AK Parti Sözcüsü Çelik: Herhangi bir sözleşme yok

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımız danışmanlığın yerli kuruluşlardan alınmasını tebliğ etti. McKinsey'le herhangi bir sözleşme yok, ödeme de yapılmıyordu" dedi.

06.10.2018 Cumartesi 19:08
Güncellenme: 06.10.2018 21:44
AA
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın güvenlik oturumuna Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık yaptığını belirterek, "Terörle mücadele konusundaki hassasiyetlerimiz, şimdiye kadar yaptıklarımız, terör örgütlerinin yeni metotları, şehirlerdeki yapılanmaları konusundaki hassasiyetlerin bir kere daha altı çizildi." dedi.
 
Çelik, toplantının gerçekleştirildiği otelin önünde oluşturulan basın merkezini ziyaretinde açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
 
İstişare kamplarının AK Parti'nin önemli geleneklerinden biri olduğunu belirten Çelik, Başkan Erdoğan'ın kampın açılış konuşmasını yaptığını, yarınki kapanış konuşmasında da önemli açıklamalarda bulunacağını bildirdi. 
 
Erdoğan'ın yarın da bir konuşma yapacağını aktaran Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Filistin ve Kudüs meselesini gündeme getirmediğini ileri sürdüğü sözlerini hatırlatarak, bu sözlerin şaşırtıcı olduğunu kaydetti.
 
Çelik, eski sistemde ana muhalefet partisi, şimdiki sistemde ikinci parti konumundaki bir partinin genel başkanının en temel bilgilerden haberdar olmamasıyla ilgili bir tabloyla karşı karşıya kalındığını vurguladı. 
 
"Kılıçdaroğlu'nun odasına ulaşmıyor"
 
İsrail'deki Haaretz gazetesinin, Erdoğan'ın BM'deki konuşmasını "Filistin, Kudüs konusuna büyük vurgu yaptı" şeklinde haberleştirdiğini anlatan Çelik, "İsrail'deki Haarezt gazetesine, Ye'diot Achronot gazetesine ulaşan haberler maalesef Sayın Kılıçdaroğlu'nun odasına ulaşmıyor, gündemine girmiyor." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Bu kadar temel bir konuda bile bu derece maddi hata yapmaları diğer konularda nasıl çalışıyorlar diye bizim açımızdan ürkütücü bir tablo çiziyor." diyen Çelik, "Demokrasi anlayışları konusunda, muhalefet anlayışları konusundaki genel çarpıklığın bir tezahürüdür." ifadesini kullandı.
 
Cumhurbaşkanlığının internet sitesinden Erdoğan'ın konuşmasına bakıldığında Filistin ve Kudüs meselesinin hemen dikkati çekeceğini vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:
 
"Buna rağmen nasıl bir konuşma metni hazırlanıyor, Sayın Kılıçdaroğlu'nun zihni nasıl formatlanıyor bunu anlamakta güçlük çekiyoruz. Bu ürkütücü bir durumdur. Bu derece temel bir bilgiden yoksun biçimde, konuşmanın genel alfabesinden bile yoksun bir mantık içerisinde davranılması ürkütücü bir durumdur. Google'a girsinler, Erdoğan-Filistin yazsınlar, binlerce sonuç bulunur. Kılıçdaroğlu-Kudüs-Filistin yazsınlar, vereceği cevap şudur, 'herhangi bir sonuç bulunamadı'. Türkiye'de genel başkanlık yapan birisinin çok kolaylıkla ulaşılabilecek bir bilgiden bile bu kadar uzak olmasını ürkütücü olarak altını çiziyoruz."
 
Kampta yapılan çalışmalar ve sunumlar hakkında bilgiler veren Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Özhaseki, Mahir Ünal ve AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı'nın sunum gerçekleştirdiğini aktardı.
 
Çelik, sunumlarda genel merkez ve TBMM çalışmalarının ele alındığını anlattı.
 
"Aday kriterleri değerlendirildi"
 
Özhaseki'nin sunumunun yerel yönetimlere dönük çalışmaları kapsadığını ifade eden Çelik, aday kriterlerinin, bu konudaki ölçülerin ne olacağının, nasıl davranılması gerektiğinin ele alındığını vurguladı.
 
Siyasi performansla, siyasi referans alanını birlikte değerlendirdiklerini anlatan Çelik, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
 
"Siyasi referans alanından kastım şudur, ahlaki kriterler, AK Parti'de belediye başkanı olmak için gerekli olan kriterler. Zaman içerisinde şöyle bir şey görüyoruz, AK Parti'li belediye başkanı, AK Parti'li siyasetçi olmakla, AK Parti'de siyasetçi olmak ve AK Parti'de belediye başkanı olmak arasında fark ortaya çıkabiliyor. AK Parti'de siyasetçiyim ya da AK Parti'de belediye başkanıyım diyerekten AK Parti'li belediye başkanı, AK Parti'li milletvekili olma tutumundan uzaklaşma gördüğümüzde buna müdahale etmemiz gerekiyor. Bu sebeple AK Parti'li olmanın referansları nedir, yerel seçimde bu referansları nasıl konumlandırıyoruz, hangi ilkelerle yürüyeceğiz, yeni dönemde hangi ilkeleri gündeme alacağız bunlarla ilgili ayrıntılı bilgi verilmiştir."
 
