandırıldığı, onurlarının kırıldığı, linç edildiği, her türlü  haklarının çiğnendiği bir sanal dünyaya asla teslim olmayacağız. Özgürlük kılıfı  altında Türkiye'yi yalan haberin, iftiranın, hakaretin, tehdidin,  provokasyonların kol gezdiği bir iklime terk etmeyeceğiz. İnsanımızın hak ve  hukukunu gözetmede kendilerini hukukun üstünde gören sosyal medya şirketlerinin  baskılarına boyun eğmeyeceğiz. Burada bir ofis kurma ama buradan reklamlarla her  şeyiyle paraları al, topla ve Türkiye'yi adeta bir soygun cennetine çevir, yok  böyle şey. Bak şimdi cezalar kesilmeye başlayınca onlar da kuzu olmaya  başladılar. Ödeyeceksin, Batı'da nasıl ödüyorsan burada da ödeyeceksin."
 
Erdoğan, bu amaçla bir taraftan kendi milli ve yerli alternatiflerini  geliştirirken diğer taraftan da hukuki düzenlemeleri kararlılıkla hayata  geçirdiklerine işaret etti.
 
 Vatandaşların can ve mal emniyetine gösterdikleri hassasiyetin  aynısını verilerin korunmasına da gösterdiklerini söyleyen Erdoğan, "Türkiye'nin  verisi Türkiye'de kalmalı" diyerek başlattıkları çalışmalarda önemli mesafe  aldıklarına dikkati çekti.
 
"İnşallah yerlisini, millisini biz de kuracağız, zaman yakın"
 
Geçen hafta yaşanan hadiselerden sonra bu çalışmaları daha da  hızlandıracaklarını belirten Erdoğan, "Son dönemde bazı uluslararası şirketlerin  de içinde yer aldığı skandallar bu konuda ne kadar dikkatli ve hassas olmamız  gerektiğini göstermiştir. Veri mahremiyetine dair farkındalık yükseldikçe milli  teknolojilere yönelim de artıyor. Yabancı uygulamaların kişisel veriler  konusundaki çifte standartlarıyla 'Bip' gibi milli anlık mesajlaşma  uygulamalarının kullanımı yaygınlaşıyor. İnşallah önümüzdeki dönemde bu alanda  yerli ve milli altyapımızın gücünü arzu ettiğimiz seviyeye çıkartacağımıza  inanıyorum. İnşallah yerlisini, millisini biz de kuracağız, zaman yakın." dedi.
 
Medyanın, toplum adına kamuoyu oluşturan bir kuvvetten ziyade  kendisini siyasetin, yargının, yasamanın yerine koyan bir anlayışa  sürüklenmesinin en büyük zararının yine medyaya olacağını vurgulayan Erdoğan,  "Darbe dönemlerinde Türk medyasının nasıl kötü bir görüntüye sürüklendiğini  hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. Ayrıcalıklarını kaybedenler rahatsız olsalar da  bugün daha renkli, daha demokratik, daha çoğulcu bir medya yapısına sahibiz.  Halen eksikliklerimiz yok mu? Elbette var, bu eksiklikleri de gidermenin  yollarını arıyoruz. Kaleminin ve mesleğinin hakkını verenlerin sayısı arttıkça  inşallah Türk medyasındaki kötü hatıraların izleri de silinecektir." diye  konuştu.
 
Radyo ve Televizyon Gazetecileri Derneğinin bu konuda önemli bir rol  oynamaya devam edeceğine inandığını belirten Erdoğan, 2019 yılı Medya  Oscarları'na layık görülen basın mensuplarını ve kuruluşları tebrik ederek,  çalışmalarında başarı diledi.
 
Törenden notlar
 
Konuşmaların ardından farklı kategorilerde ödüllerin takdimi  gerçekleştirildi. Buna göre, tartışma programı kategorisinde Tarafsız Bölge  programı ile CNN Türk'ten Ahmet Hakan Coşkun, kuşak haber programı kategorisinde  TRT Haber'den Cengizhan Cevahiroğlu, güncel program kategorisinde Beyaz TV'den  Ferda Yıldırım, kısa belgesel programı kategorisinde Toplumsal Hafıza programıyla  A Haber'den Haktan Uysal, aktüel siyasi program kategorisinde Başkent Kulisi  programıyla Kanal 7'den Mehmet Acet, ekonomi kuşağı kategorisinde A Para'dan  Şafak Tükle Uysal ile Seans Öncesi programı, ekonomi programı kategorisinde  Piyasa Hattı programıyla Bloomberg HT'den Gizem Yılmaz, spor programı  kategorisinde Son Sayfa Programı ile A Spor'dan Mustafa Göksu ödül aldı.
 
Televizyon dizisi kategorisinde Atv'den Hercai, kadın oyuncu  kategorisinde Kanal D Hekimoğlu dizisinden Ebru Özkan, erkek oyuncu kategorisinde  Atv'den Kuruluş Osman dizisinden Burak Özçivit, yarışma programı kategorisinde  Atv'den Kim Milyoner Olmak İster programıyla Kenan İmrizalıoğlu, radyo  kategorisinde Polis Radyosu, radyo yapımcısı kategorisinde TRT Türkü Radyosu'ndan  Türküler Ne Der programıyla Mehmet Özbek, yerel kanal kategorisinde  Afyonkarahisar'dan Kanal 3 ödüle layık görüldü.
 
Mustafa Cambaz Özel Ödülü 24 Tv'de An ve Zaman programıyla Koray  Şerbetçi'ye ve Nursal Tekin Özel Ödülü ise Kanal D'de yayınlanan Arka Sokaklar  dizisi ekibine verildi.
 
Törene, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop,  Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı  Zehra Zümrüt Selçuk, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İçişleri  Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı  Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu,  Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin  ile TRT Genel Müdürü İbrahim Eren de katıldı.
  
 

HABER ÖNERİLERİ

Sokağa çıkma yasağı ile ilgili flaş gelişme! Bakanlık duyurdu...

10 şehirde küresel yüksek risk! İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya...

Meteoroloji tarih verdi ve uyardı: İstanbul dahil çok sayıda şehir...

Bakan Koca duyurdu! O ülkeye uçuşlar durduruldu

Hafta içi ve hafta sonu sokağa çıkma yasağı ile ilgili flaş gelişme! Ve belli oldu, peş peşe duyuruyorlar...

Filipinler'de büyük dram! 5 yıldır kafeste yaşayan kadın dünyayı şoke etti

Sosyal medyada Cumhurbaşkanı'na hakaret eden şüpheli tutuklandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan flaş ve faiz ve kur açıklaması

Meteoroloji duyurdu! Bu akşam başlıyor...

22 Ocak koronavirüs tablosu! İşte yeni vaka ve vefat sayısı...