20 yıldır ailenizin kızıyım

Kalbimdeki Deniz dizisinde izlediğimiz Özge Özberk ArifV216 filmiyle de beyazperde için gün sayıyor. 20 yıldan beri daha naif rolleri oynayan oyuncu bu durumu şöyle açıklıyor; "Alışılmışın dışında kötü bir karakter ya da sert birini oynamamı seyircinin kabul edeceğini sanmıyorum. Dolayısıyla evimizin iyi kızı, ayakları üzerinde duran güçlü kadın profili seyircinin bende görmek istediği şey" diyor.

08.10.2017 Pazar 02:30
Güncellenme: 08.10.2017 00:30
Melis Güvenç (mguvenc@gazetevatan.com)

Kalbimdeki  Deniz'de bu sezon bizi neler bekliyor? Nasıl bir tatil sezonu geçirdiniz, neler yaptınız? 

Deniz’le Mirat’ın birbirine olan sevgisi ve yaşanan olaylarında etkisiyle daha güçleniyor. Önümüzdeki günlerde Mirat’ın ilk aşkı Raşel’in gelmesi ve oğlunun ortaya çıkmasıyla deniz ve Mirat’ın sevgisi ve bağlılığı sınanıyor. Sevginin bu olayların üstesinden gelip gelmeyeceğini hep beraber göreceğiz. Bakalım emek mi? sevgi mi? Kazanacak. Okulların ve dizinin tatil olması ile oğlumla birlikte tatil için yazlığa gittik. Dizi sezon arası uzun olmadığı için tatile doyamadık. Tatilimizin yarısında gerçekleşen Bodrum depremi de İstanbul depremini yaşamadığım için beni ve oğlumu çok korkuttu çoğu Bodrum’da yaşayan insanlar gibi... Sonrasında ki tedirginlik ve korkudan dolayı tatil keyfini açıkçası pek yaşayamadık. En güzel yanı oğlumla vakit geçirmek oldu.

 
Sahnede olmayı özlediğinizi söylediniz.  Var mı bu konuda yaptığınız çalışmalar?

Hem de nasıl özledim. En son iki sene önce, Tiyatrokare ile dolu dolu iki sezon oynadığımız ‘‘Aşka 103 Adım’’ romantik komediyle sahnedeydim. Yoğun tempoda dizide çalışanlar için tiyatro yapmak ve provalara gitmek çok zor. Her zaman tiyatrodan uzak kaldığım zamanlarda vicdan azabı duyuyorum, bir yanım eksik hissediyorum. 2018 Eylül’de hedefim, geçen yaz başladığım çocuk müzikaliyle yönetmen olarak sahnelerde olmak. Oyun çok eğitici, öğretici ve görsel olarak beni tatmin eden güzel bir proje oldu. Hem yönetmen olarak çocuk oyunun da hem de oyuncu olarak büyük oyunlarında yer alarak tiyatro açlığımı telafi edeceğim.

Tiyatro için kendinize çağırdığınız bir rol var mı?

Herkesin söylediği ve bana yakıştırılan komedi ağırlıkta karakterler... Ama benim doğup büyüdüğüm yer, gördüklerim ve hissettiklerimden dolayı drama oynamayı çok istiyorum. Özellikli bir karakter söyleyemem ama derdi olan ve kendini ifade edebilen iyi bir rol olsun istiyorum. Genelde dizide drama, tiyatroda komedi rollerinde oynayarak dengeli gidiyorum. Tiyatroda enerjimi iyi kullandığım ve hissettiğim için kesinlikle komedi ama deneyimlemek istediğim güçlü bir drama karakteri de olsun isterim. 

 
Sizi ekranda hep naif karakterlerle izledik. Bu konuda değiştirmek ve ters köşe yapmak istediğiniz şeyler var mı? 

Sahnede her türlü rolü oynayabilirsiniz ama dizide seyircinin kalıplaşmış oyuncuları varken ve yapımcıların talepleri varken bunu kırmak çok zor. Yeni bir projede alışılmışın dışında kötü bir karakter ya da sert birini canlandırmamı seyircinin kabul edeceğini sanmıyorum. Dolayısıyla evimizin iyi kızı, ayakları üzerinde duran güçlü kadın benim 20 senedir çizdiğim bir profil, seyircinin alıştığı ve bende görmek istediği şey bu. Ters köşe rol seyirciyi yadırgamasına sebep olur, yanlış cast olur diye düşünüyorum.. Sinema ve tiyatro da ters köşe roller kabul ediliyor, diziden ayrı tutabiliriz. 

Hep çok sakin, dingin, anlayışlı ve pozitif misiniz?

Verilen kelimeler doğru, tam da öyleyim. Sakin bir yaşamım var, dolayısıyla yaşadığı olaylar haricinde kişilik olarak oynadığım karakterlerle çok örtüşüyorum. Deniz’de bunlardan biri. Naiflik hayatın farkındalığını bilmekle alakalı, ünlü olmak beni hiç değiştirmedi. Bunun için çaba sarf etmedim, sadece işimle anılıyor olmak ve 20 sene bunu korumak, benim için büyük bir armağan.

İstediğiniz her şeyi elde etmek gibi hırslarınız var mı?

