Bakan Çavuşoğlu'ndan S-400 açıklaması

Bakan Çavuşoğlu, "ABD'nin S-400 yaptırımları konusunda tutarsızlık var, Trump yaptırım uygulamak istemiyor. S-400 hava savunma sistemi 2020'nin ilk döneminde aktif hale gelecek." dedi. Bakan Çavuşoğlu, "Geri kabul anlaşmasını askıya aldığımızı AB'ye yazılı şekilde ilettik. Vize serbestisi ile aynı anda yürürlüğe girecekti" ifadelerini kullandı.

22.07.2019 Pazartesi 11:19
Güncellenme: 23.07.2019 10:35
AA
 Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TGRT Haber'de katıldığı canlı yayında  gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin S-400 alımından dolayı F-35 projesinden  çıkarılması ve F-35'lerin Türkiye'ye teslim edilmemesi halinde bu açığı Rusya ve  Çin'den gidereceği yönündeki haberlere ilişkin bir soru üzerine, Türkiye'nin  kendi savunma sanayisine çok önem verdiğini, bu konuda çok ciddi yatırımlar  yaptığını ve şu anda ihtiyacının yüzde 70'ini kendisinin karşılayabildiğini  söyledi.
 
Türkiye'nin savunma sanayisinde ihtiyacının hemen hemen tamamını  karşılamak için çeşitli atılımları olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, Türkiye'nin  kendi savaş uçaklarını, tanklarını, helikopterlerini üretmek için yoğun çaba sarf  ettiğinin altını çizdi. Atak helikopterlerini, Altay tanklarını örnek veren Çavuşoğlu, "Artık  ihracata da başladık. F-16'larımız var, savaş uçaklarımız var. Ama yeni  teknolojiler var, ihtiyaç da artıyor." diye konuştu.
Teknolojinin geliştiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "F-35 de yeni teknolojiyle üretilen bir uçak. O nedenle biz bu  projenin ortağı olduk. Bu projenin ortağı olarak yaklaşık 1,4 milyar dolar para  ödedik. Dolayısıyla ortağı olduğumuz bir ürünü almak bizim hedefimiz. Ama diyelim  ki her şey çok kötü gitti, olmadı, F-35'i de bize vermediler diyelim. Türkiye'nin  de yeni nesil uçaklara ihtiyacı var, kendimiz üretinceye kadar. O zaman nasıl  S-400 için başka arayışlar içine girdik ve en son S-400 anlaşmasını Rusya ile  yaptıysak, o zaman Türkiye kendisi üretinceye kadar ihtiyaçlarını başka  kaynaklardan gidermek ister ve en doğal hakkıdır. Buna da kimse bir şey diyemez.  'Biz Patriot'u satamadığımız için Türkiye S-400 alıyor' diyen bir yönetimin de  yarın diyelim ki en kötü senaryoyu konuşuyoruz, F-35 vermedikleri zaman da  Türkiye başka alternatiflere yönelirse söyleyecekleri bir söz olmaz. Türkiye  ihtiyacını tabii ki kendi ortak olduğu projeden karşılamak ister ama bu olmazsa  başka seçenekleri değerlendirme hakkı vardır. Her şeyden önce bağımsız ve özgür  bir ülkenin atması gereken adımları yeri geldiği zaman Türkiye atar, atacaktır."
 
Ayrıca ABD'nin Türkiye’ye yaptırım uygulaması halinde Türkiye’nin  nasıl cevap vereceği sorusunu yanıtlayan Çavuşoğlu, “Yaptırım olursa bizim de  ABD’ye vereceğimiz cevaplar var.” dedi. Çavuşoğlu, “ABD bize yönelik hasmane tutum sergilerse gizlimiz yok,  karşı adımlar atarız. Bu tehdit de değil blöf de değil.” diye konuştu.
 
İDLİB GERGİNLİĞİ AZALTMA BÖLGESİ 
 
İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ne yönelik saldırılara ilişkin bir  soru üzerine Çavuşoğlu, Rusya ile temasların her düzeyde devam ettiğini  belirterek İdlib'deki saldırıların durması gerektiğini vurguladı. Taciz saldırıları geldiği yönündeki açıklamaları gerçekçi  bulmadıklarını belirten Çavuşoğlu, "Doğrudur, orada radikal gruplar var. O  radikal grupları da Rusya ve rejim birlikte getirdiler, bıraktılar İdlib  bölgesine ki onların varlığını bahane ederek İdlib'e de saldırsınlar. Nitekim son  zamanlardaki saldırılarda da bunu görüyoruz. Fakat onlar, özellikle de Rusya'nın  üslerine saldıracak mesafede de değiller." ifadelerini kullandı.
Çavuşoğlu, bu konuda İran'la rejimin garantörü olan Rusya'ya önemli  sorumluluk düştüğünü vurgulayarak "Rusya ile rejimin burada birlikteliğini  görüyoruz. Burada rejimin saldırılarını durdurma sorumluluğu komşumuz  Rusya'nındır." diye konuştu.Türkiye ve Rusya'nın Astana ve Soçi süreçlerini güçlü mekanizmalarla  yürüttüğünü hatırlatan Çavuşoğlu, anayasa komisyonunun açıklanması için tarih  belirlemeye çalıştıklarını kaydetti.
 
