Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu reformu hayata geçireceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda eğitim çalışanlarıyla iftarda bir araya geldi. Erdoğan, Eğitim reformunun sayısı az ama sesi çok çıkan çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine izin vermeyeceklerinin altını çizerek, 'Biz size inanıyoruz, biz sizinle birlikte bu reformu hayata geçireceğiz' dedi.

22.05.2019 Çarşamba 21:23
Güncellenme: 22.05.2019 23:48
AA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Eğitim gibi 82  milyonu ilgilendiren bir konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı  davranmak yerine yıkıcı olmak kimseye yarar sağlamaz." dedi. 
 
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda eğitim  çalışanlarıyla iftarda bir araya geldi.
 
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, milletin evinde, gazi mekanda eğitim  çalışanlarıyla bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Erdoğan, "Her  birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Bu salondaki siz kardeşlerim başta  olmak üzere tüm eğitimcilerimizin, öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin Ramazan-ı  Şerifini tebrik ediyorum." diye konuştu.
 
Erdoğan, içinde bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi'ni barındıran bu  mübarek ayın millet, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa huzura, kurtuluşa  vesile olmasını diledi.
 
Rahmet, oruç ve sabır ayı Ramazan-ı Şerifin bu sene de maalesef biraz  buruk geçirildiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Komşumuz Suriye ile gönül coğrafyamızda yaşanan dramlar, açlık,  kıtlık ve savaş sahneleri ramazan sevincimizi gölgeliyor. İlk kıblemiz Kudüs'te  ve İsrail'in açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze'de Filistinli  kardeşlerimizin maruz kaldığı zulümler ne yazık ki iftar sofralarımızın  mutluluğunu doyasıya yaşamamıza mani oluyor. Rahmet kapılarının açıldığı,  oruçluyken yapılan duaların geri çevrilmediği bu mübarek günlerde Türkiyeli  Müslümanlar olarak duamız Filistinli, Yemenli, Afganistanlı, Afrikalı, Asyalı,  Arakanlı kardeşlerimizle beraberdir."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ramazanın zulümlerin son bulduğu, iç  savaşların sona erdiği, İslam dünyasında yeniden kardeşlik ve huzur ikliminin  hakim olduğu yeni bir döneme vesile olması, milletin saflarını daha da  sıklaştırdığı bir kardeşlik atmosferinin güçlenmesine katkı sağlaması dileğinde  bulundu.
 
"Eğitim istikbalimizi üzerine bina ettiğimiz ana sütundur." diyen  Erdoğan, eğitimi ihmal eden, ikinci plana atan toplumların kendilerine aydınlık  ve müreffeh bir gelecek inşa etmelerinin mümkün olmadığını vurguladı.
 
"Bütçede aslan payını daima eğitime verdik"
 
Güçlü toplum, güçlü ülke idealine ancak beşeri sermayenin iyi  değerlendirilmesi, nitelikli bir eğitim öğretim sürecinden geçirilmesiyle  ulaşılabileceğini vurgulayan Erdoğan, "Bizler de bu anlayışla son 17 yıldır  eğitim öğretimi en öncelikli gündem maddemiz yaptık. Hep ifade ettiğim gibi  bütçede aslan payını daima eğtime verdik." ifadesini kullandı.
 
Derslik sayılarının artırılmasından öğretmen atamalarına, ücretsiz  ders kitaplarından okullarımızın eksikliklerinin giderilmesine kadar eğitim  alanında tarihi nitelikte pek çok adım attıklarını dile getiren Erdoğan, eğitim  kurumlarını spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı  tahtalarla donatarak altyapı problemlerini önemli ölçüde çözdüklerini söyledi.
 
Derslik başına düşen ortalama öğrenci sayısına değinen Erdoğan, kendi  döneminde bir sınıfta 75 öğrencinin eğitim ve öğretim gördüğünü, aynı dönemde 100  öğrencinin bulunduğu sınıflar  olduğunu anlattı.
 
Erdoğan, "Biz bunu 30'lu rakamlara çekerken öğrenci başına düşen  öğretmen sayımızı da artırdık." diye konuştu.
 
