Banu Çarmıklı

tüm yazıları
e-posta gönder

Hayaller ve sırlar bir arada

21.07.2018 Cumartesi

İnsan, her yerde, kim olursa olsun aynı… Maddi durumu iyiyse bazı olanaklara daha kolay ulaşıyor, değilse arzularına her zaman hasret kalıyor… Gerçeklerine inanmayı seçiyor. İşte, aşkta, sağlıkta… Kısacası hayatın tamamında…

İçimizden bir kadının hikayesi

Doğan Satmış’ı ilk ve tek kitabımı 2008’de yazdığımda tanımıştım. Son derece beyefendi, nazik ve başarılı bir gazeteci olduğunu görmüştüm. Yazarlığının da en az gazeteciliği kadar başarılı olması şaşırtıcı değil elbette. Bir erkeğin bir roman yazması ve bunu bir kadının ağzından, onun diliyle yapması kolay iş değildir. Doğan Satmış, şahane başarmış. Bir kadının en büyük destekçisinin yine kendisi olduğunu o kadar güzel anlatmış ki… Bir Kaçamak ve Mina çağdaş bir kadının yaşam mücadelesi… Kitabın en güzel yanı, bugünü yakalaması… Bugünün kadının çektiği zorluklar, incelikleri, hayalleri ve yaşam mücadelesi, özünde kadının yalnızlığı… Nefis anlatılmış. Bu, biraz da aynaya bakma hikayesi… Aynaya bakmak isterseniz Mina’yı okuyun. Ortak noktalarınız olacaktır mutlaka...Tabii çok akıcı bir dil ve hayal gücü becerisi de kitabın en güzel tarafları…

“Dünya sırlar altındaysa…”

Rene Girard’ın Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar, kitabı kalın kitaplardan korkan okurlara göre değil…

Bu aldatmacaya kendini kaptırmayanlara göre… Kitap kalınlık ve inceliğiyle değil, hak ettiği içeriği bulmasıyla değerli, kaliteli okurun eline geçmesiyle de sonsuzdur. Bu kitap da tarih, sosyoloji, psikoloji içeren oldukça sağlam araştırmalara dayanan bir kitap. Aslında üç kitap: Temel Antropoloji, Yahudi-Hıristiyan Metinleri, Bireyler Arası Psikoloji başlıkları altında beşer bölümden oluşan oldukça ilginç ve başarılı bir inceleme…

Tarihe ve özellikle insana meraklıysanız bu kitap tam size göre…

Hayallerinizin peşinden gitmek…

“Spino Serebellar Ataksi (SCA) beyincik ve omurilikte denge ile ilgili hücrelerin kaybı ya da doğru çalışamaması sonucu oluşan dengesizliğin izlendiği bir hastalıktır. Ataksi tıbbi bir terim olarak dengesizliği ifade etmektedir. Atakside güç kaybı olmaksızın hareketlerin dengeli şekilde yapılmasında bozukluk olmaktadır. Bu durum beyincik hasarına bağlı olarak gelişebileceği gibi omurilik ve omurilikten çıkan sinirlerin hasarına bağlı olarak da gelişebilmektedir. Ataksi yapan tek hastalık SCA olmadığı gibi SCA’da da tek belirti ataksi değildir.

Bu kadar bilimsel açıklamayı neden verdim biliyor musunuz? Tanıtacağım kitapta özellikle bu hastalık sebebiyle hayatından iki kere vazgeçmeye kalkmış bir adam var, kitabın yazarı Yaşar Salt. “Senin Hayatında Ben de Varım” diyerek yaşadıklarını adım adım anlatmış. Yaşadıkları, verdiği mücadele kendine kalmasın, bu dertten muzdarip olanlar varsa kendilerine bir çare bulsun, bu dert nedir bilmeyenler de insanlar nelerle uğraşabiliyor görsün istemiş. Bu bir başarı öyküsü, şahane bir galibiyet. Hem yaptıkları hem de bunu yazmayı seçtiği için kutluyorum yazarı.

Yazarın Önceki Yazıları

15.09.2018

Şehirde sanat dinamizmi

08.09.2018

Tophane’den Pera’ya sanat rotası

01.09.2018

Haftanın sergileri

25.08.2018

Sezona başlarken

18.08.2018

Yaz biterken

11.08.2018

Bodrum’un saklı kültür bahçesi

04.08.2018

Çağdaş sanat ve gastronomi el ele

28.07.2018

Sanat terimlerine bakış

21.07.2018

Beyoğlu’nun sanat kaynağı

21.07.2018

Hayaller ve sırlar bir arada
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Ercan Çitlioğlu

Soçi zirvesi ve İdlib -2-

Gökhan Dinç

Normal şartlar altında...

Faik Çetiner

F.Bahçe günü kurtardı

Murat Çelik

Münbiç farklı, İdlib çok farklı

Sadık Gültekin

Uzman ne diyor?

Güntekin Onay

İkisi de hak etmedi

Ersin Düzen

Dağ fare doğurdu

Ömer Güvenç

Santrforsuz bu kadar!