Çavuşoğlu, Suriye'ye ilişkin birçok konuda birlikte çalışan iki  ülkenin İdlib mutabakatına da imza attığını anımsatarak Türkiye'nin İdlib  mutabakatının sağlıklı şekilde uygulanması için sorumluluklarını yerine  getirdiğini belirtti. Çavuşoğlu, "Rusya'nın da sorumluluğu rejimin saldırılarını  durdurmak." dedi.
 
"Trump, Türkiye'ye bir yaptırım uygulamak istemiyor"
 
Çavuşoğlu, Türkiye-ABD ilişkilerini de değerlendirerek ABD Başkanı  Donald Trump'ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkilere önem  verdiğini vurguladı ve S-400, F-35, Münbiç gibi konularda ABD'nin içinden farklı  seslerin geldiğini ancak Trump'ın son açıklamalarından sonra bu farklı seslerin  de azaldığını söyledi.  ABD'nin Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşılık Koyma Yasası'nın (CAATSA)  aslında F-35'leri kapsamadığını belirten Çavuşoğlu, S-400'ler ve F-35'lerin bir  arada olamayacağına ilişkin tereddütleri gidermek için Türkiye'nin ortak komisyon  kurulması yönündeki teklifini anımsattı.  Çavuşoğlu, Türkiye'nin ABD'deki personelinin F-35 programına  katılımıyla ilgili bazı engeller çıkarıldığına işaret ederek "Onun dışında henüz  bir netlik yok. Trump, Türkiye'ye bir yaptırım uygulamak istemiyor. Türkiye'nin  S-400 alımında ABD'nin de sorumlu olduğunu, kendisinden önceki Obama yönetiminin  de sorumlu olduğunu sık sık gündeme getiriyor." diye konuştu.
 
S-400'lerin teknolojik açıdan Patriotlardan çok daha ileride olduğunun  altını çizen Çavuşoğlu, havadan saldırının ne zaman geleceğinin belli olmadığını  belirtti. Çavuşoğlu, "Bu sistem açık olacak ki sürekli, herhangi bir tehdit  olduğu zaman tespit edecek. Bir sistem açık olmazsa bir tehdidin geldiğini hangi  kaynaklardan anlayacaksınız?" ifadesini kullandı. Çavuşoğlu, CAATSA çerçevesinde Türkiye'ye ilişkin hangi adımların  atılacağı konusunda bir netlik olmadığını söyleyerek şöyle devam etti: "Trump'ın başkan olarak bunu erteleme yetkisi var. Hatta uygulamama  yetkisi var. Tabii bunların belli şartları var ve şartlar da ortada. Trump bunu  yapabilir, yani erteleyebilir. ABD yönetiminden ve Başkan Trump'tan beklentimiz  bu. Bu konudaki beklentileri de Sayın Cumhurbaşkanımız telefon görüşmelerinde ve  ikili görüşmelerinde Trump'a zaten iletmiştir. Bu da bizim hakkımız. Müttefik  olarak ABD'nin Türkiye'ye yaptırım uygulaması kabul edilebilir bir durum  değildir. Dolayısıyla Başkan'ın bunu erteleme hakkı var ya da uygulamama hakkı  var, belli şartlara bağlanmış."
 
Bakan Çavuşoğlu, ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "gizli  bir anlaşma yaptığı" yönündeki haberlere ilişkin ise "İki açık sözlü liderin  gizli bir anlaşma yapmasına gerek yok. Her ikisi de ilişkilerin zorluklara rağmen  devam etmesinden yana görüş belirtiyor." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin ABD'nin yaptırım uygulaması halinde vereceği cevaplar  bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, "Ama bu bizim tercihimiz değil. ABD ile  ilişkilerimizi daha sağlıklı gerçekçi bir zeminde iki NATO müttefiki olarak  sürdürmek isteriz." ifadelerini kullandı. Eksen kayması ve Türkiye'nin NATO üyeliğini sorgulayan söylemlere de  yanıt veren Çavuşoğlu, Türkiye'nin NATO'dan çıkarılamayacağına vurgu yaparak  "Çünkü orada kararlar oy birliğiyle alınır. Bir ülke bile itiraz etse aksi bir  karar alınmaz." dedi. Çavuşoğlu, Türkiye'nin eksen kayması yaşamadığını, eksenin Türkiye'nin  kendisi olduğunu söyledi.
 
