Bu film meydan okuma şeklimiz

Çukur’dan tanıdığımız Boncuk Yılmaz’ın başrolünde olduğu Kader Postası filminin çekimleri tamamlandı. wBir kadın hikâyesinin anlatıldığı filmi, yönetmenleri Elif Akarsu Polat ve Çiğdem Bozali ile konuştuk…

19.08.2018 Pazar 02:30
Güncellenme: 18.08.2018 22:21
MELİS GÜVENÇ / mguvenc@gazetevatan.com

Kader Postası filminin hikayesi nedir?

Elif Akarsu: Çiğdem’le bu ilk ortak projemiz ama aslında 10 yıllık bir sürecin ürünü. Senaryoyu bitireli iki yıl oldu ve o noktadan sonra da bir Kültür Bakanlığı destek sürecimiz başladı. Oradan da bize bir destek çıktı ve yapım sürecimiz başladı. Öğrencilik yıllarında belgesel çekerken bir kasaba vardı. O kasaba da bizim filmimizdeki gibi bir mezabahası ve ceza evi olan, son derece monoton bir hayatın döndüğü bir kasabaydı. Hikayenin başlangıç noktası buradan çıktı ama hikayenin içinde dahil ettiğimiz derdi olan bir kadın hikayesi ekledik.

Çiğdem Bozali: Aslında bu süreç böyle iki cümleyle anlatılacak kadar basit geçmedi. 10 yıl tane tane işlenerek, üzerine düşünerek ortaya çıkmış bir film. Filmin hikayesini hep bir kadın hikayesi diyerek anlatıyoruz. Ama kadın hikayesi denince sanki sıkıcı bir filmmiş gibi algılanıyor. Ama aslında küçük bir kasabada yaşayan bir kadının çocukluğu, ergenliği ve yetişkinliği sırasında başına gelenlerin hikayesini anlatıyoruz. Aslında hepimizin başına gelen şeylerin toplamı filmimizde Zeynep’in başına geliyor. Birazcık farklı olunca, kalıpların dışına çıkmak isteyince neler geliyor insanın başına onu anlatıyoruz.

 

Boncuk Yılmaz: Daha doğarken kadınlara bir rol biçiliyor. Bu biçilen rollerin dışına çıkmaya çalışmak bütün kadınların yaptığı bir şey bence. Bu filmde de beni en çok etkileyen bu oldu. Çünkü hepimizin bir şekilde kalıpların dışına çıkmaya çalıştığımızı düşünüyorum. Çabalayıp bu kalıpları kıramasak da kafamızın içinde bunun farkında olmak ve bu bilinçle yaşamak bile heyecan verici. Senaryoyu okurken bütün sahneler gözümün önünden geçti ve bu işte olmak istedim. Hayatımın en güzel dönemlerinden birini bu setle ve rolle geçiriyorum. İçimdeki Zeynep’le tanışmama sebep oldu.

Filminiz nelere tepki olarak doğdu?

Elif: Doğarsın, büyürsün, evlenirsin, anneanne, babaanne olursun ve bir kenarda oturup hayatına devam edersin şeklinde roller biçiliyor hepimize. Bunlara tepki olarak filmimiz aslında zamansız ve mekansız bir dünyada geçiyor. Çünkü bu durum sadece bizim topraklarımızda yaşanmıyor, dünyanın neresine giderseniz gidin kadın olmanın vermiş olduğu zor bir yaşam mücadelesi var. Sadece dozu ve şekli farklı olabilir. Bir kere ne yaparsanız yapın mutlaka önüne bir ‘kadın’ sıfatı geliyor. Erkek yönetmen denmezken, kadın yönetmen denir, kadın savcı, kadın avukat gibi hep cinsiyetçi söylemler var. Bir de mümkün olduğunca bu derdimizi anlatmaya çalıştık. Zaten bu hikayeyi bir erkek alatmamalıydı bir de buna el atmasınlar. Bu bizim hikayemiz. Kadın yönetmen deniyorsa eğer şimdi sıra bizde.

 

KENDİ BAŞIMIZDAN GEÇENLERİ ANLATIYORUZ

Kadın elinden çıkan bir film daha mı iddialı, daha mı çarpıcıdır nedir?

Elif: Kadın elinin değmesi dünyadaki her şey için daha hayırlı olabilir. Mümkünse erkekler ellerini çeksin, her şeye karışmasın. Bizim filmimizde ki farkı kadın hikayesindeki duyguları, tepkileri, yaşananları ancak bir kadın anlayabilir ve çekebilirdi. Bu erkeğin dışardan sadece bir konuşması, yorumu olabilirdi.

Çiğdem: Sonuçta biz kendi başımıza gelen şeyleri anlatıyoruz. Bu yüzden daha samimi ve daha gerçek bir etkisi olur.

Hikaye anlatırken seksapellik ve cinselliği kullanma konusunda tavrınız nedir?

Elif:Bu nerede var olmak istediğinizle alakalı bir şey. Eğer bundan para kazanmak istiyorsanız başka bir şey, hikaye anlatmak istiyorsanız başka bir şey olur. Para kazanmak için başvurulan sevmediğimiz yöntemlerden biri olabiliyor bu söyledikleriniz. Ama bir yandan hikayemiz bunu gerektiriyorsa zaten yapmak zorundayız. Ama bizim hikayemizde böyle bir şeyin yeri yok. Dolayısıyla biz bu yöntemlere başvurmuyoruz.

 

BİZİM MALZEMEMİZ BU HİKAYE

Siz özel hayatınızda ve iş hayatınızda nelere nasıl meydan okuyorsunuz?

Elif: Bu filmle aslında biz sisteme meydan okuyoruz. Herkesin bir malzemesi vardır ve onu kullanır. Bizim de malzememiz bu hikaye ve bunu kullanıyoruz. Bir kişiye bile sınırlarını zorlaması için bir motivasyon verebilirsek şahane olur. Hiçbir kadın kendilerine dayatılan hayatı yaşamak zorunda değil.

Boncuk: Bir kişiye bile Zeynep sayesinde dokunabilirsek ne mutlu. Benim elimden de sadece bu geliyor ve sonuna kadar bunu kullanıyorum.

 

HABER ÖNERİLERİ

Penis boyunu uzatmanın yolları

Bir hapla 24 saat iktidar dopingi

Genç erkekleri bekleyen tehlike: Testis kanseri

Fazla kilo penisi küçük gösterir!

Sinir hasarına dikkat!

Instagram’da bir ayda 20 bin lira kazanılabilir

3 günlük detoksla yağlarınızdan kurtulun!

Aşkı uğruna Osmanlı’yı bitiren kadın: Gertrude Bell

Bulaşık makinesi mi, elle yıkamak mı?

Çocuklarda dikkat ve zekayı geliştirecek 12 yöntem!