İbrahim Seten

tüm yazıları
e-posta gönder

Gümüşdağ kızdı ama...

09.06.2011 Perşembe
Geçen haftaki “F.Bahçe futbolda darbe mi yapıyor?” başlıklı analizden sonra pek çok tepki aldım.. En serti yazının muhatabı, federasyon başkan aday adayı Göksel Gümüşdağ’dan geldi.. Özetle şunları anlattı:

Ben Aziz Yıldırım’ın adamı değilim.. Hatta başkan olduktan sonra ilk kavgayı Aziz Yıldırım’la etme ihtimalim yüksek..

Ben AK Parti’nin temsilcisi de değilim.. Hasan Doğan ve Mahmut Özgener’in misyonunu aynı şekilde devam ettireceğim..

Kulüpler Birliği beni desteklemezse aday olmayacağım.. Yapılacak oylamada lehime en az 15 oy çıkmasını bekliyorum..

Mahmut Özgener’in arkasından iş çevirmiyorum.. Kendisi koltuğu bırakacağını söylediği için ben de adaylık yoluna çıkıyorum..

Beni kulisçi biri gibi göstermişsiniz.. Canım çok sıkıldı.. Yazının çıktığı gece sinirden doğru dürüst uyuyamadım..

Ben de alttan almadım!

Öncelikle Göksel Gümüşdağ’ın duygusal tavrını sevdim.. Benimle hesap gözeterek konuşmadı, canı acımış temiz bir insan kimliğindeydi.. Ona anlatmaya çalıştım:

Süper Lig kulüplerinin büyük bölümü sizin “Aziz Yıldırım’ın adayı” olduğunu düşünüyor.. Bunun bedeli sizin için ağır olabilir.. Çünkü sizi seçseler bile ilk canları acıdığında ortalığı birbirine katacaklar ve Fenerasyon algılaması pekişecek..

Göksel Gümüşdağ olarak bu algılamayı değiştirmesi gereken sizsiniz.. Her kulüple konuşup kafalarındaki soru işaretlerini gidermeden bu yola çıkmanız sizin için sakıncalı..

Milli Takım’ın kampını ziyaret etmeniz, Brüksel uçağında herkesle teker teker tokalaşmanız, federasyonun otelindeki görüntünüz sizin kulislere başladığınızı düşündürdü bana.. Hasan Doğan öldükten sonra onun mezarı başında “Mahmut’u başkan yapalım” diyen zihniyete nasıl karşıysam, Özgener başkanlığı resmen bırakmadan onun yerine geçmiş gözüken zihniyeti de “yakışıksız” buluyorum..

Yıpranmak istemiyorsanız biraz sakin olun.. Çok acele etmeyin.. Özgener bıraktığını açıklasın, Kulüpler Birliği oylamasını yapsın, ondan sonrasında yola çıkın..

ÖZGENER, BAŞBAKAN’A NE SÖYLEDi?

31 Mayıs’ta Dolmabahçe’de gerçekleşen görüşme, şu andaki başkanlık kaosunun gerçek sebebini gösteriyor

İR haftadır spor kulisleri fokur fokur kaynıyor.. Öncelikle hiç kimse Mahmut Özgener’in neden görevi bıraktığını anlayamıyor.. İşin altında “siyasi” bir bit yeniği arıyorlar.. Ayrıca Göksel Gömüşdağ’ın bir Aziz Yıldırım projesi olduğunu düşünen kulüpler, şimdiden direnç göstermeye başladılar.. Detayların arasında kaybolmak yerine büyük fotoğrafı görmek bu noktada izlenecek en akılcı yol.. Öncelikle.. Mahmut Özgener’in bırakma kararı almasında siyasetin ne kadar etkili olduğunu anlamaya çalışalım..

ŞİMDİ aktaracağım bilgilere 5 günlük bir çalışma sonucunda ulaştım.. Özellikle Ankara cenahından büyük yardım aldım.. Başkent kulisleri şöyle diyor:

MAHMUT Özgener, 31 Mayıs günü 07.50 uçağıyla Brüksel’den İstanbul’a geliyor.. Göksel Gümüşdağ ile birlikte Başbakanımız Tayyip Erdoğan’ın Dolmabahçe’deki makamına gidiyorlar.. Özgener bu randevuyu uzun zaman önce talep etmiş.. Yaklaşık yarım saat süren randevunun henüz başında Özgener birdenbire ailevi sebeplerle görevi bırakmak istediğini belirtiyor.. Ve orada diş macunu tüpten çıkıyor.. Ankara bu görüşmeyi şöyle yorumluyor:

“Tayyip Erdoğan esasen Mahmut Özgener’in devam etmesinden yanaydı.. Bu nedenle görevden affını istemesine şaşırdı.. Hatta kızdı!” Başbakanımız, tam da tahmin ettiğim gibi, ne Özgener’e “git” dedi ne de Gümüşdağ’a “gel.”

