En parlak veriye TÜSİAD yorumu

Türkiye, belki de dünyanın en kuvvetli 3’üncü çeyrek büyümesini ilan etmeye hazırlanırken, TÜSİAD Başkanı, ekonomi literatüründe yüksek enflasyonla yüksek büyüme ikilisinin yerinin olmadığını, sağlıklı büyüme istediklerini söyledi

08.12.2017 Cuma 02:30
Güncellenme: 07.12.2017 21:47

2017 yılı 3’üncü çeyrek büyümesinin iki haneli çıkma ihtimali var. Kesin rakamı Türkiye İstatistik Kurumu Pazartesi günü açıklayacak. Son 1 aydır bakanlar ve Başbakan, 3’üncü çeyrek büyümesinin çok yüksek geleceğine dair açıklamaları ile kamuoyunda beklenti yarattı. Büyüme verisi, aşırı oynak kur yüzünden morali bozulan Türkiye ekonomisinin belki de en temel dayanağı olmuş vaziyette.

Dün gerçekleşen Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi toplantısında da Türkiye büyümesi gündeme geldi. Ancak TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, büyüme verileri üzerine yaptığı değerlendirme ile Hükümet’e önemli mesaj vererek tek başına bu verinin ‘Tamam işler düzeliyor’ anlamına gelemeyeceğini ima etti. Bilecik’in büyümeyle ilgili yorumu şöyle oldu:

“3 gün önce açıklanan enflasyon oranına özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum. Bugün, bize benzer gelişmekte olan ülkelerin çoğu bu sorunun üstesinden gelmiştir. Bu ülkeler, yüzde 3-4 civarında bir enflasyona sahipken, Türkiye’de enflasyonun yüzde 13’e, hatta gıda ve enerji hariç enflasyonun bile yüzde 12’ye varmış olması kabul edilir gibi değil. Hepimiz biliyoruz ki enflasyon ile mücadelenin temeli, mali disiplin ve sıkı para politikasıdır. Merkez Bankaları, refah ve büyüme yaratma kurumları değildir. Anayasa’da da belirtildiği üzere, Merkez Bankası’nın temel görevi fiyat istikrarını sağlamaktır. Bizi fiyat istikrarından uzaklaştıran her politika ekonomimize uzun vadede zarar verir. Şunun kesin olarak altını çizelim: Ekonomi literatüründe maalesef ‘yüksek enflasyon ve yüksek büyüme’ diye bir ikili yoktur. Bu tür büyüme sürdürülebilir değil, hemen her zaman geçicidir. Bu iki dönem, bize, önemli olanın tek başına büyüme olmadığını çok net bir şekilde gösterdi. Bugün artık soru, sadece ‘Ne kadar büyüyeceğiz?’ değil, ‘Nasıl bir büyüme istiyoruz ?’ olmalıdır.”

Güçlü Türkiye hayali

“Bu yeni küresel büyüme dönemine Türkiye nasıl girecek? Müttefikleri ve ticaret ortakları ile gerilimli, dostları azalmış bir ülke olarak mı?” diye soran Bilecik, iş dünyası olarak karamsarlığa girmeyeceklerini belirtti. Geleceğe müttefiklerle kavgalı girmek istemediklerini kaydeden Bilecik, şöyle devam etti: “Bizim hayalini kurduğumuz çok güçlü bir Türkiye var. Kutuplaşmak-ayrışmak değil birlikte çalışmak, yaşamak istiyoruz. Yenilenerek, güçlenerek, rekabet gücümüzü arttırarak büyümek istiyoruz. Küresel dönüşüme ayak uyduracak, yeniliklere açık, özgür, girişimci nesiller istiyoruz. Adaletin herkes için sağlandığı güçlü bir hukuk devleti istiyoruz. Herkesin kendini korkusuzca ifade edebildiği özgürlük ortamı istiyoruz. Yapılan en küçük haksızlık, toplumun tümüne yapılmış sayılır. Bu yüzden, ‘Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olmaları’ gerekir.”

ENFLASYON GEÇİCİ

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’nin gelecek seneki hedeflerinin başında tıpkı bu yıl olduğu gibi büyüme geldiğini belirtti.

Büyümeden taviz vermeyeceklerini vurgulayan Yıldırım, “En az yüzde 5, tercihen de yüzde 6 civarında büyümeyi hedefliyoruz” ifadesini kullandı. Enflasyondaki yükselmeyi geçici olarak nitelendiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2018’den itibaren hedefimiz enflasyonun aşağı çekilmesidir. Enflasyonun aşağı doğru bir seyirde olacağını buradan size açıklıkla söyleyebilirim. Kurumlarımız, Merkez Bankası kendisi gerekli tedbirleri alacak. Son günlerde kurda bazı dalgalanmalar var. Bu dalgalanmalar Türkiye’nin gerçek durumunu yansıtmıyor. Türkiye’nin ülke primi 200’ün altında. Dün itibarıyla 186. Geçen yılın sonunda 300’e çıkmıştı. Bu yaşananların ekonomik göstergelerle, ekonomik kurallarla izahı yok.”

