İbrahim Seten

tüm yazıları
e-posta gönder

5 dakikada Beşiktaş

02.07.2011 Cumartesi
ANKARA’DAKİ GÖKÇEK ŞOVUN ARKASI FOS ÇIKTI:

“Aziz Yıldırım, Melih Gökçek krizini 5 dakikada çözdü” dediler ama 24 saatte anlaşıldı ki, bir çuval incir berbat olmuş.

AZİZ Yıldırım’a yakın gazeteler yazıyor:

“Aziz Yıldırım, Melih Gökçek krizini 5 dakikada çözdü.”

Aziz Yıldırım da 104 yıllık armanın arkasına saklanarak diyor ki:

“Bu krizi 5 dakikada çözmediğimi düşünen Beşiktaşlıdır.”

Hatırlayın, seçim günü çıkan Ankaraspor krizi M.Ali Aydınlar’ın ilk sınavıydı.. Aydınlar, NTV Spor’da açıkladığına göre 1 hafta içinde 3 kez müzakere ederek Melih Gökçek’i TFF aleyhine açtığı davadan vazgeçirecek noktaya getirmişti. Seçimden 1 gün önce Sheraton’da yapılan Kulüpler Birliği toplantısında Aziz Yıldırım, sırf Emre krizinin acısını çıkarmak için bile olsa, Gökçek’in aleyhine oy kullanma niyetindeydi.. Bunu orada bulunan F.Bahçe yöneticileri de teyit ediyor, Gökçek de biliyor..

O gece Yıldırım bakıyor ki, Gökçek ile Aydınlar uzlaşma noktasına çok yakın, başta Beşiktaş olmak üzere Gökçek’in arkasında yer tutan kulüpler var.. Topa basıyor.. Gümüşdağ ve UÇK’dan sonra 3. defa stratejik yenilgi almak istemiyor..

Ertesi gün federasyonun büyük acemiliği sonucu teknik bir hata yapılıyor.. 156 yerine 43 imza ile

Ankaraspor oylamasının kapalı yapılması için önerge veriliyor.. Yeter sayıda imza toplanmadığı için oylamanın “açık” yapılacağı belli oluyor.. Delegelerin çoğunun işadamı olduğunu ve Gökçek’ten çekineceklerini bildiği için, Aydınlar’ın bu platformda yaşadığı ilk şaşkınlığı kullanıyor Aziz Bey..

Ve Superman sahneye çıkıyor..

Lütfi Arıboğan’ı “gel” diye yanına çağırmalar, kameralar önünde M.Ali Aydınlar’la fiskoslar,

Sheraton’un mutfağında bütün medyanın şahit olduğu bir pazarlık süreci ve nihayet “kanlı bıçaklı” olduğu Gökçek’i kürsüye çağırarak yapılan final..

Kostümü giyen Superman vaadi de patlatıyor:

12 milyon lira mı, verdik gitti..

Ankaraspor’a bu parayı kimin verdiği belli değil henüz..

Medyadan alkış zaten hazır:

Aziz Yıldırım, 5 dakikada krizi çözdü.. Hatta bir habere göre “Yıldırım, mutfak konuşmasında Gökçek’e patlamış.. Fırça atmış..”

Gökçek cephesinin ağır topları haberle dalga geçiyor.

Aziz Bey mutfakta bizimle konuşurken Clark Kent gibiydi, kameraların önünde Superman oldu..

Süperman önceki gün Sheraton’daydı. Peki dün ne oldu?

Ankaraspor mahkemeye başvurdu..

Gökçek, Yunus Egemenoğlu’nun kellesini istedi..

- Verilmezse Bank Asya değil Süper Lig’e gözünü diktiği ortaya çıktı..

Aydınlar “Davadan vazgeçmezse onları lige almayız” dedi..

Kulüpler de 12 milyon lirayı ödemeye yanaşmadı..

5 dakikalık şov ortada, tamam da hani neredee çözülmüş kriz? Hani nerede bizim Superman?

Super maaan..

***


Yalancı coban

AZİZ Bey, geçen gün özel internet sitesinden bana bir araba küfür etmiş..

Ona laf yetiştirmek, acemilik günlerimin hatasıydı.. Şimdi o bana laf yetiştirsin:

Koskoca F.Bahçe’nin internet sitesinde, bir gazete makalesi büyüklüğünde, toplam 2873 hitlik bir cevabı bana yetiştirdiğine ve bu kadar kişisel bir cevabın altına kendi imzasını atmadan, F.Bahçe Spor Kulübü ibaresini koyduğuna göre; Aziz Bey çok hiddetlenmiş.. Göksel Gümüşdağ, Tayyip Erdoğan, Mahmut Özgener, Mehmet Ali Aydınlar ekseninde dönen seçim operasyonunda yaşadığı hayâl kırıklığı ve bunun medyadaki körlüğün aksine görülmesi, onun canını acıtmış.. Acısını paylaşıyorum..

Önce Hasan Cemal’i şahit gösterip beni yalancı ilân etmeye kalktı..