Son 17 yılda 302 binin üzerinde yeni derslik açtıklarını, 632 bine  yakın yeni öğretmen ataması yaptıklarını, 7 bin 480 spor salonunu, 17 bin 419  yeni laboratuvarı, 13 bin 513 kütüphaneyi okullara kazandırdıklarını aktaran  Erdoğan, aynı şekilde öğretmenlerin mali ve sosyal imkanlarında ciddi  iyileştirmeler gerçekleştirdiklerini bildirdi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bu dönemde Türkiye ticaretle ekonomiyle savunma sanayiyle ulaşımla  beraber eğitim alanında da büyüdü, kendini ciddi manada geliştirdi. 2002 ile  bugünün rakamlarını karşılaştırmak bu hakikati inkarı mümkün olmayacak şekilde  ortaya koyacaktır. Nitekim meseleye ideolojik ön yargılar yerine objektif  kriterlerle yaklaşan herkes ülkemizin eğitim altyapısında katettiği mesafeyi  kabul ediyor. Ülkemizin dört bir yanına inşa ettiğimiz modern okulları, yeni  derslikleri, kütüphane ve spor salonlarını görenler ülkemizin geldiği konumu  takdir ediyor. Eksiklerimiz, yapmak isteyip de yapamadıklarımız yok mu? Elbette  var. İnsan faktörünün olduğu her yerde noksanlıkların olması doğaldır. Eğitim özü  itibariyle dinamik süreç olduğu için sürekli yenilik, yenilenme gerektirir.  Dünyada hiçbir ülke bu alanda mükemmel konumda olduğunu iddia edemez, 'her şeyi  bitirdim' diyemez. Çünkü dinamik bir yapı var. Biz nasıl daha iyi, daha  nitelikli, daha kaliteli eğitim arayışındaysan dünyanın gelişmiş ülkeleri de  benzer arayışlar içerisinde. Biz nasıl sürekli kendimizi geliştirmek için  çalışıyorsak diğer toplumlar da aynı gayreti sarf ediyor."
 
 
"Takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır"
 
"Hükümet olarak sürekli kendimizi tartıyor, muhasebemizi yapıyor,  tespit ettiğimiz sıkıntıları gidermeye çalışıyoruz. Bunun adı, birilerinin iddia  ettiği gibi eğitimi yap-boz tahtasına dönüştürmek değildir, reform iradesini  kararlılıkla sürdürmektir." diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Bunun adı istikbalimiz olan evlatlarımızı geleceğin şartlarına,  geleceğin ihtiyaçlarına daha iyi hazırlamak hedefiyle vizyoner davranmaktır.  Eğitimde mükemmele ulaşma çabası eleştirilecek, yerilecek tavır değil tam aksine  takdir edilecek, alkışlanacak bir tavırdır. Tabii tüm bunları söylerken eğitimin  içeriğini geliştirmek konusunda diğer alanlarda katettiğimiz mesafenin biraz  gerisinde kaldığımızı görmezden geliyor değilim ama bu konudaki kararlılığımızda,  azmimizde, çabamızda en küçük eksilme yoktur. Sayın bakanımız ve ekibinden en  büyük beklentimiz işte bu eksikliği gidermesidir. Bu doğrultuda yürüteceği tüm  çalışmalarda kendisinin yanında olduğumu özellikle belirtmek istiyorum."
 
Son 17 yılda yapılan bütün yatırımların Türkiye'yi 2023 hedefleriyle  2053 ve 2071 vizyonunu hayata geçirme noktasında hazır hale getirdiğine  inandığını ifade eden Erdoğan şunları kaydetti:
 
"Artık daha büyük hamleler yapmak için elverişli bir zemine sahibiz.  Özellikle müfredata dair kapsamlı ve iyi hazırlanmış projelerimizi devreye  alabiliriz. Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanlığımızca açıklanan yeni eğitim  reformunun bu yönde atılmış kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Eğitim  camiamızın tüm paydaşlarının katkılarıyla hazırlanan bu paket öğrencilerimizin  kişisel kabiliyetlerinin geliştirilmesinden öğretmenlerimizin verimli ders  işlemesine kadar pek çok önemli değişikliği içeriyor.
 