4Bu görüşmeyi Mahmut Özgener’e sordum.. “Böyle bir görüşme olmadı” cevabını aldım.. Ama pek de ikna olmadım..

Les Ottomans’da aynı endişe vardı

4ANKARA’NIN teyit ettiği Başbakan-Mahmut Özgener görüşmesi önceki gece Les Ottomans’da gerçekleşen kulüpler zirvesinin de ana konusuydu.. G.Saray, Beşiktaş, Trabzon ve G.Antep, böylesine kritik bir randevuda Göksel Gümüşdağ’ın Özgener’in yanında neden bulunduğunu sorguladılar.. Ve eklediler: Aziz Yıldırım’ın yaklaşık 1 yıldır hazırladığı Gümüşdağ projesini Mahmut Özgener nasıl oldu da göremedi?

4GÜMÜŞDAĞ’A karşı çıkan bütün kulüplerin rasyonel bir argümanları var. Diyorlar ki:

4“BİR kişinin (Gümüşdağ) hırsı hepimizi zor duruma sokacak.. Çünkü sayın Başbakan’ın ailesinden birinin futbolu yönetmesi, doğabilecek bütün tepkilerin birinci adresi olarak Tayyip Erdoğan’ı gösterecek.. Hiçbir ilgisinin olmadığı halde tribün protestolarına paratonerlik etme tehlikesi doğacak.. Fanatik futbol seyircisi, Gümüşdağ’ın arkasında Başbakanımız’ın olduğunu düşünecek.. Eğer stadlarda Başbakan aleyhinde bir atmosfer oluşursa bunun hesabını kime, nasıl vereceğiz? Mesela Trabzon’da köpüren tepki diğer kulüplere sirayet ederse hep beraber duman oluruz.. Yol yakınken Gümüşdağ’ın hem Başbakanımız’ı hem kulüpleri hem de kendisini düşünerek bu sevdadan vazgeçmesi gerek.”

4KULÜPLER bunu düşünüyor ama açıkçası dillendirmeye de çekiniyorlar.. Gümüşdağ’ın arkasında Aziz Yıldırım’ın bulunduğuna eminler.. Ancak Başbakanımız’ın ailesinden olması, onların bu düşüncelerini ortaya koymalarını engelliyor.. Toplam 9 kulüp, öncelikle zemin etüdü yapma kararı aldılar ve Tayyip Erdoğan’ın Gümüşdağ’a yol verip vermediğini anlamaya çalışıyorlar.. Ama içlerinden şu duayı ediyorlar:

4“Başbakanımız futbolda kaos çıkacağını görüp, Mahmut Özgener’e “devam” talimatı verse de, başımıza gelmesi muhtemel belalardan kurtulsak.. Birbirimizle uğraşmayı bırakıp futbolu AB normlarına getirmeye çalışsak, esas dertleri çözsek..” Başbakanımız seçim sath-ı maalinde.. Mahmut Özgener 14 Haziran’da bırakacağını resmen açıklayacak.. O arada böyle bir telefonun gelmesi için dua edenlerin sayısı hiç de az değil..

Ya kaos ya kaos!

4DURUMU özetliyorum:

41. Özgener kişisel sebepler yüzünden ayrılmak istedi, ki en doğal hakkıdır.. Kimse söz söyleyemez.. Oysa ki, Özgener’den sonraki tablo karanlık gözüküyor.. Gümüşdağ başkan seçilse kendisine karşı çok kulüp olacak.. Zor şartlarda çalışacak.. Güven ortamı zedelenebilecek.. İkinci ihtimal Haluk Ulusoy’un başkan seçilmesi.. Yine kaos ortamı yaratacak bir sürece girilecek..

42. Bu kaosu sona erdirebilecek merci var: Başbakanımız Tayyip Erdoğan.. Ya birileri Başbakanımız’ın ismini kullanarak Ankara rüzgarı estirmeye çalışıyor.. Ya da Başbakanımız Futbol Federasyonu seçimlere direkt etki ediyor.. Oysa futbol siyasetine mesafesi belli.. Yakın dostu Hasan Doğan’ın adayı Ayhan Bermek daha önce Haluk Ulusoy’a seçim bile kaybetti.. Memleketi Rize, bu sezon Ordu ile Samsun gibi Süper Lig’e çıkamadı.. Eski semti Kasımpaşa ikinci defa Süper Lig’den düştü.. Yani bu taraklarda bezi yok, hele ki şu seçim döneminde..