Başbakan: İş yapma kolaylığında ilk 20 ülkeden biri olacağız

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’na katılan Başbakan Binali Yıldırım, değerlendirme kuruluşlarının Türkiye’nin notunu düşürmek için adeta yarışa girdiklerini vurguladı. Yıldırım, “Türkiye 2017’de 1’inci çeyrekte yüzde 5.2 büyüdü, 2’nci çeyrekte 5.1 büyüdü. ‘3’üncü çeyrekte büyüme iki haneli olursa şaşmayın’ diyorum ama yıl sonu itibarıyla da ülkemiz yüzde 5 ile 7 arasında bir büyümeyi gerçekleştirecek. Özel sektörümüze ekonomimize güveniyoruz. Güvendiğimiz için de hemen gerekli tedbirleri aldık” diye konuştu.

Yıldırım, Kredi Garanti Fonu ile 250 milyar lira civarında bir kaynak oluşturduklarını, bu kaynaktan 250 bin civarında işletmenin yararlanmasını sağladıklarını ayrıca KOSGEB’in KOBİ’lere sağladığı imkanlarla 500 bin işletmenin nefes aldığını, işlerini yoluna koyduğunu dile getirdi.

Haritamızı çiziyoruz

Kriz senaryolarını ters düz ettiklerini, ancak ‘2018 çok zor bir yıl olacak, büyük bir kriz kapıda’ gibi sözlerin sarf edildiğini belirten Yıldırım, şunları aktardı: “Ülkemizin bugüne kadarki istikrarı ve güven sayesinde 2018’de de inşallah büyüme devam edecek. İki haneli duruma gelen enflasyonun aşağı doğru seyri devam edecek. Özellikle 2018’de yol haritamızı hazırlıyoruz. Bunu yaparken beraber yapacağız.”

Yıldırım, yapısal reformlara devam edeceklerini, vergi reformunu yapacaklarını, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yatırımcıların işinin kolaylaştırılması için iddialı bir eylem planını hayata geçireceklerini kaydetti.

Türkiye’de iş yapabilme kolaylığının maalesef bugün arzu ettikleri düzeyde olmadığını anlatan Yıldırım, “Hedefimiz önümüzdeki 3 yıl içinde iş yapma kolaylığı bakımından Türkiye’yi ilk 20 ülke arasına sokmak. Bunun için neler yapılacağına dair çalışmalarımız tamamlandı. Bürokrasinin kolaylaştırılması ve vatandaşın işinin devlet bürokrasisi ile zorlaştırılmasının önüne geçilmesi, e-devlet uygulamalarından elektronik ortamda iş yapma imkanlarının artırılması eylem planlarımız arasında yer alıyor” dedi.

Özilhan: Bir daha enflasyon sarmalına yakalanmayalım

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, sağlam bir ekonominin ön koşulunun hukukun üstünlüğü ilkesinin bağlayıcılığı olduğunu belirtti. Yüksek seyreden büyüme hızı ile ihracatta yüz güldüren haberler geldiğini anlatan Özilhan, bir yandan da paranın değer kaybından yüksek enflasyona, kamu harcamalarındaki artış ve bozulan bütçe dengesinden artan cari açığa kadar bir dizi alanda endişelendiren gelişmeler yaşandığını ifade etti. Zamanında önlem alınmazsa bu sorunların üst üste birikeceğini belirten Özilhan, “1990’lar piyasa dinamiklerinin gözetilmemesinin acı tecrübeleri ile dolu. Bir kez daha kur, faiz, enflasyon sarmalına yakalanmamak için, kurumların araç bağımsızlığının önemini hafızalarda tazelemekte yarar görüyoruz. Üretimi desteklemeyen bir sistem, verimsiz yatırımlar, uzun dönemli üretim artışı sağlayan sanayi sektörü yerine inşaat sektörüne dayalı büyüme ile gidilebilecek yolun sonu refaha çıkmaz. Üretimi merkeze koyan yeni bir vizyona ihtiyacımız var” diye konuştu.

En Çok Okunan
Ekonomi Haberleri

Bakan Albayrak G20 aile fotoğrafı çekimine katıldı

Hissedip Getir’di vurdu gol oldu

Bakan Albayrak’tan G-20 temasları! İki önemli görüşme gerçekleştirdi...

Çince bilen eleman mağazaya şart oldu

Kredi kartı kullananlar için çok önemli uyarı

İhracatta Temmuz rekoru

O ismi bakanlığa transfer etti!

Bodrum’daki yarışa 3. proje ile devam

Uçaktan inen turisti taksiye kaptırmayacak

Kendi ürününe rakip olacak