Çelik, siyasi referansları değerlendirerek aday adayları arasından liste oluşturduklarını, ardından da siyasi performansları değerlendirildiklerini kaydetti.
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal'ın, partilerinin bugüne kadarki seçim kampanyalarını anlattığını aktaran Çelik, AK Parti'nin kampanya hafızasına ilişkin sunum yapıldığını belirtti.
 
"Genel Başkanımız bizzat başkanlık etti"
 
Bostancı'nın da TBMM çalışmaları ve siyasi meselelerle ilgili bilgiler sunduğunu söyleyen Çelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun güvenlik ve dış politika konularında sunumlar gerçekleştirdiğini anlattı.
 
Soylu'nun terörle, uyuşturucuyla mücadele başta olmak üzere çeşitli konularda kapsamlı bir sunum yaptığını belirten Çelik, şunları söyledi:
 
"Bu oturuma Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız bizzat başkanlık etmiştir, sunumları dinlemiştir, oturumu bizzat yönetmiştir. Burada, terörle mücadele konusundaki hassasiyetlerimiz, şimdiye kadar yaptıklarımız, terör örgütlerinin yeni metotları, şehirlerdeki yapılanmaları konusundaki hassasiyetlerin bir kere daha altı çizildi. Milletvekili arkadaşlarımızın soruları, tespitleri oldu. Uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele konusunda gelinen nokta, ortaya çıkan raporlar nedir, kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız bunun yanı sıra teknoloji bağımlılığından, tütün bağımlılığına kadar geniş bir alanda arkadaşlarımızın, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığının ortak bir çalışma yapması, şimdiye kadar yapılan çalışmaları yeni formatlarla daha güçlü hale getirmeleri, bunun halkımızla daha çok paylaşılması için talimatlar vermişlerdir. Milli Eğitim, Sağlık ve İçişleri Bakanlığımız arasında özellikle gençlere dönük, bağımlılık konularıyla mücadele etme konusunda ciddi çalışmalar yapılacaktır." 
 
Başkan Erdoğan'ın, danışmanlık şirketi McKinsey konusundaki açıklamasının hatırlatılması ve bu hizmetin bir kereye mi mahsus olduğunun sorulması üzerine Çelik, şunları söyledi: 
 
"Bu konuda, ilgili kurumlarımızın, daha çok yerli kurumlarımızdan bu danışmanlık hizmetlerini alması gerektiği çerçevesindeki prensip kararını açıkladı. Çünkü burada farklı hassasiyetler, bu görüşler geliştirilirken, bu danışmanlıklar alınırken, bu istişareler gerçekleştirilirken çeşitli spekülasyonlar oluyor. Dolayısıyla kendisi, Bakanlar Kurulundaki arkadaşlarımıza tebliğ ettiğini söyledi. Bu kurumla olan danışmanlık hizmetinin sona erdirilmesi konusunda kendisinin genel hassasiyeti de bunlar. Türkiye'de yapılabiliyorsa, özellikle bu konularda proje, siyaset, metot geliştirme konusunda kendi firmalarımızla bunun yapılmasının daha doğru olacağı yönündedir. Açık ve nettir. Spekülasyona açık bir nokta değil o danışmanlığın sona erdirilmesi, bundan sonra da kurumların bu hassasiyeti gözeterek ilerlemesi konusunda talimatları olmuştur." 
 
"Kararı veren, projeyi yazan, siyaseti uygulayan biziz"
 
Sözleşme iptalinin olup olmadığına yönelik soru üzerine Çelik, bu kuruluşlarla sözleşme imzalanmadığını, ilişkilerin daha çok görüş almaya yönelik olduğunu söyledi. 
 
Muhalefet partisinin "Türkiye'nin yönetiminin bir yere teslim edilmesi" iddiasının gerçeği yansıtmadığını kaydeden Çelik, bu kuruluşlardan görüşler alındıktan sonra siyasetin projesini, uygulamasını, siyasetçilerin yazdığını dile getirdi. 
 
Bu kurumları siyasete ortak etmenin söz konusu olamayacağını vurgulayan Çelik, "Şimdiye kadar da olmamıştır. Kararı veren, projeyi yazan, siyaseti uygulayan biziz. Bu konudaki hassasiyetimiz de herkes tarafından bilinir." ifadelerini kullandı. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bundan sonra yerli kurumlarla istişare hizmetlerinin götürülmesi gerektiğini ifade ettiğini hatırlatan Çelik, "Herhangi bir kurumun siyasetçinin yerine ikame edildiği, siyasetçi adına karar verdiği ya da siyasetçilerin bir masada onlarla birlikte politikaya karar verdiği bir durum söz konusu değil." şeklinde konuştu. 
 
