İbrahim Seten

tüm yazıları
e-posta gönder

Alex, F.Bahce’nin Giggs’i olsun

29.08.2012 Çarşamba
F.Bahçe’nin, kaptanıyla yaşadığı krizin çözümü Alex Ferguson modelinde yatıyor.

39’luk Giggs ilk 11’de de oynuyor, son 5 dakikada da. Ama başarıya odaklandığı için hiç dert etmiyor. Alex’in “Ben her şeyim” diyen oyuncu tipinden “Takım için her katkıyı yaparım” anlayışına geçmesi gerek.


F.BAHÇE’DEKİ Alex de Souza mevzusunun kriz hâline gelmesini yadırgıyorum açıkçası.. F.Bahçe coğrafyası içindeki her konuya hakim olmasına alıştığımız başkan Aziz Yıldırım’ın post-Metris sendromuna yakalanmasının bunda etkisi büyük tabii ki.. 3 Temmuz öncesi Aziz Yıldırım modeli nasıl davranırdı:

- Medyada çıkan haberleri yalanlar..

- Aykut Kocaman ve Alex ile görüşür..

- Ve cızırtılı sesleri keserdi..

AMA bu sefer son kertede meseleye duhul etti.. Hatta G.Antep maçında kadın taraftarlara çektiği ayar bana çok “sempatik” gelmesine karşın, aslında bir başkan olarak ne denli “çaresiz” durumda olduğunun göstergesiydi.. Eskiden tribünler Aziz Yıldırım’ın istediği gibi bağırırdı..

ŞİMDİ tribünler Aziz Yıldırım’ın ne istediğini bilmediği için, bana kalırsa bazı organize güçler tarafından yönlendiriliyor.. Ve ortaya darmadağınık, Metin Aşık’lı dönemleri andıran görüntüler çıkıyor..Hele de bugünkü maçtan kötü bir sonuç çıkarsa seyreyleyin gümbürtüyü..

***


‘SIR’ değerini biliyor

Peki F.Bahçe Alex meselesinden nasıl kurtulur?

- Alex Ferguson modeli ile..

SIr Alex Ferguson’ın M.United’daki istikrarlı başarısının en büyük sebeplerinden biri bazı karizmatik değerleri “kulübün adamı” seviyesindeki sürekli tutmasından geçiyor..

PremIer Lig’in kuruluşundan beri her sezon gol atmış bir Ryan Giggs var mesela.. Kasım 1973 doğumlu.. Adamın ilk 11’de direkt oynadığı da oluyor, son 5 dakikada oyuna girdiği de.. Ama kendini M.United’ın başarılı olmasına odakladığı için, hiç sorun çıkartmıyor.. 100 yaşına kadar oynayacak dirilikte.. Çünkü azalan fiziksel kapasitesini dengeli kullanıyor.. Üst üste 90 dakikaları çıkaramayacağının en başta kendisi farkında.. Ona benzeyen öteki isim de Kasım 1974 doğumlu Paul Scholes..

Tabii Alex Ferguson’ın bu ikili ile ilgili en büyük avantajı iki yıldızı da ilk günden beri tanımasında..

M.United’dan bunun tersi kişilikler de geçti.. Cristiano Ronaldo, David Beckham, hepsi kendi değerlerini takımın üstünde tuttu.. Ve başka maceralara yöneldiler.. Ferguson, onları tutmayı da pek denemedi.. Satıp para kazandı..

Bu hâliyle 11 şansı ‘sıfır’


Alex hangi oyuncu tipolojisine daha yatkın o zaman?

Kendisini takımdan üstün gören, 2. oyuncu kategorisinde bana kalırsa..

14 Eylül 1977 doğumlu.. Çalışmayı pek sevdiği söylenemez.. Eski fiziksel kapasitesinin çok altında.. Üstelik Kuyt gibi bir tank gelmiş takıma.. Alex, Vaslui maçında 7 bin metreyi güçbela çıkarıyor.. Kuyt 12 bin metre koştuktan sonra, utanmasa Avrasya Maratonu’na katılacak gibi duruyor.. Alex o maçta anca 70 metre depar atabiliyor.. Kuyt 1000 metre.. 2 rakam şunu gösteriyor..

F.Bahçe’nin hücumlarındaki en kritik adam olan Alex’in, bu kadar az koşarak, bu kadar durarak, bu kadar bekleyerek ilk 11 oynama şansı sıfır..

Yani kendini takımdan daha üstün gören Alex’in hayatın gerçeklerini kabul etmesi, yaşlılığın etkilerini yaşadığını görmesi, 20 gün sonra artık 36’dan gün almaya başlayacağını bilmesi ve “Ben her şeyim” diyen oyuncu tipolojisinden “Takım için her katkıyı yaparım” anlayışına geçmesi gerekiyor..

Alex şu anda ne yapıyor?

Sahanın içinde aktif dinleniyor, rakibin hata yapmasını kolluyor ve gollerin çoğunu rakip yorulmaya başladıktan sonra buluyordu..

Eee sahada dinlenmesin işte.. Kulübede beklesin, Aykut Kocaman’ın onu kıskandığı için oynatmadığı safsatalarını bırakıp onun sahadaki eli-ayağı olsun ve gerektiği zaman oyuna girip kilitlenen maçları çözsün, çözemezse bile fiziksel kapasitesini sonuna kadar harcasın..

Bi’ nevi F.Bahçe’nin Ryan Giggs’i olsun.. Olsun ki, kendisinin de çok istediği gibi 1-2 yıl daha “kenardan gelecek vurucu güç” olarak yola devam etsin F.Bahçe’de..

HATTA Aykut Kocaman’dan sonraki teknik direktör olsun..

‘Nash dengesi’

“A BeAutIful MInd” filminde hayatı anlatılan idol “şizofren” John Forbes Nash’e Nobel aldıran şey, mucizevi hayat hikâyesinin ötesinde keşfettiği “Nash Dengesi”dir..

Kısaca şöyle özetlenebilir:

- Bir grubun başarısı için ideal denge, herkesin hem kendi çıkarını hem de grubunun çıkarını gözetmesidir..

ÇIKARINI düşündükçe F.Bahçe için altın dengeden bahsetmenin imkânı kalmaz..

Bu lafım hem Alex için geçerli.. Hem de Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım için..

Bu üçlü, Alex’i F.Bahçe’nin çıkarı için en verimli katkıyı sağlayacağı mental olgunluğa taşıyamazsa, F.Bahçe için hayâl kırıklıkları sezonu olursa kimse şaşırmasın..

Yazarın Önceki Yazıları

06.02.2014

İşte transfer şikesi..

06.03.2013

Çakır maçın altında ezilmedi

09.10.2012

Alex, Aykut Kocaman, Yıldırım kardeşler: Hiçbiri masum değil

29.08.2012

Alex, F.Bahce’nin Giggs’i olsun

13.11.2011

Terim’den özür diliyorum!

31.08.2011

Rus ruleti

27.08.2011

Oyuncu satacağınıza elinizi cebinize atın

20.07.2011

Denizli – F.Bahçe maçında teşvik varsa G.Saray’ı da araştırsınlar

18.07.2011

F.Bahçe düşüyor!

10.07.2011

Aziz Yıldırım bunu hak etmedi
daha fazlası...