Şahadetine başvurduğu kişi, Karayılan’a bile pabuç bırakmamış Hasan Abi Allahtan, adam çıkıp “Aziz Yıldırım yalan söylüyor” deyince, inanın benim yüzüm kızardı Aziz Bey adına.. Şimdi de Mahmut Özgener’le ilgili ona atfen yazdıklarıma itiraz ediyor.. İyi de o gece söz konusu konuşmanın geçtiği yerde bulunan gazetecilerden de mi çekinmiyor?

BELKİ de etrafında seyirci varken coşuyor, sonra da bu yayınlanınca “yalan” diyor.. Yalancı çoban sendromu.. Bir gün doğru yerde “yalan” diyecek, kimse inanmayacak..

- O cevaptan çıkan en önemli mesaj şu: Aziz Yıldırım, özellikle 2 gazete satın aldıktan sonra Yıldırım Demirören’den korkmaya başlamış.. Çünkü bana laf yetiştirmeye çalışırken, aba altından Demirören’e sopa gösteriyor.. Demirören’in 2 gazetesini, kendisinin fenerbahçe.org veya FB TV’yi kullandığı gibi, yani mitralyöz gibi kullanabileceğini düşünüyor, bizleri maaşlı tetikçi sanıyor, tedirgin oluyor.. Rahat olsun, her gazetecinin kendi kariyeri, meşrebi ve yazıları var arkasında..

Ama yalan, şeref, haysiyetten dem vurulunca bu lafları söyleyenin kim olduğuna bakıyorum.. Ve bir F.Bahçeli olarak acı acı gülüyorum..

***


Papermoon ve Masa

YENİ federasyon başkanımız Mehmet Ali Aydınlar, TRT’de açıklamış:

- Bizim yönetim kurulu üyelerimizi Papermoon veya İstinye Park Masa’da göremeyeceksiniz..

Buradaki vurgu belli:

- Futbolu Papermoon ve Masa’dan yönetme dönemi bitti..

İlk bakışta hedef alınan kişi federasyon eski başkanı Mahmut Özgener gibi gözüküyor..

Ancak sadece o değil bütün kulüp başkanları ve yöneticilerini içine alan bir tanım bu..

Yanisi şu:

- Lüks restoranlarda değil, federasyonun sınırları içinde çalışacağız, dışardan müdahalelere izin vermeyeceğiz..

***


AYDINLAR’IN başka bir röportajından, dikkatimi çeken söz ise şu oldu:

- Erman Toroğlu’na MHK Başkanlığı’nı teklif ettim.. Kabul etmedi.. Kendisi bana bazı isimler verdi..

Sezon boyunca çiklet gibi çiğnenecek, spekülasyona çok açık, yeni MHK Başkanı Yusuf Namoğlu’nu sıkıntıya sokabilecek bir söylem bu.. Üstelik yeni MHK, Toroğlu jenerasyonunun hakemleriyle dolu iken..

Hakemlerden ilk canı yanan ortaya çıkıp bağırabilir:

- Bu MHK’yi Erman Toroğlu kurdu.. Erman zaten bizim ezeli düşmanımız.. Bu hakemler bizi onun yüzünden doğruyor..

Dün biri “MHK değil ETK (Erman Toroğlu Kurulu)” esprisini bile yaptı..

Cehenneme hoşgeldin başkan..

***


Dostça bir uyarı

SON yazılarımla Göksel Gümüşdağ’ı çok üzdüm, farkındayım.. Kendisini iyi yetiştirmiş, İBBSpor’da önemli ve kalıcı bir başarı kaydetmiş, siyasi açıdan genleşme kapasitesi yüksek, gelecek vaat eden bir yönetici..

ONA “Aziz Yıldırım projesi” dediğim için bana kızıyor.. Ancak kızmadan evvel, yanlış algılamadan bile kaynaklansa kamuoyuna malolmuş bu önyargıyı kırmak için, kendisinin özel çaba harcaması gerekiyor..

ŞU anda federasyonun 3 numarası ve en tarafsız gözükmesi gereken dönem.. G.Saraylı olmasına rağmen üstüne yapışmış bir F.Bahçe etiketi var.. Kongre sonrası, Aziz Yıldırım’la beraber özel uçakla İstanbul’a dönmesi spekülasyonların devam etmesine çanak tutacak bir seyahat.. Gariplik yok ama dikkat etmek gerek..

Yazarın Önceki Yazıları

06.02.2014

İşte transfer şikesi..

06.03.2013

Çakır maçın altında ezilmedi

09.10.2012

Alex, Aykut Kocaman, Yıldırım kardeşler: Hiçbiri masum değil

29.08.2012

Alex, F.Bahce’nin Giggs’i olsun

13.11.2011

Terim’den özür diliyorum!

31.08.2011

Rus ruleti

27.08.2011

Oyuncu satacağınıza elinizi cebinize atın

20.07.2011

Denizli – F.Bahçe maçında teşvik varsa G.Saray’ı da araştırsınlar

18.07.2011

F.Bahçe düşüyor!

10.07.2011

Aziz Yıldırım bunu hak etmedi
daha fazlası...