Kürşad Zorlu

tüm yazıları
RÖPORTAJ
e-posta gönder

KKTC bu oyuna gelmemeli

01.09.2018 Cumartesi
Kuzey Kıbrıs’ta vatandaşın birinci gündemi ekonomi. Nereye giderseniz gidin dövizdeki artış ve artan hayat pahalılığı konuşuluyor. Kimi sivil toplum kuruluşları eylem yapıyor. Hükümet bazı tedbirler alsa da hareket alanı hayli dar. Bu yönelim dünün fırsatçılarını da sahaya sürüyor. Geçmişte Annan Planı ile “yes be annem” diyenler yine sahneye çıkmışlar ve ekonomik krizden kurtulmak için AB’ye girmenin gerektiğini ileri sürüyorlar. Hatta bunun için Annan Planında olduğu gibi benzer bir sürecin başlaması gerekiğini ifade ediyorlar. Bu yolla kriz bitecek; halk refaha ulaşacakmış...Bu arada Kuzey Kıbrıs’ta kira sözleşmelerinde döviz kurunun Euro 4,60, Dolar 3.80 üzerinden sabitlendiğini belirtelim.
Bir diğer kampanya da eş zamanlı yürütülüyor. Bunu ortaya atanlar bizzat Rumlar... Adayı “NATO askerleri korusun” diyorlar. Böylelikle Türkiye ve Yunanistan’da NATO’ya üye oldukları için az da olsa asker bulundurabilecekmiş. Her iki tarafın hassasiyeti de sürecekmiş.
 
Tabi bu işler esas senaryonun ön tanıtımları.
 
Aslında istenen şey Türkiye’nin garantörlük haklarını budamak ve Türk askerini mevcut pozisyonundan geriye götürmek. Zira Doğu Akdeniz’deki doğalgaz arama faaliyetlerinde ciddi bir perde gerisi mücadele yaşanıyor. ABD menşeli küresel şirketler kendi varlıklarını ABD asker gücü ile tahkim etmek istiyorlar. Dolayısıyla Türkiye’nin askeri varlığı istenmiyor.
 
Türkiye’deki döviz kuru artışı ve bunun AB ile ilişkilerde yeni bir işbirliği sürecini hızlandırması Rum kesiminin KKTC’deki çıkarları konusunda daha iştahlı olmasını sağlıyor. Bazı çevreler AB müzakerelerinde daha önce olduğu gibi bu çıkarlara dayalı bir baskı/yönlendirme yapacakları belirtiyorlar. Ancak bu kez Türkiye’nin adımları geçmişteki gibi olmayacak. Türkiye ne KKTC’nin bağımsızlığı ne de askeri varlığı konusunda geri atacaktır.
 
Rum Tarafının Oxford Baskısı
 
Kıbrıs Türk ekonomisinin iki temel girdisi var. Üniversiteler ve turizm gelirleri. Son dönemde adanın güneyinden geçişlerin de arttığı ifade ediliyor. Böyle bir süreçte Rum Dışişleri KKTC’nin bu iki kaynağını baltalamaya çalışıyor. Örneğin Doğu Akdeniz Üniversitesi İngiltere’deki Oxford Üniversitesi ile işbirliği anlaşması yapmak üzere. Rumlar üniversitenin “yasa dışı” olduğu suçlamasıyla engellemek için uğraşıyorlar. Oysa söz konusu üniversitenin mezunları dünyanın hemen her yerinde yüksek lisans ve doktoraya kabul alabiliyorlar.

Yazarın Önceki Yazıları

19.09.2018

İdlib’de fırsatlar ve tehditler bir arada

15.09.2018

Yeni havalimanının adı ne olacak?

12.09.2018

Nazarbayev’in Türkistan hamlesi…

08.09.2018

Azerbaycan’ın KKTC’yi tanıması...

05.09.2018

Türk Dünyası’nın önemini kavramak…

01.09.2018

KKTC bu oyuna gelmemeli

29.08.2018

Türk Keneşi’ne çok önemli atama

25.08.2018

Toplumsal çözülme ve ‘İnsani vatanperverlik’

23.08.2018

Fırtına yaklaşırken…

18.08.2018

Trump neden takım oyunu oynayamıyor?
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Murat Çelik

2’nci nükleerde fizibilite tamam

Oya Doğan

Gülperi’de damar sağlam ama boşluklar var

Ömer Güvenç

Yakışanı yaptın Başkan