Kürşad Zorlu

tüm yazıları
RÖPORTAJ
e-posta gönder

Türkiye için yeni bir fırsat...

10.02.2018 Cumartesi

Afrin harekatının 22. gününde Türk ordusu ilerlemeye devam ediyor. Batıdaki bazı yayın organları askeri ilerleyiş kadar kullanılan askeri malzemelerin %75 oranında Türk malı oluşuyla ilgileniyorlar. Zira 1965’ten bu yana ABD menşeili silah sektörünün %66’sı Ortadoğu pastasını yiyor. Dolayısıyla Türkiye sınır ötesini güven altına alırken diplomasi ve güvenlik hattını daha yukarıda karşılamaya dönük stratejileri atlamamalı.

DEAŞ’ın Afganistan’da yeniden örgütlenerek Ortadoğu-Orta Asya bağlantısına yönelişi uluslararası çevrelerce de takip ediliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Ortadoğu’daki askeri ve diplomatik manevra alanını etkileyen iki gücün, Rusya ve ABD’nin yukarıda, Orta Asya’da başlayan mücadelesinde Türkiye’de yerini almalı.

Neden Orta Asya?

 Türkiye’nin tarihsel bağlarının olduğu Orta Asya stratejik bir öneme sahip. Rusya-Avrasya, Orta ve Yakın Doğu, Asya ve Güney Asya arasında bir tampon bölge ve önemli bir geçiş noktası. Bir süredir beklendiği gibi ABD Dışişleri Bakanlığı Orta Asya sorumlusu H.Enscher Tacikista n ve Kırgızistan’ı ziyaret ederek Trump’un Orta Asya açılımını başlattı. Ziyaretin yapıldığı gün Rusya Devlet Başkanı Putin Kırgızistan’ın 240 milyon dolar borcunu sildi. Görüşmede ABD’nin Kırgızistan’a bir askeri üs açması teklifi de vardı. Çok açık ki Washington Orta Asya ’ya ilgisini artırıyor, Rusya ise karşılık veriyor.

Bu sürece nasıl gelindi?

ABD, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılında sahada etkinliği yok denecek kadar azdı. Diplomatik ilişkilerin kurulmasıyla birlikte adım adım ilgisini artıran baba Bush, döneminde Orta Asya Türkiye üzerinden bir sıçrama unsuru olarak görüldü. Zaman içerisinde ABD nezdinde saha uzmanları yetişti ve ekonomik-sosyal alanda gerek yardımlar gerekse yatırımlar bağlamında etki gücü artmaya başladı. 1992-2008 yılları arasında Tacikistan dahil ABD’nin Orta Asya’ya maddi yardımı 4 milyar dolara ulaştı.

Özellikle 11 Eylül saldırısının ardından Afganistan’dan bölgeye dahil olmayan çalışan radikal gruplar ABD’nin odağı haline geldi. Kırgızistan’da Manas, Özbekistan’da Hanabad askeri üsleri kuruldu.

Fakat aynı tarihlerde Putin’in Rusya’sı “post-Sovyet” bir yapıya yönelik hamleleri sıklaştırıyor; Avrasya Ekonomik Birliği’ne giden yolu açıyordu. Soğuk savaş döneminde Rusya’ya karşı yöneltilen çevreleme politikası bu dönemde turuncu devrimlerle şekillendirilmeye çalışılsa da enerji ve demografi kartını çok iyi kullanan Ruslar Orta Asya’daki gücünü tahkim ediyordu. Bu yönelim güçlü başkanlık-yarı başkanlık modeliyle yönetilen kurucu liderlerin yönetimlerini devam ettirebilmelerinin de en önemli denge unsuru görülüyordu. 2014 yılına gelindiğinde Kırgızistan Rusya’yı tercih ederek ABD üssünü kapattı. Özbekistan ise 2005 yılında ülkenin güneyinde çıkan olaylarla ilgili ABD’nin sert eleştirileri üzerine Hanabad üssünü kapatmıştı.

Türk Keneşi için fırsat

Kamuoyuna yansımıyor ama bugünlerde Türkiye-Azerbaycan-Kazakistan-Özbekistan arasında hiç olmadığı kadar sıcak ilişkiler kuruluyor. Bir anlamda Orta Asya-Kafkaslar-Anadolu bağlantısı yeni bir fırsat yakalıyor. Uzun zamandır durağan olan Türkiye-Özbekistan ilişkileri vizelerin 30 gün süreyle kaldırılması ile giderek hızlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’da önceki gün mevkidaşını arayarak teşekkür etti. Hatırlarsanız Kazakistan Lideri Nazarbayev’in Orta Asya Devletler Birliği projesi vardı. Şimdi bu zemin kuvvetleniyor.

Ve güzel bir haberi ilk kez verelim. Mart ayında Türk Cumhuriyetlerinin Cumhurbaşkanları Türk Zirvesinde bir araya geliyor.

İşte bu gelişmeler bağlamında Türkiye, Afrin’deki mücadelenin kodlarını Orta Asya stratejisiyle bütünleştirmeli.

Yazarın Önceki Yazıları

17.02.2018

ABD ile masaya oturmak

14.02.2018

Seçim barajında gözden kaçan detay

10.02.2018

Türkiye için yeni bir fırsat...

07.02.2018

İstikamet neresi: Kızılelma

03.02.2018

Yaklaşan seçim ittifakı ve 1991 örneği

31.01.2018

Dün Soçi’de neler oldu?

27.01.2018

Soçi zirvesinin detayları ve Türkmenlerin durumu

24.01.2018

Afrin’den Fırat’ın Doğusuna Bakmak…

20.01.2018

Afrin bir son olmayacak...

17.01.2018

Afrin’de milli mutabakat ve zor sorular....
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Koray Caner

Madalyonun diğer yüzü

Güngör Mengi

Tecavüz terörü!

Müge İplikçi

İzmir’in aşk dolu öykü günleri

Ercan İnan

Bunlar bizi hep Barça’lar

Ersin Düzen

İnatçı ve inançlı!