"Doğu Akdeniz'i çözmek istiyorsanız varız"
Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz'deki son gelişmelere ilişkin de Yunanistan'ın  yeni hükümetinden gelen mesajları olumlu karşıladıklarını, sorunun çözümü için  diplomatik çabalara hazır olduklarını dile getirdi. Bakan Çavuşoğlu, "Doğu Akdeniz'deki sorunun çözümü için Yunanistan ile  ikili düzeyde veya AB dahil BM gibi örgütler düzeyinde iş birliğine varız. Fakat  orada Rum kesiminin muhatabı KKTC'dir. En son KKTC'nin bir komisyon önerisini  bile Rum kesimi reddetmiştir. Rum kesimi hiçbir şeyi Kıbrıs Türk halkıyla  paylaşmak istemiyor. Bugün Kıbrıs konusunda bir çözüme varamamamızın nedeni  budur." ifadesini kullandı.
Kıbrıs Adası etrafındaki kaynakların adil paylaşımı için KKTC ve  Türkiye'nin esneklik gösterdiğini kaydeden Çavuşoğlu, bu amaçla ortak şirket, AB  mekanizması, komisyon veya BM çatısı altında bir komisyon kurulabileceğini  belirtti. Çavuşoğlu, "Yeter ki KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının oradaki hakları  garanti altına alınsın. Biz Yunanistan'daki yeni hükümetle tüm bu çetrefilli  konuları konuşmaya ve çözmeye hazırız." dedi.
Türkiye'nin şu anda sondaj için iki, sismik araştırmalar için de iki  olmak üzere Doğu Akdeniz'de dört gemisi bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, AB'ye  seslenerek "Siz bir çözüm bulmak yerine Rum tarafını memnun etmek için Türkiye'ye  yönelik sembolik de olsa bir karar alırsanız biz buradaki varlığımızı,  aktivitemizi daha da artırız. Ama çözmek istiyorsanız buna da varız." diye  konuştu.
 
 Kıbrıs için beşli toplantı yeni müzakere için değil
 
 Kıbrıs meselesinin çözümü için federasyon formülü dahil defalarca  yapılan görüşmeleri anımsatan Çavuşoğlu, "Türkiye olarak federasyon için son  müzakereleri yaptık. Fakat şimdi alternatiflere bakmak lazım." dedi. Kıbrıs Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis ile İsviçre'nin Crans  Montana kasabasında iki yıl önce yaptığı görüşmelere değinen Çavuşoğlu,  "Anastasiadis orada bana 'En iyi çözüm iki devletli çözüm' dedi. Sebebini sordum.  'Çünkü Rum halkı hiçbir şeyi Türklerle paylaşmak istemiyor.' dedi. 'Dolayısıyla  bir federasyon işlemez' dedi." ifadesini kullandı.
Çavuşoğlu, Rumların uluslararası toplumdan iki devletli çözüm için  destek bulamadığına dikkati çekerek konfederasyon önerisinin gündeme geldiğini  söyledi. Çavuşoğlu, Türkiye'nin hiçbir seçeneği dışlamadığını belirterek şöyle  devam etti:
"Önümüzdeki gayriresmi beşli toplantı bunu konuşmak için yapılacaktı.  Yani yeniden Crans Montana'da kaldığımız yerden müzakerelere devam etmek için  değil. Özellikle Anastasiadis'in gerçek fikrini duymak bakımından önemlidir.  Anastasiadis mi her şeyi belirleyecek. Hayır, bizim de görüşlerimiz var. Yani ne  için, hangi şartlarda müzakere edeceğiz. Bunu konuşmak, herkesin fikrini öğrenmek  bakımından beşli gayriresmi toplantı olacaksa olur. Yeni bir müzakere ya da  kaldığımız yerden bir müzakere için değil."
 