43. Her halükarda, etkisi olsa da olmasa da bu durumdan en büyük zararı görmesi muhtemel kişi de Başbakanımız’dır.. Düşünün Aziz Yıldırım, Alex’le ziyarete gitti diye Trabzon’da halk ayaklandı.. F.Bahçe’nin haklı şampiyonluğuna bile gölge düşürecek iddialar ortaya atıldı.. Şimdi de “Aziz Yıldırım, Başbakanımız’ın akrabasını federasyon başkanı yapıyor” söylentisi ayyuka çıktı.. Umarım Başbakanımız adına “Ben bu golü nasıl yedim?” dedirtecek ikinci bir kriz çıkmaz ortaya..

Ulusoy: Keriz uyandı


BÜTÜN bu kaotik ortamı Aziz Yıldırım kadar keyifle izleyen bir kişi daha var: Haluk Ulusoy..

Aklı başında kulüpler onun adını duyunca kabus görmüş gibi olup “Eyvah!” diyorlar..

“Haluk Ulusoy’un eylem planı ne?” diye merak edip araştırdım.. Ulusoy diyor ki:

“Artık keriz uyandı.. Eskiden yaptığım hataları yapmam.. Çevremdekilerin baskılarına boyun eğmem.. Onları satmadığım için başıma gelmeyen kalmadı.. Satmadığım adamların hayati hatalarının bedeli federasyon başkanlığını kaybetmek oldu.. Bu sefer seçime yarım saat kala ekibimi açıklayacağım, kimseyi de dinlemeyeceğim.. Ben kongre ustalığıma güveniyorum.. Göksel Gümüşdağ ile kafa kafaya seçime girsem kesinlikle kazanırım.. Ve ilk işim kendimi devlet katına affettirmek olur..”

Bazı kulüplerin kabus gördüğü kadar var.. Ulusoy sağa park etmiş durumda.. İlk fırsatta otobana çıkacak.. Hem de Aziz Yıldırım’ın otobanına:)

Azİz Yıldırım: Mahmut söz verdİ

Yönetemediği her organizmayı kendisine ve ideallerine düşman gören bir yapısı vardır Aziz Yıldırım’ın.. Özgener’le hikayesi de bundan farklı olmadı.. Yönetemedi ama yönetiyormuş gibi bir algılama oluşmasını sağladı.. “Göksel Gümüşdağ, Aziz Yıldırım’ın adamı” yakıştırmalarına en ufak bir karşılık vermemesinin altında da, bu algıdan hoşlanmasının rolü olabilir.. Çünkü bu fotoğraf, onun gücüne güç katıyor.. Aziz Yıldırım’la konuşmadım ama 6 Haziran günkü basketbol maçından önce son durumu nasıl değerlendirdiğini öğrendim:

“Ben Mahmut’un ayrılmasını istemem.. Ama Mahmut ile Göksel arasında yakın bir dostluk var.. Federasyonun devlet katındaki pek çok probleminin çözülmesinde, Göksel’in büyük katkısı oldu.. Bundan 1 yıl önce Mahmut artık bu dünyadan bıktığını, aile düzeninin bozulduğunu söyleyerek Göksel’e “Ben yeni dönemde olmayacağım.. Futbolun makro sorunlarını çözmek için senin başkanlığın faydalı olur” dedi.. Göksel, bu konuyu benimle de paylaştı, o yüzden biliyorum.. Sonra en son 2 ay önce bu durum yine gündeme gelmiş.. En sonunda Mahmut, bırakacağı yolunda Göksel’e söz vermiş, çocuk da yola çıkma kararı almış.. Bu saatten sonra Mahmut’un karar değiştirmesi yanlış olur..”

İŞTE Göksel Gümüşdağ’ın “Aziz Yıldırım projesi” olarak nitelendirilmesinin temel sebebi bu.. Çünkü Özgener’in gidip Gümüşdağ’ın gelebileceğini Aziz Yıldırım herkesten önce biliyordu.. Yolu düzledi, mıcırı döktü ve asfaltı döşedi.. Yani yeni duruma kendisini çok iyi hazırladı.. Diğer kulüpler ise bu “akıldışı” hamleye hazırlıksız yakalandılar.. Tepkileri buna..

Yazarın Önceki Yazıları

06.02.2014

İşte transfer şikesi..

06.03.2013

Çakır maçın altında ezilmedi

09.10.2012

Alex, Aykut Kocaman, Yıldırım kardeşler: Hiçbiri masum değil

29.08.2012

Alex, F.Bahce’nin Giggs’i olsun

13.11.2011

Terim’den özür diliyorum!

31.08.2011

Rus ruleti

27.08.2011

Oyuncu satacağınıza elinizi cebinize atın

20.07.2011

Denizli – F.Bahçe maçında teşvik varsa G.Saray’ı da araştırsınlar

18.07.2011

F.Bahçe düşüyor!

10.07.2011

Aziz Yıldırım bunu hak etmedi
daha fazlası...