"Cumhur İttifakı'nın sona erdiği anlamına gelmiyor"
 
AK Parti'nin yerel seçimlerde MHP ile ittifakına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün yaptığı konuşmasının sorulması üzerine Çelik, iki cümlenin yan yana değerlendirilmesini istedi. 
 
Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, öncelikle Cumhur İttifakı'na verdiği önemin altını çizdiğini, yerel seçimlerde de yaşatma konusunda hassasiyet ortaya koyduğunu, ikinci olarak bu ittifakın herhangi bir siyasi tartışmayla zedelenecek, sorgulanacak bir mesele olmadığını vurguladığını söyledi. 
 
Erdoğan'ın, Cumhur İttifakı'nın, "daha büyük milli meselelerde ortak duruşu gerçekleştirme meselesi" olduğuna işaret ederek, yerel seçimlerde böyle bir pratik ortaya çıkmıyorsa bu durumda listelerde olmasa bile gönüllerde devam edileceğini dile getirdiğini belirten Çelik, "Yerel seçimlerde listelerde söz konusu olmazsa bu, Cumhur İttifakı'nın sona erdiği anlamına gelmiyor." dedi. 
 
Çelik, Erdoğan'ın olabilecek yerlerde de bunun yollarına bakılacağını söylediğine dikkati çekti. 
 
Erdoğan-Bahçeli görüşmesi 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, yerel seçimlere ilişkin ne zaman bir araya gelebileceklerine ilişkin soru üzerine Çelik, Erdoğan'ın önümüzdeki günlerde Macaristan'ı ziyaret edeceğini, bu sırada iki partinin heyetleri arasında görüşmelerin gerçekleşebileceğini söyledi. 
 
Çelik, Macaristan ziyaretinin ardından Erdoğan'ın Bahçeli ile bir araya gelebileceğini belirterek, "Her an bir araya gelebilirler. Takvimlerinin uygunluğuna göre. Bir araya gelmeyle alakalı bir sıkıntı olması söz konusu değil." açıklamasında bulundu. 
 
"Türkiye Cumhuriyeti devleti, emin ve güvenilir bir devlettir"
 
Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğuna salı günü girdikten sonra kendisinden haber alınamayan gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın durumuna ilişkin Çelik, "Bu konuda hassasız. Türkiye Cumhuriyeti devleti, emin ve güvenilir bir devlettir. Ne Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ne Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayanların herhangi bir şekilde can güvenliği tehdit edilemez." dedi. 
 
Bir gazetecinin kaybolmasının, Türkiye gibi emin bir devletin üzerinde hassasiyetle duracağı bir mesele olduğunu ifade eden Çelik, "Hassasiyetimiz, en yüksek noktadadır. Güvenlik birimlerimiz, olay duyulduğu andan itibaren, gereken araştırmayı yapıyorlar. Biz, tam bir tablo ortaya çıkmadan, tabii ki kimseyi suçlamıyoruz. Ama açıklamalar da yapıldı. Suudi Arabistan Konsolosluğuna girdikten sonra kayıp olduğu ortaya çıktı. Suudi Arabistan Konsolosluğu 'Bizden çıktı' diyor. Güvenlik birimlerimiz bunu araştırıyor. Başsavcılığın da devreye girmesiyle birlikte bu konu daha detaylı bir şekilde araştırılacak." diye konuştu.
 
Bu konularda açıklama yapılmamasının, hassasiyet gösterilmediği anlamına gelmediğinin altını çizen Çelik, olay duyulduğu andan itibaren ilgi düzeyinin en üst düzeyde olduğunu söyledi. 
 
AK Parti Sözcüsü Çelik, "Kayıp gazetecinin durumunun, akıbetinin ne olduğu, onun sorumlusunun kim olduğu ortaya çıkarılacaktır. Türkiye Cumhuriyeti emin bir devlettir. Hiç kimse Türkiye'de bu şekilde bir insanın kaybolması gibi bir eyleme, işleme imza atamaz. Başsavcılık soruşturmasını yürütüyor." değerlendirmesinde bulundu. 

HABER ÖNERİLERİ

MHP'nin o adayı geri çekildi

Mansur Yavaş'ı şoke eden sözler

MHP Lideri Bahçeli'den 'sarı yelekliler' uyarısı: Bedeli ağır olur

AK Parti'nin 'yerel seçim manifestosu' Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunuldu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: 81 ilde uygulamaya alınacak

İstanbul için konuşuluyordu! 'Adaylığı kesinleşti' tweet'ini beğendi

Yerel seçimler 2019 anket sonuçları! Hangi ili kim kazanır?

Özhaseki: Önümüzdeki günlerde açıklayacağız

MHP’ye ittifak jesti: 6 il, 60 ilçe

İşte Kılıçdaroğlu'nun masasındaki son anket!