İstanbul’da tarihi bir rota Kuzguncuk

Andolu Yakası’nda Boğaz kıyısında yer alan ve hala mahalle geleneğini koruyan semtlerden biri Kuzguncuk... Adım atacağınız her sokak, gireceğiniz her kafe sizi şaşırtacak emin olun...

18.08.2018 Cumartesi 02:30
Güncellenme: 17.08.2018 22:54
FÜSUN SAKA / fsaka@gazetevatan.com

Bu bayram çevrenizdeki herkes tatile çıkmış ve siz İstanbul’da kalmış olabilirsiniz. Ancak, hayıflanmayın. Stresinizi atabileceğiniz birgün geçireceğiniz bir seçenek var. Anadolu Yakası’nda Boğaz’ın en güzel semtlerinden biri olan Kuzguncuk sabah kahvaltısını yapıp, tüm gün keyifle gezinip akşam da balığınızı yiyip ayrılabileceğiniz bir semt. Geçmişte tam bir İstanbul mozaiğini bünyesinde barındıran, Rum, Ermeni, Yahudi, Musevi ve Türklerin barış içinde bir arada yaşadıkları semt şimdi de çok özel bir yerde olduğunuzu hissettiriyor. Esnafı, mekanları sizi kendine çekiyor.  

Kuzguncuk’a nasıl gidilir?

Avrupa yakasından Kuzguncuk’a gitmek için Beşiktaş iskelesinden Üsküdar motorlarına biniyorsunuz.Yağış yoksa Üsküdar-Kuzguncuk arası, yürüyüş hızınıza göre 15 dakika bile değil. Dolmuş ve otobüs seçenekleri de var.  Anadolu yakasında oturuyorsanız tabii ki  gidecek olanların öncelikle Üsküdar yönüne giden otobüslere binmesi gerekiyor. Kuzguncuk’a gelince; 1980’lerin sonlarında TRT döneminde, Perran Kutman ve Şevket Altuğ’un oynadıkları Perihan Abla dizisini hatırlıyor insan. Sonra da 2005’lerde, Hasan Kaçan, Kadir Çöpdemir’in rol aldıkları Ekmek Teknesi ile ünlenen ama en çok mimar Cengiz Bektaş’ın dokuyu korumak için yaptığı projelerle adı anılan semt İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en güzel yerlerinden biri. Perihan Abla Sokağı ve Ekmek Teknesi mekan olarak hala duruyor. Yani Kuzguncuk rotası için boğazdan içeri girdikten sonra solda sokağı ve bu yapıyı görüyorsunuz ama önce semtin ana caddesi İcadiye’ye girmeniz gerekir...

İcadiye Caddesi...

İcadiye, Kuzguncuk’un ana caddesi. Yani, sahilden karşıya geçip, sağ köşedeki Dilim Pastanesi’nden yukarı doğru yürüyünce gireceğiniz  yer. Birçok kafenin, restoranın, kitapçı, galeri ve antikacının mekanı bu caddenin üzerinde. Caddedeki dev çınar ağaçları, sağlı sollu kafelerin önünü serinletiyor ve tabii ki mahalenin vazgeçilmezi kedileri ise her zaman sizi sevmeye hazır bekliyor. Hele de Deniz Eczanesi’nin kedileri semtin sakinlerinin sanki kendileri olduğunu düşündürüyor.

Perihan Abla Sokağı

Neredeyse her sokağı ve binası  bir film platosunu andıran Kuzguncuk, başta da belirrtiğim gibi Türkiye’nin dizi tarihinin en sevilen dizilerine mekan olmuş. Dolayısıyla Kuzguncuk’un en çok ziyaret edilesi yerlerinden biri hala Perihan Abla Sokağı. Bu sokağın köşesindeki Asude Kebap, Ekmek Teknesi tabelası ile dizinin mirasını sürdürüyor gibi.

Pulat Çiftliği

Pulat Çiftliği mekan olarak çok şık bir yer. Giriş katında çiftlikte üretilmiş olan doğal ürünler sergileniyor ve satılıyor, aynı zamanda buradaki masalardan birine oturup istediğiniz yemeği ısmarlıyorsunuz. İkinci katta ise özel etkinliklerin yapıldığı geniş bir paylaşım masası mevcut. Hafta sonu kahvaltıları ise iki kişi 50 TL ve ürünler organik.

Nail Kitabevi

İcadiye Caddesi üzerinde 200 metre ilerleyince karşınıza çıkan Nail Kitabevi harika bir mekan. İçinde kahvenizi içip istediğiniz kitabı seçip okuyabiliyorsunuz. Ama oldukça sessiz kalmanız gerekiyor. Dışarıda üç beş masası var ama esas güzellik içeride. Dar ve uzun bir binada bulunan kitabevinin mümkün olan her yeri kitap raflarıyla değerlendirilmiş.

Kuzguncuk Bostanı

Nail Kitabevi’nin sol çaprazında Bostan Cafe ve meşhur Kuzguncuk Bostanı var. Bundan yaklaşık 10 yıl önce birçok tartışmaya neden olan ve mahalle halkının sahip çıktığı bostan bugün pek çok insanın kendi bahçesini ekip biçtiği ve sosyalleştiği bir yer. İstanbul’da artık şehir içinde pek de bu tarz alanlar kalmadığı için gerçekten özellikle korunası bir yer. Bostanın ilk tapusu Sultan Mehmed Reşat döneminden kalmış, 16 bin 445 metrekarelik bu alan uzun yıllar zaten bostan olarak kullanılmış. En son Rum İspiro Şore’den çıkan tapu 77’de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmiş; ancak bostanın sahibi İspiro Şore’nin oğlu İlya’dan dolayı Kuzguncuklular tarafından İlya’nın Bostanı olarak da anılıyormuş. Bu arada domates, biber, ıspanak dikilen ve bu sebze ekimlerinin mahalleli ile çocuklarının elleriyle yaptığı, Kuzguncuk’ta sık rastlayacağınız kedi ve köpeklerin de evi olmuş bir yer burası. Kapısında ise mahalleli kendi el emekleri olan eşyaları satıyor.

Kuzguncuk bir başka güzelliği de semtte büyük markaların bulunduğu AVM’lerin olmayışı.

Küçük bakkallar, 3-4 masalı kafeler, fırınlar ve takı satan hediyelik dükkanlar sizi selamlıyor. 

En Çok Okunan
Bizim Kahve Haberleri

Ekonomik krizin çözümü onlarda!

Uykuya dalamamak önemli bir uyku bozukluğudur

Hangi kahvaltılık gevrek gerçekten sağlıklı?

Açık yaralara larva mucizesi

4 haftada ideal kilo!

Paça mercimek çorbasından yararlı değil

50 yaşından sonra hamilelik için yumurta nakli gerekli

Artık meme yapısına özel kontrol yapılıyor

Kalp kapağı artık ameliyatsız değişiyor

12 yaşındaki fenomen!