Önümüzdeki dönem boyunca uzmanlar, paketin muhteviyatına dair tespit,  tenkit ve fikirlerini hiç şüphesiz dile getireceklerdir. Bu görüşler çerçevesinde  de varsa paketin eksiklikleri giderilecek, daha da iyileştirilmesi mümkün  olacaktır. İyi niyetle dile getirilen eleştiriler elbette nazara, dikkate  alınacak ve gerekli düzenlemeler de yapılacaktır. Ancak burada samimi bir uyarıda  bulunmakta fayda görüyorum, eğitim gibi 82 milyonun tamamını ilgilendiren bir  konuda meseleyi ideolojik zemine çekmek, yapıcı davranmak yerine yıkıcı olmak hiç  kimseye bir yarar sağlamaz."
 
"Eğitimi siyasi hesaplaşma aracı haline dönüştürmek, açık söylüyorum  en büyük zararı eğitimcilerimize ve evlatlarımıza verecektir." değerlendirmesinde  bulunan Erdoğan, "Yalan yanlış bilgilerle milletimizin aklını bulandırmaya hiç  kimsenin hakkı yoktur. Ülkemizde ileriye doğru atılan her adımı baltalamaya  çalışan ideolojik saplantılarının esiri bir yıkım ekibi bulunuyor." şeklinde  konuştu.
 
"Elinde çekiç olan her şeyi çivi olarak görürmüş." sözünü hatırlatan  Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bunlar da böyle, elde çekiç, her şey çivi. Maalesef bunlar da her  yeniliğe, her reforma, ülkeye ve millete katkı yapacak her projeye saldırmayı bir  maharet zannediyor. Biz bugüne kadar ne yaptıysak neyi başardıysak bu yıkım  ekibine rağmen başardık. Bugün de aynısını yapacağız. Eğitim reformunun sayısı az  ama sesi çok çıkan bu çevrelerce sabote edilmesine, farklı yönlere çekilmesine  hep birlikte izin vermeyeceğiz. Biz size inanıyoruz, biz sizinle birlikte bu  reformu hayata geçireceğiz. Evlatlarımız için ne iyiyse ne doğruysa hangi program  faydalıysa onu hayata geçirmenin gayretinde olacağız."
 
Salonda bulunan eğitimcilere, "Saygıdeğer hocalarım" şeklinde seslenen  Erdoğan, ilk emri "oku" olan bir dinin mensupları, "beşikten mezara kadar ilim  tahsil ediniz" buyuran, mescide girdiğinde zikir halkası yerine ilim halkasına  oturmayı tercih eden bir Peygamberin ümmeti olduklarını aktardı.
 
"Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum." diyen bir medeniyetin  mirasçıları olduklarını dile getiren Erdoğan, "Alimler, öğretmenler, eğitimciler,  bizim inancımızda  Peygamber Efendimizin de mirasçılarıdır. Sizin öyle sıradan  yeriniz yok. Yeriniz bambaşka." diye konuştu.
 
Öğretmenin öğrettiğinden ziyade yetiştiren, eğiten, terbiye eden,  öğrencisinin içindeki cevheri sabırla işleyen ve onu açığa çıkaran kişi olduğuna  işaret eden Erdoğan, öğretmenliğin, bilgi yanında tecrübe ve irfanla çocukları,  gençleri geleceğe hazırlama mesleği olduğunu dile getirdi.
 
Kutsal bir meslek olan öğretmenliğin, maddi karşılığından ziyade  manevi tatmini, manevi hazzı dolayısıyla yapıldığını vurgulayan Erdoğan, okuma  yazma bilmeyen bir öğrencinin tekamülüne bizzat şahit olmanın verdiği tatmini  başka hiçbir işin veremeyeceğini söyledi.
 
Herkesin hayatında unutulmaz izler bırakmış bir öğretmenin muhakkak  bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bizi yetiştiren, milletimize ve insanlığa  faydalı bir fert olmamıza katkı sağlayan öğretmenlerimizin hakkını asla  ödeyemeyiz." ifadesini kullandı.
 
Kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, eli öpülür"
 
Teknolojideki ve iletişimdeki baş döndürücü gelişmelerin, topluma  yabancı bazı hastalıkların da milli bünyeye sirayet etmesine neden olduğunu  belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Şiddetin özendirildiği diziler, şiddet içeren filmler ve sanal  oyunlar özellikle gençlerimizin zihin kodlarını tahrip ediyor. Sıkıntı burada.  Trafikten okula sokaktan hastaneye sadece görevini yapan insanlara kadar her  yerde fiziki ve sözlü şiddetin yaygınlaştığını görüyoruz. Bu şiddet dalgasına  zaman zaman eğitimcilerimizin de maruz kalması son derece üzüntü vericidir.  Türkiye Cumhurbaşkanı olarak öğretmenlerimize yönelik şiddeti asla tasvip  etmediğimi buradan altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu konuda en küçük bir  müsamahamız yoktur, olamaz. Bizim kültürümüzde öğretmene el kalkmaz, öğretmenin  eli öpülür. Biliyorsunuz bizim elimizi öpmeye gayret edenler çoktur, hep öyle  alıştırmışlar, siyasilerin huyudur. Ben de derim ki bak üç kişinin elini  öpeceksin; annenin, babanın, bir de hocanın."
 
Erdoğan, cennetin annelerin ayakları altında olduğunu vurgulayarak,  "Ben annemin ayaklarının altını öperdim, Allah rahmet etsin. Tavsiye ediyorum  sizler de annelerinizin ayağının altını öpün. Annem çekerdi, anne cennet kokusunu  bana çok görme derdim. Anne çok farklı. Onun için eli öpülecek olan annedir,  babadır, hocadır." diye konuştu.
 
Öğretmene tıpkı anne baba gibi bir ömür boyunca hürmet gösterildiğini,  saygı duyulan bir inanca mensup olunduğunu aktaran Erdoğan, "Ülkemize ve  milletimize asla yakışmayan bu şiddet sorununun hep birlikte üstesinden  geleceğimize inanıyorum." dedi.
 
Erdoğan, öğretmenlere şu sözlerle seslendi:
 
"Sizlerin görevlerinizi en güzel şekilde yapmanızı sağlamak, bizim  boynumuzun borcudur. İnşallah bundan sonra çalışma şartlarından özlük haklarınıza  kadar sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Ekonomimiz büyüdükçe ülkemizin  imkanları genişledikçe oluşan katma değerden sizler de hak ettiğiniz payı  alacaksınız. Öğretmenlerimizin de mesleklerinin kutsiyetine ve hassasiyetine  uygun biçimde ülkemizin dört bir köşesinde görevlerini layıkıyla yapmayı  sürdüreceklerine inanıyorum."
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görevi esnasında şehit edilen  öğretmenler başta olmak üzere ebedi aleme irtihal eden tüm öğretmenlere rahmet  diledi.
 
Üzerinde hakkı olan öğretmenlerine en derin saygılarını ileten  Erdoğan, hayatta olanların her birinin ellerinden öptüğünü ifade etti ve eğitim  çalışanlarının her birine hizmetleri, emekleri ve engin sabırları için  teşekkürlerini sundu.
 

HABER ÖNERİLERİ

Askerlik süresini 6 aya indiren yasa teklifi kabul edildi

Yargıtay'dan milyonlarca hastayı ve doktoru ilgilendiren karar...

Trabzon'dan acı haber! Ölü sayısı artıyor...

Böyle vurgun görülmedi!

Küçükkaya, Yıldırım’la görüşse ne olurdu?

Korkunç gerçek! Birbirlerinin çocuklarını çalıyorlar...

THY'nin ilk 'rüya uçağı'nın kabin içi görüntüleri yayınlandı!

İzmir-Ankara yolu ulaşıma açıldı

İsmail Küçükkaya- Ekrem İmamoğlu buluşması!Tartışmalı görüntüler

Sayıştay'dan yeni açıklama!