Banu Çarmıklı

tüm yazıları
e-posta gönder

Sezona başlarken

25.08.2018 Cumartesi

Tüm sanatseverler gibi heyecanla beklediğim günler yaklaştı. Sezonda izleyeceklerimizi paylaşmak istiyorum.

Gelecek yılı şimdiden iple çekmemize neden olan bir haber, 16. İstanbul Bienali’nin küratörlüğünü, Palais de Tokyo’nun kurucularından Fransız küratör, yazar ve akademisyen Nicolas Bourriaud’nun üstleniyor olması bana göre. Aldığım duyumlara göre şimdilerde yerel sanat ortamının önemli isimleriyle bir araya gelerek görüş almayı sürdüren küratörün, ilişkisel estetik ve interaktif/katılımcı sanat üretimi üzerine çalıştığını göz önüne alırsak bienalde bizi izleyicinin de kendisine aktif olarak yer bulabileceği bir seçki bekliyor. 
 
Gerek küratöryal anlamda gerek izleyici deneyimi açısından oldukça ilgi çekici bir bienal olacağını tahmin ediyorum. Önümüzdeki günlerde açıklanacak kavramsal çerçeveye dair dolaşan söylentiler beni epey heyecanlandırdı. Bienal kapsamında düzenlenecek özel etkinlikler de merak uyandırıyor. Bienalin 30. yılı olması vesilesiyle hazırlanan özel proje, 1987’den bu yana düzenlenen her edisyondan birer sanatçının eserlerinin sınırlı sayıda üretilen baskılarını özel bir sette topluyor. Limited Editions ismini taşıyan bu sınırlı üretim projesi; Nevin Aladağ, Halil Altındere, Francis Alÿs, Taner Ceylan, Mark Dion, Elmgreen & Dragset, Ayşe Erkmen, İnci Eviner, Gülsün Karamustafa, Füsun Onur, Michael Rakowitz, Wael Shawky, Adrián Villar Rojas, Lawrence Weiner ve Akram Zaatari gibi pek çok yıldız ismi bir araya getiriyor. Limited Editions projesinin geliri ise gelecek yılki bienalde dünya prömiyerini yapacak yeni eser üretimine fon olarak kullanılacak. 
 
Tasarım bienali okula dönüşecek
 
İKSV’nin bize kazandırdığı önemli etkinliklerden olan İstanbul Tasarım Bienali’nin dördüncüsü bu yıl gerçekleşiyor. “Okullar Okulu” teması üzerine kurgulanan; tasarımı bir öğrenme yöntemi, öğrenmeyi de bir tasarım biçimi şeklinde ele alan bienal, 22 Eylül - 4 Kasım tarihleri arasında gerçekleşiyor. Bienal mekânları, hepimizin ayağının aşina olduğu Akbank Sanat, ARTER, Pera Müzesi, SALT Galata, Studio X İstanbul, Yapı Kredi Kültür Sanat gibi kentin önde gelen kültür-sanat kurumları oldu. Böylece bu kurumların Kasım ayına dek sergi programları yerine bienale ev sahipliği yapacağını da duyurmuş olalım. Küratörlüğünü; Belçika’nın Hasselt kentindeki Z33 Güncel Sanat Evi ve Fransa’nın Arles kentindeki deneysel tasarım laboratuvarı atelier LUMA’nın sanat direktörü olarak görev yapan Jan Boelen’in üstlendiği bienal, farklı yaş ve disiplinlerden yerli ve yabancı 100’den fazla katılımcıyı ağırlayacak. Ekonomik, sosyal, teknolojik ve kültürel gündeme duyarlı bir yaratıcı üretim anlayışı geliştirilmesi adına özgün öğrenme yöntemlerinin izini sürmeye zemin hazırlayacak. Tasarım eğitimi konusuna da eleştirel bir yaklaşımla değinecek olan Okullar Okulu’nun bana göre en ilgi çekici yanı her bir mekânın; Bozum Okulu, Ölçekler Okulu, Dünya Okulu gibi farklı başlıklar altında
 “okul”a dönüştürülecek olması. Açık çağrı yöntemiyle seçilen katılımcıların neler ortaya koyacağını merakla bekliyoruz. 
 
Elbette yılın gözde etkinliklerinden Contemporary İstanbul da bu sene dolu dolu geçeceğe benziyor. 20-23 Eylül tarihlerini şimdiden ajandanıza not edin derim. Oldukça dinamik bir sezon bizi bekliyor.

Yazarın Önceki Yazıları

15.09.2018

Şehirde sanat dinamizmi

08.09.2018

Tophane’den Pera’ya sanat rotası

01.09.2018

Haftanın sergileri

25.08.2018

Sezona başlarken

18.08.2018

Yaz biterken

11.08.2018

Bodrum’un saklı kültür bahçesi

04.08.2018

Çağdaş sanat ve gastronomi el ele

28.07.2018

Sanat terimlerine bakış

21.07.2018

Beyoğlu’nun sanat kaynağı

21.07.2018

Hayaller ve sırlar bir arada
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Kürşad Zorlu

Af teklifi neler getiriyor?