Hırs demeyelim ama çok istediğim şeyler üzerine yoğunlaşabiliyorum ve olması gereken her şey için elimden geleni yapıyorum. Mutlu olmak istediğim her şeyin peşinden giderim ve mücadele ederim, dolayısıyla şu ana kadar da mutsuz bir anım olmadı. Her zaman hayallerimin ve isteklerimin peşinden gittim. Oyunculuğu çok seviyorum ve tutkum mesleğim olduğu için bana olumlu yansıyor.

 
ArifV216 ile sizi tekrar Ceku olarak izleyeceğiz. Cem Yılmaz'la çalışmayı özlemiş misiniz?

Cem’in setinde bulunmak gerçekten çok keyifli, hem disiplin hem eğlencenin bir arada olduğu çok nadir setlerden biri. Bu sene Kıvanç Baruönü ile çalıştık, ekibi de çok profesyonel ve işlerine çok hakim. Onlar ön çalışma ve set olarak uzun süre çok çalıştılar. Filmde de  geçmişe özlemle 216’nın hikayesi işleniyor, 10 yılda bir Ceku olmak çok keyifliydi. Büyük oyuncu kadrosuyla, seyircinin çok eğleneceği, yine farklı ve başarılı bir film oldu.

Ceku'nun kariyerinizdeki yeri sizin için nedir? Hangi canlandırdığınız karakter dönüm noktanızdı? 

Sete gittiğimde G.O.R.A’dan beri çalıştığım arkadaşlarımın hepsinin telefonunda Ceku olarak kayıtlı olmam bunun cevaplarından biri. Ceku çok sevilen bir karakter ve benim için çok özel Herkes bana "Ceku balım" diye sesleniyor bu kadar sevildiğini bilmiyordum. Geçenlerde Bursa’ya gittim ve enteresan bir olay oldu. 13-15 yaşlarında liseye yeni başlayan çocuklar aralıksız 20 dakika G.O.R.A’yı oynayarak bize şov yaptılar. G.O.R.A yayınladığında 3-4 yaşında olan çocukların bu kadar bilmeleri ve hakim olmaları beni çok şaşırttı. G.O.R.A Türk sinemasında yapılmış her şeyiyle farklı kült bir film oldu bu yüzden Ceku benim için çok önemli. Dizi de ise Çemberimde Gül Oya herkesin tek bir yürekten izlediği samimi bir işti, Çağan Irmak ve ekibiyle bir arada olmanın, güzel bir projede yer almanın keyfini çıkardık.

Zaman geçtikçe, tecrübeleriniz artıkça neleri daha iyi anladınız? 

Zamanın kıymetini anlıyoruz. Eskiden zamanın bu kadar çabuk geçtiğine sinirlenmezdik şimdi ise zamanı tutamıyoruz. İş harici zamanımın büyük bir kısmını oğlumla geçiyorum. Çocuklar dünyaya öğretiyle geliyorlar düşünmeniz gereken başka biri oluyor, size sorduğu sorularla başa çıkmak ve cevap vermek için araştırmaya itiyor. Bana hayatın en büyük tecrübesini o öğretiyor.  Gençken yapılması gerekenlerin en başında aileyle bol vakit geçirmek var... Çok zaman olduğunu düşünerek aileyle az vakit geçiriyorduk şimdi ise yoğun tempo çalışmaktan ve zamansızlıktan görüşemiyoruz, daha çok zaman ayırmayı çok isterdim. Bir de yaş aldıkça dostlukların kenetlenmesi gerekirken kolay harcanabildiğine şaşırıyorum. Herkes artık telefonuyla arkadaş ve yoğun çalışma temposundan kimsenin kimseye tahammülü kalmadı. Teknoloji ve zamansızlık dostlukların ömrünü kısaltıyor. 

 
Özel hayatınız ne durumda? Oğlunuzdan başka kalbinizi hızlı attıran biri var mı hayatınızda? Yoksa bu tarz konulara mesafeniz mi var? 

Her zaman işimle gündeme gelmeyi tercih ettim. Biliyorum magazin işimizin bir parçası... 3,5 yıldır güzel giden bir ilişkim var çok şükür herşey yolunda.

Düzelmesini istediğiniz neler var? 

Dizi süreleri tabi ki. Daha önceden dizi süreleri kısaydı ve PT1-PT2 olarak seyirciye seçenekler sunuluyordu. Eskinin naifliği ve seyirciye sunulan seçeneğin şu dönemde azalmış olması, ve yeni çıkan internet kanallarındaki kısa süreli diziler, seyirciyi alternatiflere sürükleyerek bölüyor. Şimdi ise seyirci 180 dakika tek bir dizi izlemek istemiyor. Ve bu dakikaları çekmek için arka planda birçok arkadaşımız aileleriyle görüşemiyor. Bu yoğun tempoda geçen sezon bitti ve suya yazı yazmışız, yaptığımız işin keyfini çıkaramıyoruz.  

HABER ÖNERİLERİ

Büyük aşkı bitiren Arzu Tramvayı oldu

Penis boyunu uzatmanın yolları

Erken boşalmayı geciktiren çözümler

Instagram’da bir ayda 20 bin lira kazanılabilir

3 günlük detoksla yağlarınızdan kurtulun!

Bir hapla 24 saat iktidar dopingi

10-15 sene sonra yabancı dil bilmenin anlamı kalmayacak

Çocuklarda dikkati artıran 8 yöntem

Ego benliğimin önüne geçemez

Yeni dizisindeki rolü için 50 kilo verdi