Berna Laçin

tüm yazıları
e-posta gönder

Ülkenin mutlulukla bir ilgisi olmalı

12.08.2018 Pazar
Herkes mutsuz... Adeta bir mutsuzluk bulutu tarafından yutulmuş gibi çevremiz... Ve mutsuzluk hiç bu kadar eşit davranmaya yaklaşmamıştı sanki... Çok farklı yaşam biçiminden, çok başka şehirlerden, ayrı ekonomik düzey, inanç ve görgüden çevrelere bakın, ne acayiptir ki bugün herkes mutsuz. Bir bakın çevrenize ve dahi kendinize bana hak vereceksiniz. Zenginler bile çok mutsuz mesela ki en yadırgadığımız durumda olanlar onlar. İşçiler mutsuz, işsizler mutsuz, köylüler mutsuz, öğretmenler mutsuz, desteklediği parti kazanan ayrı, kaybeden ayrı mutsuz. Ötesi yok, maaşı euro ya da dolar ile olanlar bile mutsuz! Dün bir komşum “sağlığım yerinde çok şükür halim vaktim de ama keyfim yok işte” dediğinde bir kez daha üzerine düşünmeye başladım. Elbette mutsuzluğumuza sebep ülkenin içinde bulunduğu darboğazı gösterebilirsiniz. Ama para bile tek başına çare değilse bu yaraya demek ki, ülkemiz üzerine daha detaylı düşünmenin vakti gelmiş demektir, üstelik “beğenmiyorsan git” gibi hadsiz cümleleri şuursuzca savurmadan, beğenen beğenmeyen herkesin ülke üzerinde aynı hakka sahip olduğunu unutmadan, mutsuzluk, ayrım yapmaksızın hepimizi yutmadan...
Mutsuzluğumuz üzerine düşünürken elde olmadan başkalarının mutluluğunu inceler buldum kendimi... İnsan böyledir işte, “onda ne var da bende yok” diye mukayese kaçınılmazdır çevreyle. Birey böyle iken ülkeler neden farklı olsun ki? En çok satanlar listesinde sıkça karşımıza çıkan Dan Buettner de böyle düşünüyor olmalı ki yıllardır dünya üzerindeki araştırmaları derleyip, yorumlayarak, bir anlamda mutluluk atlası oluşturuyor. Gallup Dünya Anketi’ni de dizinin üzerine koyup, toplumlara nelerin mutluluk getiridğini, ülke mutluluk endekslerinde üst sıraları yakalayanların nedenlerini ortaya koyuyor. 
 
Sağlıklı yaşam
 
Araştırmalar, mutluluk üreten, bunu temel ihtiyaç görüp halkını mutlu etmeyi amaç haline getiren ülkelerin mutluluk atlasında üst sıralarda yer aldığına dikkat çekiyor. Yıllık Dünya Mutluluk Raporu’na imza atan araştırmacılar, mutlu ülkeler için temel formülü şöyle veriyor: Güçlü ekonomik büyüme, sağlıklı yaşam süresi, kaliteli toplumsal ilişkiler, cömertlik, güven ve kişinin istediği yaşam tarzını sürdürme özgürlüğü... Şapkayı önümüze koyup, bu formül ışığında kendimize bir bakalım! Gelin önce, bunu başaranlara bir göz atalım...
Kosta Rika mutluluk formülü: Her gün keyif alacak küçük şeyler yapmak. Kosta Rika, coğrafyasının da gerekliliğine cevap vermek üzere, toprak ağlarının gücü ele geçirmesine izin vermeyen politikalar ile küçük toprak sahipleri ve çiftçilerden oluşan bir üretici toplumu yaratmayı başarmış. Kız çocukları öncelikli olarak, eğitim alanını genişletip, eşitlikçi bir sağlık sistemi kurmuş. Mücevherleri, her an yenisi ile değiştirilen elektronik aletleri, marka elbiseleri olmayan ama dünya ortalamasının çok üzerinde mutlu olan insanların ülkesi... Formülü ise kendilerine keyifli alanlar ve zamanlar yaratmak beceresine dayanıyor. Daha az kazansalar da daha makul saatler çalışıp, gün içinde hoşlandıkları şeyleri yapmaya vakit ayırmayı mutluluğun formülü olarak ortaya koyuyorlar. Büyük dertlerden uzak, sağlık ve sosyal konulardaki güvence rahatlığıyla, şarkılar söyleyip gülüp eğlenmeyi önemsiyorlar.
 
Çalışma refahı
 
Singapur formülü: Ekonomik güven, itibar ve aidiyet hissi... İşte mutluluk endeksi çok yüksek başka bir ülke. Kosta Rikalılar’ın tam tersi olarak Singapurlular aslında çok ciddi mesai altında yaşıyorlar. Yine Kosta Rikalılar’ın tersine zenginliği ve gösterişi seviyorlar. İşin ilginç yanı yine de yapılan anketlere göre çok mutlular. “Çalışma refahı” programı sayesinde yaşanabilecek ekonomik alt sınırın garanti altına alınması, konut ve sağlık hizmetlerinin ülkede iyi işlemesinden kaynaklanan güven hissi bu mutluluğun nedeni olarak görülüyor. Irk ve etnik ayrımcılığa izin verilmemesi de yine mutluluk düzeyini yükselten sebeplerden olarak gösteriliyor. Danimarka formülü: 40 yıldır mutluluk listesinde 1 numara... Amaç odaklı yaşam tarzı ve çevre bilinci ile yetişen çocuklar... Toplum bilimcilere göre Danimarka Devlet sistemi, halkını, insanları mutsuz edecek şeylerden korumak üzerine kurulu ve kişisel memnuniyet için zaman ayırmak en önemli nokta. Fırsat eşitliği üst düzeyde. Sağlık, eğitim ve ekonomide halk kendini güvende hissediyor. Kişiler kendini pek çok konuda geliştirmeyi öncelikli görüyor ve devlet politikaları da bunu destekliyor. Gönüllü olarak, topluma ve doğaya hizmet etmenin verdiği farkındalık hissi çok küçük yaşlardan itibaren bireylere yerleştiriliyor ve bunu yerine getirmek uzun vadede güven duygusunu pekiştirerek, faydalı birey olmanın getirdiği mutluluk kapılarını aralıyor. 

Yazarın Önceki Yazıları

16.09.2018

Okullar açılırken veli dilekleri

09.09.2018

Nobel Akademisi’nde kriz

08.09.2018

“Y” ile “Z” kuşağı yetersiz ve mutsuz

02.09.2018

Çocukları kandileriyle başbaşa bırakın

26.08.2018

Bu günlerde içime işleyenler...

19.08.2018

Bodrum sosyete pazarı yaz modasına yön veriyor

12.08.2018

Ülkenin mutlulukla bir ilgisi olmalı

05.08.2018

Toplumsal hassasiyet ve gelişen alerjiler

29.07.2018

Yeşile doyacağınız bir tatil rotası Karadeniz

01.07.2018

3 milyondan fazla genç için heyecanlı günler
daha fazlası...

Günün Yazarlar

Müge İplikçi

Validebağ Gönüllüleri’nin Sözü

Oya Doğan

İstanbullu Gelin sinir bozucu bir açılış yaptı

Mert Nayır

Yaşa takılanlar için partiler birleşti ama...

Lütfü Özel

VAR’la umutlandı VAR’la BİTTİ!