 "Güvenli bölge oluşmazsa harekatı başlatırız"
 
Çavuşoğlu, Suriye'de güvenli bölge için ABD ile bir görev gücü  oluşturulduğunu ve görüşmelerin sürdüğünü hatırlatarak "Son zamanlarda özellikle  bir yavaşlama görüyoruz. Özellikle İdlib bölgesinde yaşanan sorunları bahane  göstererek ya da Türkler orada oyalanıyor anlayışıyla bu görüşmeleri  savsaklamanın bir faydası olmayacağını da Amerikalılara söylüyoruz." diye  konuştu.  ABD'nin sözünde durmadığı konulardan birinin de Münbiç Yol Haritası  olduğunu ve 90 günde bitmesi planlanan uygulamanın üzerinden yaklaşık 14 ay  geçtiğini ancak sonuç alınmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, "Güvenli bölge oluşmazsa  ve buradan teröristler temizlenmezse, buradan bize tehdit devam ederse biz  buradan bir harekatı başlatırız." dedi. Çavuşoğlu, "Bu tehdit devam ederse ve bir çözüm bulunmazsa biz,  buradan Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı kesindir, askerlerimiz hazırlıklarını  zaten yaptılar, bu harekata gireriz, bu bizim ulusal güvenlik meselemizdir.  Fırat'ın doğusunda tabii. Hazırlıklar bunun için." ifadelerini kullandı.
 
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin bugün Türkiye'de  temaslarının olacağını hatırlatan Çavuşoğlu, "Heyetler geliyor, askeri heyetler  de geliyor. Bugün başlayacak toplantılarda yeni önerilerimiz var dediler,  önerilerinin olduğunu söylediler. Bugün toplantıda göreceğiz, bizi tatmin edecek  mi etmeyecek mi? Fakat artık bu konuda net bir adım atmamız lazım. Bu, bizim  güvenliğimiz bakımından önemli." değerlendirmesinde bulundu.
 
 Güvenli bölgenin oluşturulmasının aynı zamanda Suriye'nin toprak  bütünlüğü ve Türkiye'deki Suriyelilerin bu bölgelere yerleştirilmesi bakımından  da çok elzem olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Bu işi artık sürüncemede bırakmamamız  lazım. Ne olacaksa olsun. Amerikalılar da artık bu işi sürüncemeye  bırakmayacağımızı görmeliler, görüyorlar. Umarım bu ziyarette bir anlaşmaya, bir  mutabakata varırız ve güvenli bölgeyi bir an önce oluştururuz." dedi.
 
 Çavuşoğlu, "Bu hafta artık güvenli bölgenin oluşması ve buraların  istikrara kavuşması konusu konuşulacak. Eğer buralardan netice çıkmazsa zaten  hazırlıklarımız var. Bu bizim için ulusal güvenlik meselesi." diye konuştu.
 
 "Irak ile önceliğimiz güvenlik iş birliği anlaşması"
 
Çavuşoğlu, Irak ile ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmaların  sürdüğünü belirterek bu ülkeyle çalışılması gereken en önemli konunun güvenlik  olduğunu kaydetti. Terör örgütleri PKK ve DEAŞ'ın Irak'tan temizlenmesi gerektiğinin  altını çizen Çavuşoğlu, "En son dışişleri ve savunma bakanları ile istihbarat  başkanı geldi. Üç artı üç toplantılarımızı yaptık. Burada esas amacımız güvenlik  iş birliği anlaşmasının imzalanmasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu sene yapacağı  Irak ziyaretinden önce bunu biz nihayete ulaştırmak istiyoruz. Önümüzdeki süreçte  bizim de Irak'a ziyaretimiz olacak." ifadesini kullandı.
 Bağdat, Erbil ve Ankara'nın PKK'ya yönelik birlikte operasyon yapması  gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, şunları kaydetti: "ABD de burada destek vereceğiz diyor ama istihbarat paylaşımı ve  diğer konularda bazı eksiklikler var. En son bir şehidimiz oldu. PKK'nın  Süleymaniye'den sonra Erbil'e de rahatlıkla girdiğini gördük. Dolayısıyla  alınması gereken tedbirler var. En sağlıklı tedbir ise PKK'nın tamamen Irak'tan  da temizlenmesidir."
 
  
 
  

 
 

HABER ÖNERİLERİ

Rusya'da dolar hamlesi... Hızla artıyor!

Trump'tan bomba Rusya önerisi: Dönsün

4 gün sonra başlıyor! 13 bin 200 polis görev alacak

Jeffrey Epstein 'ölümünden iki gün önce vasiyet imzaladı'

Polonya, Almanya’dan 850 milyar dolar tazminat istiyor

Bebeğini pencereden atmak isteyen babayı polis engelledi

Pakistan: Kontrol hattında 6 Hint askeri öldürüldü

ABD Başkanı Trump'ın 10'uncu torunu dünyaya geldi

Şaşkına çeviren görüntü! Timsah tellere tırmandı

"İran'la savaş ABD ve müttefikleri için korkunç olur"