Berna Laçin

tüm yazıları
e-posta gönder

Sorular Sorular...

10.07.2014 Perşembe

Sorular hiç bitmez! Herkes gibi benim de çocukken girdi hayatıma sorular. “Ne zaman başlıyorsun okula” ile başlayan sorular, “okumayı söktün mü”, “ne zaman ilkokul bitecek”, “liseye giriş sınavı ne zaman”, “hangi okul”, “üniversiteye kaç sene kaldı”, “hangi bölüm”, “üniversite bitti mi”, “yüksek lisans düşünüyor musun”, “sözlün var mı?”, “nişan yakın mı”, “düğün yaza mı”, “bebek ne zaman”, “ikinci bebek ne zaman”... Ki kendi tecrübeme göre, bu “ikinciyi düşünmüyor musun” sorusu sanırım ilk çocuğa “sevgilin var mı” sorusunun vakti gelene kadar sürecek. İki çocuk sahibi olanlar sakın kurtulduklarını sanmasınlar; “bir tane daha düşünüyor musunuz” sorusunun kapıda olduğuna emin olabilirsiniz. Peki ya sonra? Merak etmeyin, bu kez de sorular çocuklar ve hatta torunlar için sorulacak.        

Geç doğur geç yaşlan

Çocuk ve doğum demişken; ABD’deki Boston Üniversitesi bilim adamları, 95 yaşına kadar yaşayan 311 kadının sağlık verilerini, daha erken yaşamını yitiren kadınlarınkiyle karşılaştırmış. 33 yaşımdan sonra bebek sahibi olanların daha uzun yaşadığı ortaya çıkmış. Bir yaştan sonra doğum yapan kadınlaın 95 yaşına kadar yaşama oladılığı iki kat fazlaymış. Hele 40 yaşından sonra doğum yapanların 100 yaşını görme ihtimalinin dört kat fazla olduğu gözlenmiş. Önemli bir ayrıntı, tüp bebek gibi yardımcı tıbbi yöntemler kullanılmamış olmaması gerekiyor. Tamamen doğal olarak kadının hamile kalmış olması gerekiyor. Tabii bu haberi ilk okuduğunda insanın aklından hemen, “40’ımdan sonra bir tane doğursam 100 yaşına kadar yaşar mıyım” sorusu takılıyor. Açıkçası ben de ilk ân, eğer 100 yaşıma kadar yaşama ihtimalim artacaksa hemen bir tane doğurayım diye düşünmedim değil. Biraz konuyla ilgili biraz araştırma yapınca bu istatistiğin ana fikrinin “geç doğur, uzun yaşa” olmadığını anlıyorsunuz ne yazık ki! Geç yaşta doğum yapabilmek, uzun yaşamı sağlayan genetik bir yatkınlığa ilaret ediyormuş yalnızca. Anlatılmak istenen, geç doğumun ömrü uzattığı değil, geç doğum yapabilmiş olmanın, kadının üreme organlarının ve dolayısıyla bütün vücudunun geç yaşlanıyor olduğunun kanıtı sayılıyor. Dolayısıyla da yaşlanma hızı yavaş olan kadın, uzun yaşama daha yakın duruyor. Peki nedir bu yaşlanma hızı? 40 yaşındaki her kadın aynı yaşta olmuş olmuyor mu? Anlaşılan olmuyor! Profesör Thomas Perls, doğal yollardan ileri yaşta gebe kalabilmenin kadının üreme sisteminin, dolayısıyla tüm vücudunun yavaş yaşlandığının bir göstergesi olduğunu söylüyor. Anlaşılan, bazı kadınların biyolojik saati yavaş ilerliyor. Bu durumda, yaşıtlarına göre bazıları daha genç kalıyor. Ancak sonuçların kadınların geç bebek sahibi olması gerektiği anlamına gelmediğini belirten Peris, 40’lı yaşlardan sonra düşük riskinin 20’li yaşlardan iki kat fazla olduğunun altını çiziyor.

Yazarın Önceki Yazıları

29.10.2018

Müslüm filmine dair...

25.10.2018

Kızkardeşlik duvarı

21.10.2018

Gelecek bize nasıl gelecek

14.10.2018

Yoksa siz “Tarihin sıfır noktası”nı hala görmediniz mi?

11.10.2018

Nafaka...

27.05.2017

Sağlıklı bir ay

20.11.2014

Demi Lovato

03.10.2014

Hangisi, 6 mı 6 Plus mı?

18.09.2014

Siz hangi raftasınız?

12.09.2014

Yaz uzatmaları oynarken...
daha fazlası...